Kaptan Haber

Kılavuzluk İhalelerinde Kamu Emniyeti Tehlikede

8 Aralık 2025
146 görüntülenme
Paylaş:

TMMOB GMİMO, yüzde 90'lara varan kamu payı ihaleleriyle ticarileştirilen kılavuzluk hizmetlerinin deniz emniyetini tehlikeye attığını açıkladı.

Kılavuzluk İhalelerinde Kamu Emniyeti Tehlikede

Kılavuzluk ve Römorkaj Hizmetlerinin Ticarileştirilmesine Sert Tepki: "Bu Hizmetler Devredilemez Kamu Görevidir"

TMMOB Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası, kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinin ticari rekabete açılması uygulamalarına ilişkin kamuoyuna yönelik kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu hizmetlerin yalnızca operasyonel bir destek faaliyeti olmadığı, bilakis doğrudan can, mal, çevre ve milli güvenliği ilgilendiren asli bir kamu görevi niteliği taşıdığı vurgulandı.

Oda, Türkiye'nin İstanbul ve Çanakkale Boğazları başta olmak üzere yoğun gemi trafiğine sahip limanları, dar su yolları ve stratejik geçişleri dikkate alındığında, kılavuzluk hizmetlerinin kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, bu hayati hizmetlerin ticari rekabet, parçalı işletme modelleri ve kâr odaklı yaklaşımlar altında yürütülmesinin deniz emniyetini zafiyete uğrattığı; mesleki bağımsızlık ve emniyet önceliği üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu belirtildi.

Kamu Payı Oranları Rekor Seviyelerde

Son dönemde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen kılavuzluk hizmeti işletme hakkı devri ihalelerinde kamu payı oranlarının yüzde 80 ila 95 aralığında seyretmesi, sektörde ciddi endişelere yol açıyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, bu denli yüksek kamu payı oranlarının hizmet sürdürülebilirliğini, yatırım kapasitesini ve personel istihdamını olumsuz etkileyeceği yönünde görüş bildiriyor.

Yapılan araştırmalara göre; Kocaeli-3 bölgesinde yüzde 90, Aliağa-1'de yüzde 89,75, İskenderun'da yüzde 88, Ambarlı'da yüzde 87, Aliağa-2'de yüzde 82, Ceyhan'da yüzde 81 ve Tekirdağ'da yüzde 80 oranlarında kamu payı ile ihaleler sonuçlandı. Daha önce Ambarlı bölgesinde yüzde 95, Gemlik'te ise yüzde 88 oranlarına ulaşan teklifler "ekonomik sürdürülemezlik" gerekçesiyle iptal edilmişti.

Sektörden Yükselen Eleştiriler

Denizcilik sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar ve uzmanlar, mevcut ihale sistemine ilişkin ciddi kaygılarını dile getiriyor. Eleştirilerin odağında, kamu payı oranının tek rekabet unsuru haline getirilmesinin deniz emniyeti ile bağdaşmadığı görüşü yer alıyor.

Sektör temsilcileri, yüzde 80-90 bandında seyreden kamu payı oranlarının, işletmecilerin elinde yakıt, bakım, sigorta, kılavuz kaptan maaşları ve 7/24 vardiya giderleri için yeterli kaynak bırakmadığını ifade ediyor. Örneğin yüzde 88 kamu payı, her 100 liralık gelirin yalnızca 12 lirasının işletmeciye kalması anlamına geliyor. Bu durumun, nitelikli personel istihdamını, zorunlu yatırımları ve hizmet kalitesini doğrudan tehdit ettiği değerlendiriliyor.

Uzmanlar, kılavuz kaptan maaşlarının mevcut seviyelerinin neredeyse yarısına düşebileceği, hatta Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü personelinin maaşlarının bile altına inebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bu gelişmenin, nitelikli kılavuz kaptanların sektörden kopmasına ve dolayısıyla deniz güvenliğinin tehlikeye girmesine yol açacağı kaygısı dile getiriliyor.

İhalelerde Tutarsızlık Tartışması

Sektörde dikkati çeken bir diğer husus, benzer kamu payı oranlarının farklı ihalelerde farklı şekillerde değerlendirilmesi. Bazı ihalelerin yüksek kamu payı gerekçesiyle iptal edilirken, benzer ve hatta daha yüksek oranlı ihalelerin onaylanması, hangi kriterin uygulandığı konusunda belirsizlik yaratıyor. Bu durum, ihale süreçlerinin şeffaflığı ve tutarlılığı konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Sektör temsilcileri, ihale dokümanlarında baraj kriteri, kalite puanı, yatırım taahhüdü veya hizmet standardı gibi unsurların hiçbirine yer verilmediğini, sistemin yalnızca "en yüksek kamu payını veren kazanır" mantığı üzerine kurulu olduğunu eleştiriyor.

Kılavuz Kaptanın Mesleki Bağımsızlığı Risk Altında

TMMOB GMİMO açıklamasında, kılavuzluk hizmetinin doğası gereği kılavuz kaptanın hiçbir ticari veya idari baskı altında kalmaksızın yalnızca seyir emniyetini esas alarak karar verebilmesinin zorunlu olduğu hatırlatıldı. Limanlar Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinde, kılavuz kaptanların hizmet sırasında tespit ettikleri eksiklikleri, deniz kazalarını, emniyetsiz gemi durumlarını ve çevreye ilişkin riskleri derhal Liman Başkanlığına bildirmekle yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.

Ancak uygulamada, maddi kaygılar ve ekonomik baskılar nedeniyle kılavuz kaptanların bu bildirim yükümlülüğünü yerine getirmekte çekimser kalabildikleri, hangi idari kanal üzerinden bildirim yapılacağı konusunda tereddütler yaşandığı ifade edildi. Bu durumun, mevzuatın öngördüğü hızlı, açık ve etkin bildirimin önünde ciddi bir engel oluşturduğu vurgulandı.

Çözüm Önerisi: Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü

Oda, kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) çatısı altında yürütülmesini öneriyor. Açıklamada, KEGM'nin modern römorkör filosu, entegre deniz trafiği sistemleri, arama-kurtarma ve acil müdahale kabiliyeti ile bu hizmetleri tek elden, kamu sorumluluğu ve uygulama birliği ilkeleri doğrultusunda yürütebilecek kurumsal yeterliliğe sahip olduğu belirtildi.

"Kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinin KEGM çatısı altında, idari sorumluluk zinciri açık ve mesleki bağımsızlığı güvence altına alınmış bir yapı içerisinde yürütülmesi; bildirim yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilmesi, deniz kazalarının önlenmesi ve çevresel risklerin azaltılması açısından hayati önemdedir" ifadelerine yer verilen açıklamada, bu hizmetlerin devredilemez bir kamu görevi olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.

Sonuç

TMMOB Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: "Üyeleri arasında Kılavuz Kaptan yeterliliğinde Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisleri de bulunan ve kamu kurumu niteliğinde olan Odamız olarak, kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinin geçmişte ve gelecekte ticarileştirilmesine yönelik tüm yaklaşımların deniz emniyetini ve kamu yararını zedelediğini, bu hizmetlerin devredilemez bir kamu görevi olarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesinin Türkiye'nin deniz güvenliği, çevresel sorumlulukları ve uluslararası itibarının korunması açısından zorunlu olduğunu açıkça ilan ediyoruz."

Denizcilik sektörü, kılavuzluk ihalelerinde kamu payı oranlarının makul bir tavan ile sınırlandırılmasını, ihale süreçlerinin şeffaf ve tutarlı yürütülmesini, teknik yeterlilik ve hizmet kalitesi kriterlerinin de değerlendirmeye alınmasını talep ediyor. Aksi takdirde, yüksek kamu payı baskısının deniz emniyetinde ciddi risklere yol açacağı uyarısı yapılıyor.

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!