Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Yılan kendi egrisin bilmes, tefi boynın eğri tir.

Yukarıdaki atasözü, Kaşgarlı Mahmut'un Divânü Lügâti’t-Türk adlı eserinde yer alan eski bir Türk Atasözü'dür. "Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynun eğri der".

Yılan kendi egrisin bilmes, tefi boynın eğri tir.

Yukarıdaki atasözü, Kaşgarlı Mahmut'un Divânü Lügâti’t-Türk adlı eserinde yer alan eski bir Türk Atasözü'dür. "Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynun eğri der".

Yılan kendi egrisin bilmes, tefi boynın eğri tir.
23 Eylül 2007 - 21:28

Bugünkü Türkçeyle şöyle çevirebiliriz: "Yılan kendi eğrisini bilmez, deve boynun eğri der".

Aylardır belli bir meslek gurubuna ve onların demokratik seçimle iş başına getirdikleri kişilere insanlık suçu derecesine varan yalan, belden aşağı vurma ve iftira kampanyalarını sürdüren etik ve insanlık duygularından yoksun birtakım kişilerin çamur paçavrası halinde çıkardıkları bazı sözde internet siteleri, kendileri kadar olmasa da, yazıları eleştiri düzeyinden öteye geçmese de, kendi çıkarlarını koruma ihalesi aldıkları çevreye dokunan bir site yazılar bazı yazılar yayınladı diye biraz paniğe kapılmış görünüyorlar.

Panik akli muvazenelerini de kaybettirmiş, ağızlarından çıkanları kulakları duymaz hale gelmiş.

Onlara baştan şunu söyleyelim:

Tezleriniz o kadar tutarsız ki, bizim üflememize gerek yok. Kendiliklerinden ayakta duramayıp yıkılacak kadar güçsüzler.

Bu seviyedeki kişilerin savunduğu kişiler durumuna düşmüş olan kim varsa,  bir an önce ve de acilen bu durumdan kurtulmalıdır çünkü önce kendilerine zarar vermektedirler.

xxx

DenizHaber.Com u kendinize muhatap etmeye hiç çalışmayın.

Hem nedir bu şiddetiniz, bu celallenmeniz?

Çok kısa bir süre öncesinde Deniz Ticaret Odamızın Saygıdeğer Meclis Başkanının sözlerini yayınlayan sizler değil mi idiniz; "Özgür basından yanayız" diye?

O zaman neden özgür basına -hakaret ve karalama olmadıkça ve eleştiri sınırları aşılmadıkça- sadece haberler yayınladı diye böylesine engelleme ve susturma çabası içindesiniz?

Bizim dikkatimizi çeken bir başka konu da şu:

Siz birilerinin avukatı mısınız?

Haberci misiniz, çıkar kollayıcısı mısınız, sahi nesiniz?

Haberci olsa idiniz; sadece haberle ilgilenirdiniz.

Bakınız DenizHaber.Com ve Lojiport.Com öyle yapıyor.

Haberci olsa idiniz; Körfez'de meydana gelen kazadan sonra yetkili kurumların açıklamalarını vermekle yetinir, açıklama yapan yetkili kişilere açıklamaları hoşunuza gitmedi diye saldırma yoluna gitmezdiniz.

xxx

Bölgede İdare tarafından yetkilendirilmiş bir "Yetkili Kılavuzluk Teşkilatı" var. Bu yetkili teşkilat açıklama yapıyor; kazanın olduğu mevki ile ilgili.

Bu açıklamayı yayınlamıyorsunuz.

Oysa bu teşkilat; Devletçe yetkilendirilmiş bir kuruluş. Sıradan bir kuruluş değil. Bölgenin sorumlu kuruluşu.

Yetkili kuruluşun resmi açıklamasını yayınlamıyor, ama resmi kurumların bir açıklaması olmadığı halde yüksek yerlerden duydum diye yazıp kişi ve kurumları töhmet altında bırakıyorsunuz.

Haberci olsa idiniz; yine konuyla ilgili Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği'nin demokratik seçimle iş başına gelmiş Başkanı'nın yaptığı açıklamayı yayınlamakla yetinir, ona saldırmak yoluna gitmezdiniz.

Kurumlar açıklama yapar, haberci iseniz yayınlarsınız.

Kurumun veya kişinin görüşünü beğenmiyor olabilirsiniz.

Ama siz habercisiniz taraf değilsiniz.

Eğer  bu görüşe karşı bir görüş varsa onu da  yayınlarsınız.

Ama insanlar görüşlerini açıkladılar diye hakarete varan derecede saldırıya geçmek ne demek oluyor?

xxx

Başkan ne demiş? "Kaza kılavuzluk bölgesi dışında oldu" demiş.

Bu bilgiyi nasıl edindiğini soran haberci oldu mu? hayır.

Bunun yanlış olduğunu kanıtlayan bir resmi açıklama oldu mu? Hayır.

Başkan bu bilgiyi verirken resmi kurumlardan da bilgi alıp açıklama yapmış olabilir mi? Belki de bir ön araştırma yaptı edindiği bilgilere göre açıkladı sordunuz mu? Ya sormadınız ya sordunuz yayınlamadınız çünkü yok sitelerinizde.

O zaman bu konuyla ilgili görüş açıklandı diye kim zarara uğramış olabilir?

Eğer kaza yapan gemiler Başkanın açıklamalarından zarar görmüş olsa, onlardan bir açıklama gelirdi, böyle bir şey yok.

Eğer her hangi bir kişi veya kurum bu açıklamadan rencide olmuş olsa, onlardan bir açıklama gelir ki o da yok.

Bu açıklamadan dolayı kuyruğuna basılmış gibi salya akıtarak saldırıya geçen bir tek malum siteler var.

Neden acaba?

Sormazlar mı ne oluyor size böyle diye?

Sormazlar mı hiç bir veri elinizde olmadığı halde, yetkili kuruluşlar aksini açıkladığı halde, kaza yerini İzmit Liman Sınırları içerisine almakla elinize ne geçecek?

Yani siz kendiniz bu görüşte olabilirsiniz. Anlaşılabilir bu.

Diyebiirsiniz ki, bizim edindiğimiz izlenime göre, kaza içerde olmuştur.

Olabilir. Uzmanlar bunu tartışırlar. Bunu anlarız.

Bizim anlamakta güçlük çektiğimiz husus şudur:

"Neden dışarda olduğu tesbitini yapan kişi ve kurumlara saldırmaktasınız? Diyelim ki soruşturma bitmeden herhangi bir açıklama yapılmış olmasını prensipte yanlış buluyorsunuz(aslında  böyle bir şey yok çünkü zaten taraf gibi bizzat kendiniz yayınlamışsınız içerdedir diye). O zaman neden içerde diyeni eleştirmeyip sadece dışarda diyene hakaret ediyorsunuz? İçerde demek serbest, dışarda demek ayıp yoksa hakaret ederizin açıklaması nedir? Uzman tartışması uzmanlar seviyesinde karşılıklı fikir beyanıyla ve saygı çerçevesinde yapılır. Uzmanlar görüşlerini açıklasınlar. Değişik fikirlerde olabilirler. Bu fikirlerinden dolayı onlara saldırma, rencide etme hakkını nereden kendinizde görüyorsunuz?"

xxx

DenizHaber.Com olarak bizim gözlemlediğimiz kadarıyla Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği Başkanı tek bir televizyon kanalına konuştu, ona da telefonla katıldı.

İnsanlık suçlusu yalan habercilerin iddia ettikleri gibi kanal kanal dolaşmadı. Telefonla bir tek programa katıldı.

Burada da daha önceki deniz kazalarında verdiği uzman görüşlerinin ötesinde bir şey söylemedi. Kimseyi suçlamadı. Kimseye çamur atmadı. Kimseyi töhmet altında bırakmadı.

Tıpkı Ankara Feribotu kazasında olduğu gibi. Ya da İDO Kazasında olduğu gibi.

Bunlar bizim gözlemlerimiz.

Bu konuda DenizHaber'in haberi http://www.denizhaber.com/index.php?sayfa=habgst&id=8440 adresinde. Başkan Türk Boğazlarındaki kazaların önlenmesi konusunda konuşmuş. Körfezle ilgili bir cümle söylemiş; kazanın kılavuzluk bölgesi dışında olduğunu belirtmiş.

xxx

Bu sözde haberciler, hoşlarına gitmeyen haberler yapan bir sitenin haberlerine link verdik diye  denizhaber.com'a da sataşmaktalar. Bu sataşmada bir ikili çok dikkat çekiyor. Denizciliğimizde çok saygın yeri olan bir insanı "görgüsüz arap şeyhine" benzeten kişi ile bu değerli kişiyi sözde çok savunan kişi her nasılsa kanka olmuşlar ki insan tiksiniyor midesizliğin bu kadarından.

xxx

DenizHaber.Com'un verdiği linklerde yazılanları açın tekrar okuyun. Linki verilen haberlerde kimseye "görgüsüz arap şeyhi" denilmiyordu.

O haberlerde kimsenin onuruna, gururuna ve kişiliğine dokunulmuyordu.

Siz önce kendi evinizin önünü bir süpürün bakalım.

Meslek örgütlerinin açıklamalarını yayınlayın. Taraf olmayın. Hakaret etmeden haber yapmasını öğrenin bakalım.

Sizin hiç kimseye laf edecek haliniz yok.

Bakın Kaşgarlı Mahmut bin yıl öncesinden sizin halinizi tutanağa geçirmiş.

xxx

Yukarıda yazılanlar DenizHaber.Com sitesinin ulaştığı gerçeklerden ibarettir. DenizHaber.Com bu olaylarda taraf değildir.

DenizHaber.Com un Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği'nin Sayın Başkanı ile de köşe yazarı olması dışında bir bağı bulunmamaktadır.

DenizHaber.Com bundan sonra da; her yerden olduğu gibi, "Haber niteliği taşıyan, hakaret içermeyen, eleştiri düzeyinde olan" metinleri hangi siteden olursa olsun alarak yayınlamaya devam edecektir.

Bu sitelerin kimlere ait olduklarını araştırmak ve bilmek bizim görevimiz değildir. Eğer buralarda suç işlendiğini düşünen varsa ülkemizde adalet sistemi içerisinde çözümü bulunur.

Bunun yolu hakaret etmek, aşağılamak değil ilgili kişilerin hukuk yollarına başvurmasıdır.

Biz de hakaret etmemesi, töhmet altında bırakmaması, yalan yazmaması kaydıyla "Özgür Basın" dan yanayız.

Saygılarımızla.

Bu haber 5791 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum