Kim daha şahin Yellen mi, yoksa Draghi mi, işte bütün mesele bu
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
HARUN ŞİŞMANYAZICI

HARUN ŞİŞMANYAZICI

Kim daha şahin Yellen mi, yoksa Draghi mi, işte bütün mesele bu

02 Ağustos 2017 - 14:02

Kim daha şahin Yellen mi, yoksa Draghi mi, işte bütün mesele bu

Çakma SHEKSPİR 

Yazan Harun Şişmanyazıcı                              

Küresel ekonomilerde kafa karışıklığı devam ediyor, bir değerlendirmeyi akşam yazıp sabah yayınlamayı unutmuşsan yapacağın şey o yazıyı çöpe atmak olmaktadır. Saat başı durum değişmektedir. Üstelik bu hiçte oynak olmayan VIX korku  indeksinin diplerde (%8.8)olduğu bir dönemde gerçekleşmektedir. 

Merkez Bankası başkanlarının çok farklılık arz eden  iki konuşmasından biri şahin diğeri güvercin olarak alıgılanabilmektedir. Piyasa artık beyan edenin amacından farklı olarak neyi nasıl algılamak istiyorsa öyle algılamaktadır. 

Gelin meseleye biraz detaylı bakalım; DRAGHİ  27 Haziran tarihli konuşmasında deflasyonist baskıların sona erdiğini artık enflasyona dikkat etmeleri gerektiğini ileri sürünce , o ana kadar söylediğinden farklı bu söylem ile   tahvil faizi ve euro’nun güçlenmesine sebep olmuş  ve  rüzgar bir anda tersine dönmüştür. Bu rüzgar hala devam etmektedir. Euro usd karşısında yıl sonu beklenen noktaya  şimdiden ulaşıp bunu aşmıştır. Oysa beklenen  ECB nin yıl sonu hatta 2018 başında Tapering’e başlaması ve daha sonra 2019 da faiz artırımına gitmesi idi .(Bunda hala çok önemli bir değişiklik olmamıştır)ama buna rağmen Portekiz konuşması sonucu piyasa bunu şimdiden fiyatlamaya başlamıştır. Tabi bu sadece bu konuşmadan kaynaklanmamış ABD deki durum ve Trump etkisinin doların düşmesine sebebiyet vermeside etken olmuştur. 

Ne olursa olsun ,enflasyon dışında *AB deki makro ekonomik verilerin iyi gelmesi sonucu euro ,usd karşısında hızla değer kazanmaya başlamıştır. Aslında parasal genişlemeden hoşlanmayan,genetik olarak enflasyon fobisi olan Almanya parasal genişlemeyi durdurmayı savunurken, tam da AB iktisadi yükselme trendine girmiş  ve Almanya ihracatı iyi bir trend yakalamış iken euro’nun değer kazanması rahatsızlık yaratmıştır.(Ne de olsa ülkeler bir kur savaşı yaşamaktadır. Hatta  USD nin aşırı değer kaybetmesi ve usd endeksinin 93 ün altına inmesi için Trump ve ABD nin ekonomi otoriteleri bunu kasten yapıyorlar gibi absürt söylemler gündeme gelmeye başlamıştır) 

*Temmuz ayında manşet TUFE yıllık olarak beklendiği gibı yatay olarak %1.3 olarak seyretmesine karşı,gıda ve enerji dışındaki çekirdek enflasyon %1.1 kalması beklenirken %1.2 olarak artmış buda euronun yükselmesine neden olmuştur. Bunda TRUMP’ın 11 gün önce tayin ettiği Beyaz Saray iletişim direktörü Scaramucci’yi azletmeside ömemli rol oynamıştır. Daha sonra ise Euro bölgesinde yıllık büyüme oranının 2 .ci eyrekte 1 .ci çeyrekteki %1.9 dan %2.9 a çıkması etken olmuştur. 

Bu durum karşısında Draghi yanlış anlaşıldığını, söylemindeki amacın bu olmadığını, piyasanın bunu aşırı olarak değerlendirdiğini ve parasal genişlemeye devam edeceğini belirtip , bundan sonraki toplantılarda genişlemeci  politikanın devamı yönünde sinyaller vermesine rağmen piyasa bunu hep şahince algılayarak o çerçeveden değerlendirmiş ve euro usd karşısındaki atağını devam ettirmiştir. 

Piyasanın satın aldığı fikir AVRUPA ekonomisinin iyi bir trend yakaladığı , sanayi üretiminin arttığı ve işsizliğin azaldığı yönünde olmuştur.(Euro bölgesinde işsizlik Haziran ayında  %9.2 den %9.1 e düşmüştür.) 

Draghi  20 Temmuz konuşmasında topu son bahara atarak beklendiği üzere para politikasında hiç bir değişiklik yapmamıştır. Bu cümleden olmak üzere ; aylık varlık alımları 60 Milyar Euro olarak devam edecektir. Mevduat faizini de -%0.40 bırakmıştır. Draghi bu toplantıda enflasyon veya diğer ekonomik koşullarda kötüleşme olması halinde ek varlık alımlarının yapılabileceğini veya vadenin uzatılabileceğini  belirtilmiştir. 

Ana hatlarıyla ECB Başkanı Mario Draghi’nin Portekiz konuşmasına göre daha temkinli bir hava çizen bu basın toplantısında, hala büyük miktarda genişlemeye ihtiyaç duyulduğunun altı çizilmıştir. Bunun da nedeni, halen enerji fiyatlarındaki zayıflık nedeniyle manşet enflasyonun istenen seviyelere ulaşamamış olmasından ileri gelmiştir. (Fakat Temmuz sonundaki açıklamada  çekirdek enflasyonun da yükselmeye başladığı görülmüştür. Buda euor’nun ilave değer kazanmasına neden olmuştur)Bankanın %2 olan enflasyon hedefine karşılık manşet TÜFE Haziran ayı itibariyle %1,3 seviyesinde, çekirdekte ise Haziran’da yükseliş görsek de o da %1,1 ile düşük seviyede kalmaya devam etmiştir.(fakat daha sonra %1.2 ye çıkmıştır)  Bilindiği üzere ECB (Avrupa Merkez Bankası) 2018 yılı enflasyon tahminleri için bir önceki toplantıda sert bir aşağı yönlü revizyon yapmıştı. 

Yukarıdaki güvercin usluba rağmen piyasalar bunu yukarıda da açıklandığı üzere şahince algılamışlardır. Daha da ötesinde AB ‘nin iktisaden sıkıntıda olan ülkeleri devlet tahvili çıkarmaya başlamışlardır. Bunların bu gunki şartlar altında asidik varlıklar olduğu izahtan varestedir.  

Peki Avrupa’da daha önceki raporlarımda da belirttiğim üzere sanayi üretiminin artmasına, PMI indekslerinin yüksek gelmesine , işsizliğin düşmesine , iyi kötü ABD kadar olmasa da GSYIH artışında iyi yönde bir gelişme olmasına, ihracatın artmasına  rağmen ,yapısal sorunlarda ;kamu borç yükünde bankacılık sorunlarında,iç tüketimdeki azalmada, enflasyon yaratmadaki sorunlarda önemli bir iyileşme olmamıştır. İlaveten;  Almanya ve diğer bir iki ülke dışında ınovasyon yaratmadaki gerileme ,maliye politikasındaki farklılık ,hatta bu gun için ertelenmiş olsa bile birlikteki dağılma ve aşırı sağcı eğilimlerin artması gibi problemler  sona ermemiştir.  Bunlar hala ortada durmakta ve   bunları iyileştirmek  için gerçekleştirilen  yapısal reformlarda bulunmamaktadır. Buna rağmen piyasa esen kısa vadeli rüzgarı fiyatlamaktadır. Bu bir dönem devam edecektir. Eylül ayında DRAGHİ muhtemelen daha açık bir ifade de  ve 2017’ nin sonu için izlenecek yol hakkında  açık bir söylemde bulunacaktır. Piyasa Draghi’nin şahin söylemlerde bulunacağını beklemektedir. IMF ise AB deki gelişmenin kalıcı olduğundan emin olunmadan birden bire parasal genişlemeden vazgeçilmemesini önermektedir. 

Bu gun için AB ekonomisindeki iyileşme  ,ABD karşısında son zamanlarda göreceli olarak  iyi gibi gözükse de AB nin ekonomik  gücü Amerikan ekonomisinin potansiyeli , teknolojik üstünlüğü ve siyasi gücü ile mukayese edilemez.  Avrupa siyaset yapma ve dünyaya nizam verme bakımından oldukça zayıftır. 

Bu nedenle yıl sonuna doğru paritede bir denge kurulacağı beklenilmektedir. Yeniden 1.5 lar gibi filan bir parite biraz hayaldir.  1.17-1.20 yi bile çok bulanlar olmaktadır. Çoğunluğun düşüncesi  1.17-1.18 ler düzeyidir. Daha önceki beklenti yıl sonu için 1.14-1.15 idi. Hala bunu savunan çok sayıda ekonomist bulunmaktadır. Bunların görüşü yıl sonu itibari ile FED kararları ile usd endeksinin yeniden 95 -97’lere çıkacağı yönündedir. Şu an usd endeksi  92.85 dir. 1.8.2017 itibari ile parite de 1.1846 olmuştur. 

ÖZETLE DRAGHİ GÜVERCİN KONUŞMAKTA  FAKAT PİYASA BUNU ŞAHİNCE ALGILAMAKTADIR. ÇÜNKÜ HERKESİN KAFASININ ARKASINDA PORTEKİZ KONUŞMASI BULUNMAKTADIR. ALGI MIZRAĞIN ÇUVALDAN ÇIKTIĞI YÖNÜNDEDİR. SON ENFLASYON VERİLERİ DE BUNU BİRAZ DESTEKLEMİŞTİR. 

ABD ye döndüğümüzde ise durum tam tersidir. YELLEN bana göre sahince konuşmakta, yada daha önce şahince algılanan konuşmalarının benzerini yapmaktadır. Fakat ne hikmetse  piyasalar onu da güvercin olarak algılamaktadır. Gelin Yellen’ın  güvercin olarak alıgılanan son konuşmasına bakalım.  

Bilindiği üzere Yellen daha önce bilanço düzeltmesine bu yıl içinde başlanabileceğini belirtmişti. Bunun anlamı bu yılın sonuna kadar yapılabilirdir. Bu son konuşmasında ise ‘’relatively soon ‘’ şeklinde bir beyanda bulunulmuştur. Yani bu bilanço normalleşmesi kısa sürede yapılacaktır. Bunun anlamı en geç Eylül de bunu açıklayıp bilanço küçülmesine  Ekimde başlamaktır.  Çünkü Temmuz ayına göre nispeten kısa sürede demek  bir iki ay içinde bilemediniz en fazla  3 ay içinde demektir. 

Bu ilk söylemine göre şahince bir ifadedir. Ancak buradaki güvercin söylem ’’ gelişmelere ve makro ekonomik verilere bakılarak ,ekonominin genel olarak beklenen performansı göstermesi koşuluyla.  bunun yapılacağı’’ şeklindeki ifadedir. Bu ise yeni bir soylem  olmayıp 2014 den beri her toplantıda belirtilen kriterdir. Yani daha önceki konuşmanın derecesini düşüren bir ifade değildir. 

Bilanço normalleşmesine İlk başta 10 Milyar ile başlanacaktır.(6 Milyar devlet tahvili +4 Milyar diğer varlıklar yani morgıca dayalı senetler vb)3 ay bu böyledevam edecek ,3 ay sonra 10 Milyar artırılacak aylık 50 Milyara ulaşıncaya kadar her 3 ayda bir artırım yapılacak daha sonra aylık 50 milyar olarak sabit kalacaktır.(Bu 50 Milyarın da oranı 30 Milyar hazine tahvili +20 milyarı diğer varlıklar olacaktır). Fed bilançosu aşağıda gösterilmiştir.  

  

KAYNAK FOREX KOÇU 

Tabiatı ile 4.5 Trilyonluk bilançonun tamamı küçültülmeyecektir. Bilançoda normalleşme sağlayacak  bir miktar  belli bir süre içersinde kademeli olarak küçültülerek daralma sağlanacaktır. Yani bu min 3 yıllık bir süreç olup kısa bir süre değildir.  

Bilanço kuçülmesinin etkisi küçültülecek miktara bağlı olarak  bazı kaynaklarda 0,40, bazı kaynaklarda 0,30(BLOOMBERG HT) bazı kaynaklarda 0,50  baz puanlık bir faiz artırımı düzeyinde olacaktır. 

Son toplantıda Yellen’ın beyanatı içinde önem arz eden hususlar aşağıda zıkredilmiştir; 

Fed, açıklamasında bir önceki açıklamadan farklı olarak gıda ve enerji fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyonun da düştüğünü belirtirken, enflasyonun orta vadede %2’lik enflasyon hedefi etrafında stabilize olacağına dair ifadesini korumuştur. Ekonomik görünüme dair risklerin dengeli olduğunu ifade eden Komite, ekonomik koşulların politika faizinde sadece kademeli artışlara izin vermesini beklediği vurgusunu da korumuştur. Toplantı sonrasında gecelik endeksli swap faizlerine göre Aralık’ta faiz artışı ihtimali %45 civarında kalırken, piyasa tarafından  Fed’in bir sonraki faiz artışını Aralık’ta yapması yüksek olasılık olarak değerlendirİlmiştir . Tüm bunlar FED in Mart ayı toplantısından farklı hususlar değildir. Ama buna rağmen piyasa bunu güvercin olarak fiyatlamış ve borsa ABD de ve diğer ülkelerde mevcut rally’e devam etmiştir. 

Çünkü herkes bundan biraz daha nemalanmak istemekte ve Trump güvensizliği yüzünden FED in çokta söylediklerini yapamayacağını düşünmektedir. Borsa Trump yüzünden çoşmuştu, şimdi Trump başarısızlığı başka bir olumlu neden olmaktadır. TRUMP istifa etse piyasalar bunu yine olumlu algılayacaklardır. Ancak dünya sermaye piyasalarındaki (gelişmiş /gelişmemiş)rally devam etmekte ve giderek risk biriktirmekte ve varlık balonları oluşturmaktadır.  Şimi FED sert bir politika izlese ürkek ve temkinli olarak borsada duranlar hızla çıkacağından FED çöküşe hız kazandıracaktır. Hafif sert olsa bunu piyasa güvercin olarak değerlendirip ciddiye almamaktadır. 

Yellen son konuşmasında gözden kaçan çok önemli başka bir hususa değinmiştir. Oda maliye politikalarındaki belirsizliktir. Bu vurgu enflasyondaki belirsizlik kadar kuvvetlidir. Maliye politikasındaki belirsizlik ise TRUMP ile ilgili belirsizliktir. Şu an ABD ekonomisinin en büyük handikapı Trump’dır son görevden alma uygulaması  usd ‘nin ilave değer kaybına neden olmuştur. Usd ‘nin değer kaybetmesi sorun değildir. Trump bunu zaten istemektedir. Ancak varlık balonlarının oluşmasına neden olmaktadır. Trump ‘ın son Sağlık Reformu ile ilgili başarısızlığı (Senatoda görüşülmesi 1 oy farkla kabul edilmiş olsa bile )vergi reformunu da zora sokmaktadır. Sınır vergilerinin artırılması da gerçekleşmemiştir.

Kala kala bankacılık sektöründe deregulasyon politikaları ve askeri gücü ile  Kuzey Kore ve İran karşısında efelenerek ekonomik yaptırım kararıdır. Trump ABD seçimlerinde manipulasyon nedeni ile  Rusaya’ya  ekonomik yaptırımların genişletilmesinden hoşlanmasa da kerhen kongre kararını imzalamıştır. Kongre bu kararla Trump’ı topal ördek yapmıştır.  Rusya’ya karşı bu ekonomik yaptırımlar Avrupa’yı ve özellikle Almanya’yı  da rahatsız etmektedir. 

Deregulasyon politikası ise kolay kredi alarak hem iç tüketimi artırmak hemde yatırımı teşvik etmek için düşünülsede  ,varlık balonlarına iğme kazandıracaktır. Trump’ın elinde kalan son koz büyük teknoloji / elektronik /bilişim  şirketlerinin APPLE gibi yurt dışı yatırımlarını ABD de getirmeleri ,yurt dışında tutulan paralarını (APPLE’IN 256 Milyar usd )ülkeye getirmelerinin sağlanması ve bu gibi şirketlerin tedarıkçisi olan olan Uzak Doğu firmalarının ABD de yatırım yapmalarının sağlanması olmaktadır. Kısaca korumacı,himayeci ve küreselleşme karşıtı olan politikasıdır. Teknoloji  ve elektronik şirketlerinin ilan edilen yüksek karlarıda buna imkan sağlamaktadır. 

 Diğer taraftan abd ekonomisi 96 aydır sürekli büyümektedir. Bu normal bir şey değildir daha önceki dönemlerde 5 yıllık sürekli büyüme sonucunda resesyon gelmiştir. FED bunu bildiği için elinde para politikası vasıtalarını oluşturmak zorundadır.Aksı taktirde 4.5 Trilyona ilave para piyasaya girecektir.  

Yani hem balonların oluşmasını önlemeli hemde bir resesyona karşı kendine manevra alanı yaratmalıdır. Bu nedenlede işi zordur. 

Son  2.ci çeyrek büyüme verisi ilk çeyreğe göre iyi olmakla beraber , %2.7 büyüme  beklentisine  göre zayıftır. İkinci çeyrek büyüme verisi %2.6 gelmiş birinci çeyrek büyüme verisi de %1.4 den %1.2 ye revize edilmiştir.  

2. çeyrekte kişisel tüketim beklendiği gibi %2.8 gibi görece kuvvetli bir hızda artmıştır. Diğer yandan, ekipman yatırımları %8.2 gibi oldukça pozitif bir hızda artış göstermiştir.  İlaveten , çekirdek PCE endeksinin yıllıklandırılmış değişimi 2. çeyrekte enflasyonun zayıflığını teyit etmiştir. Bu veri, 2. Çeyrek için %0.7 seviyesindeki beklentinin üzerinde %0.9 olarak açıklanmıştır.  

Beklentinin üzerinde açıklansa da 2. çeyrek enflasyon verisi 2010’dan bu yana görülen en düşük enflasyona işaret etmektedir. 1. çeyrek verisi ise %2.0’den %1.8’e revize edilmiştir. Haziran(Mayıs) ayında yıllık çekirdek enflasyon %1.4 olmuştur. Temmuz da ise (Haziran ayı için)%1.5 olmuştur. 

 İstihdam maliyet endeksi ise 2. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre %0.6 artış beklentisinin altında %0.5 artmıştır. İstihdam maliyetine dair aylık veri aslında Temmuz başında açıklanan Haziran istihdam verileriyle beraber açıklanmıştı. 28 Temmuzda  açıklanan veri de istihdam tarafında görece zayıf maliyet artışlarına işaret etmektedir. ABD de yıllık ortalama saat başı  ücretlerdeki artışın Haziran ayında  %2.5 düzeyinde  olması istihdamdaki artış ve  tarım dışı işsizlik oranındaki düşmeye rağmen(%4.3  Haziran ayında % 4.4) ücret enflasyonunun zayıf kalması piyasaların enflasyon konusunda rahat kalmalarına neden olmaktadır. Yellen bunun değişeceğini ileri sürmektedir.  

 Kişisel gelir  Haziran ayında  ayında ise 3.5 Milyar / -%0.1’den daha az azalmıştır. DPI Dısposıble Personel Income 4.2 Milyar azalmıştır/-%0.1 den daha az azalmıştır. Haziran ayında  Kışısel harcamalar (Personel Consumption Expenditures)8.1 Milyar usd artmıştır.(1 Ağustos daki açıklamaya göre artış %0.1 dir. PCE Fiyat endeksi %0.1den az artmıştır.  Çekirdek PCE index ise %0.1 artmıştır. 

YILLIK FİYAT INDEKSİ  

Price indexes:Bir yıl oncesine göre %değişim  

                                             Şubat   Mart    Nısan   Mayıs  Haziran  

 PCE                                        2.2       1.8       1.7         1.5       1.4 

 PCE, enerji ve yiyecek harıç    9        1.6        1.6         1.5*     1.5 

Gelirde aslında bir artış olmamış %de olarak önceki aya göre biraz duşmüş,başka deyişle aynı kalmıştır(%0.4 dü)fakat harcamalar çok az artmıştır. PCE de dezenflazyon devam etmiş ,çekirdek de ise bir tık artma olmuştur. 

*1.4 den 1.5’a revize edildi. 

Yukarıdan da anlaşılacağı üzere ABD de TRUMP dışında yapısal bir sorun gözükmemekle birlikte istihdam artarken maaşların artmaması ve hane halkının harcamasının istenilen seviyede olmaması temel sorun olmaktadır. Bu sonuç karşısında ABD 10 Yıllık tahvil faizleri düşmüştür. Bu normal değildir. 10 yıllık tahvil faizi 2.278 e gerilemiştir. Alan GREENSPAN balonun hisse senetlerinde değil   tahvil ve bonoda olduğunu  bu düşmenin normal olmadığını, burada bir balon olduğunu ve asıl sorunun bu olduğunu belirtmiştir*.  

Usd nin euro karşısında değer kaybetmesi ve euro’nun aşırı değer kazanması da anormal bir durum olup, bu nedenle usd de olumlu bir iyileşme sonucu kısa vadede paritede 1.18 den hızla bir gerileme görülmesi sürpriz olmayabilir.  

Paritede bu kadar euro lehine değişim, euro bölgesindeki iyileşmenin derecesinden değil ,ABD tarafındaki olayların usd yi düşürmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak ABD nin verileri ile Avrupa’nın ki mukayese edildiğinde euro’nun bu kadar güçlenmesi reel değildir. Son ABD  MARKİT  İmalat Sanayi PMI’ı  Temmuz ayında Hazirandaki 52 den 53.3 ‘ eçıkmıştır. ISM İmalat Sanayi PMI ‘I ise Temmuzda 56.3 dür beklenti  56.5 ,bir önceki okuma 57.8’di. 

Oysaki bu tablo 3-4 ay önce tam tersi bir manzara arz etmekteydi, usd ‘nin euro karşısındaki güçlülüğü AB’nin sorunlarından da beslenmekteydi. 

* Tahvile talep arttıkça faizi düşmektedir. Güvenli liman diye tahvil ve bonoya olan talep burada sıkıntı yaratacaktır şeklinde bir görüştür. 

SON SÖZ; Piyasa şahin Yellen’i Güvercin, Güvercin Draghi’yi ise Şahin görmekte yada böyle görmeyi tercih etmektedir. Yıl sonuna doğru bu algının yanlışlığı ortaya çıkarsa şaşırmayın. 

1.08.2017 İstanbul /Harun ŞİŞMANYAZICI

Bu yazı 1207 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum