Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
CAHİT İSTİKBAL

CAHİT İSTİKBAL


Kılavuzluk mesleği ve gündemdeki konular

26 Aralık 2005 - 21:27

Kılavuz kaptanlık; dünyanın en güzel mesleklerinden birisidir. Kılavuz kaptanlık mesleğinin özünde doğruluk ve güven vardır.

Kılavuz kaptan sözüne güvenilen insandır.

Hatta Alman Kılavuzluk Kanununda bir madde var ki; kılavuz kaptan olacaklarda aranan koşulları belirliyor, şöyle der:

"Aday, yaşama tarzı ile kılavuz kaptanın mesleğinin gerektirdiği güvenilir tabiatda olduğunu isbat etmeli."

******

Kılavuz kaptan kaza yapmaz mı?

Yapabilir.

Daha geçtiğimiz hafta Elbe Nehrinde batan tekneye olaydan saatler sonra çarpan Sunny Blossom adlı tankerde de vardı kılavuz kaptan.

Kılavuz kaptan görev yaptığı esnada olmadığı takdirde meydana gelebilecek pek çok kazayı önler.  Ne var ki, “dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir”.

Bu yüzden de güvenli operasyonların değil, kazaların istatistikleri tutulur.

Deniz kazalarını ortadan kaldırmanın sihirli yöntemi henüz bulunamamıştır. Bütün güvenlik araçları risk’in kabul edilebilir sınırlara indirilmesini amaçlar.

Liman, kıyı ya da boğaz devleti, büyük bir felaketten deniz çevresini korumak için ulusal ve uluslar arası kabul görmüş önlemleri kullanma hakkına sahiptir. Bunun da en etkili yollarından biri, kılavuz kaptandır.

Bütün bu önlemler bir amaca yöneliktir: riskin en aza indirilmesi. Çünkü bu konularla ilgilenen herkes bilir ki; insanın ve insanın imal ettiği araçların kullanıldığı dünyamızda henüz riskin sıfırlanması diye bir şey imkan dahilinde değil.

Bu, insan hataları en aza indirilemez demek değil tabii. İyi eğitilmiş, bilgileri güncellenmiş, bölgesinde deneyim kazanmış, fiziksel ve ruhsal olarak göreve hazır bir durumda, yorgunluğun yıpratıcı etkilerinden korunmuş bir kılavuz kaptanın bu durumda olmayan bir kılavuz kaptana göre insan hataları açısından daha kabul edilebilir risk içerisinde olduğu tartışılmaz.

Kılavuzluk teşkilatları da önemli. Teşkilatlarında kılavuz kaptanlarını mesleki açıdan korumaları, baskı alltında tutmamaları gerekir. Mesleki kararlarını özgürce, ama sorumsuzca değil, verebilmeleri gerekir. Bunun için teşkilatların bağımsız yapıda olmaları da önemlidir. Teşkilatın bağımsız yapıda olması nasıl kılavuz kaptana da yansırsa, bağımlı olması yahut kimlere bağımlı olduğu da kılavuz kaptana yansır.

Kılavuzlukta rekabet tahrip edici bir unsurdur. Rekabetin olduğu bir ortamda yanaşmayacak gemi de yanaşır, geçmeyecek gemi de geçer.  Çünkü bir kuruluşun güvenlik gerekçesiyle kabul etmediği bir görevi, diğeri kabul edebileceğinden, hiç kimse müşterisini üzmek istemeyecektir. Bu dünyada yüz yıl önce denenmiş ve vazgeçilmiştir, artık modern dünyada kılavuzluk hizmetlerinde rekabet diye bir olay yoktur.

******

Dünya Kılavuz Kaptanlar Birliği; kılavuz kaptanlık mesleğinin meslek ilkelerini belirler. Bu konuda çalışmalar yapar; ve her iki senede bir düzenlediği “Genel Kurul” larında bu ilkeleri “Karar” olarak yayınlar.

Örgütün rekabet ile ilgili Karar’larında; Kılavuzluğun deniz güvenliğinde etkin bir araç olabilmesi için; Gemi’yi temsil eden ve ticari çıkarların ön planda olduğu gruplarla (Armatör, Acente vb) farklı yapılanmalar içerisinde olması, kuvvetler ayrılığı prensibinin gözetilmesi istenir.

Benim Başkan Yardımcılığı görevini 2002 yılından bu yana yürüttüğüm Dünya Kılavuz Kaptanlar Birliği’nin (IMPA) bu yöndeki görüşlerini aktarmam, açıklamam ve anlatmamdan daha doğal bir şey olamaz.

Türkiye’de artık kılavuzlukta (Kamu kesimi dışında) bazı bölgelerde öyle bir duruma geldik ki; kavramlar kesinlikle birbirine karışmış durumda. Olaylara çoğu kuruluş kendi “ticari” çerçevesinden bakıyor. Güvenlik, ticari gerekçelerin maskesi konumuna sokulmak isteniyor.

Bazı kuruluşlar IMPA’nın bazı kendilerinin uygun gördükleri Karar’larını teşvik etmemizi istiyorlar. Ama arada çıkıp;

- Evet, orası öyle ama, siz de armatör ve acenteler ile farklı boyutlarda ilişkide olmalısınız, bu da IMPA Kararlarının tavsiyesi, sizin yaptıklarınız bunlara muhalif kalıyor...
dediğiniz zaman ne oluyor?

Bir bakmışsınız; kerameti kendinden menkul internet siteleri sizden bahseder olmuş.

Bunlar hoş oluyor mu? Bence hiç olmuyor.


******

Ülkemizin bazı bölgelerinde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini konsorsiyumlar veriyorlar.

Bazı bölgelerde konsorsiyumun tarafları ayrı ayrı kılavuzluk hizmeti veriyor. Birinden biri kaza yaptı mı kazan kaynamaya başlıyor:

- Bak o kaza yaptı, o bu işi yaptığı için bu kaza oldu, yoksa olmazdı.

Yetmiyor, kaza haberlerini şirket internet sayfalarına taşıyorlar.

Sonra bakıyorsunuz bir hafta sonra konsorsiyumun öbür kanadında görevli kılavuz kaptan kaza yapıyor. Bu sefer ilkinde yaygara yapanın tezleri çürüyor.

Bir hafta önce öbür tarafta bir kılavuz kaptan kaza yaptı diye kaza nedenlerini tarafsız analizden kaçınan kılavuz kaptan, öbür hafta kendisi kaza yapınca, kendisini savunableceği argümanları kendi eliyle bir hafta öncesinden yıkkmış oluyor. Meslek kaybediyor.

Biz bunlara diyoruz ki yapmayın. Sorunlar diyalogla çözülür. İdare’nin verdiği yeterlik belgeleri sahibi kim olursa olsun geçerlidir. Teşkilatlar arasındaki sorunlara kılavuz kaptanlık mesleğini alet etmeyin. İdare son derece duyarlı ve son derece sabırlı davranıyor. Bu sabrın sınırlarını zorlamayın.

Dinleyen oluyor mu? Pek olmuyor.

Peki ne oluyor?

İşte yine yukarıda yazdığım oluyor, ya da başka versiyonları sahneye konuyor.

*****

Kılavuz kaptanlar toplanmalı, güvenlikten, deniz güvenliğini nasıl geliştireceklerinden, bu konuda yeniliklerden bahsetmeliler.

Bu konularda ülkemizin deniz güvenliği fenomenine katkıda bulunan tavsiye kararlar almalılar.

Bu Karar lar uluslar arası kuruluşlarda katkıda bulunmaya çalışan bizleri de yönlendirecek; oralarda bizlere de ilham verecektir.

Hatta bu konulardan uluslar arası kılavuzluk camiası da yararlanacaktır.

Ben ülkemde bunları görmek istiyorum. Ama son dönemlerde katıldığım kılavuz kaptan meclislerinde bunları görememek, beni gerçekten üzüyor.

İnanıyorum ki eksiklikler tamamlanacak, yanlışlıklar düzeltilecek ve ülkemiz denizciliğini hep birlikte daha ilerilere götürebileceğiz.

Bu yazı 1426 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum