Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Türkiye'de hızla yayılıyor, tehlike büyük

Prof. Dr. Tuncay Dilci, günümüzde hızla yaygınlaşan e-sporun, sağlık problemleri başta olmak üzere birçok tehlikeyi beraberinde getirdiğini açıkladı.Dünya'da ilk olarak Amerika...

Türkiye'de hızla yayılıyor, tehlike büyük
27 Ocak 2021 - 23:28 - Güncelleme: 27 Ocak 2021 - 23:29
Prof. Dr. Tuncay Dilci, günümüzde hızla yaygınlaşan e-sporun, sağlık problemleri başta olmak üzere birçok tehlikeyi beraberinde getirdiğini açıkladı.
Dünya'da ilk olarak Amerika Birleşik Devletlerinde ortaya çıkan ardından Avrupa ülkelerinde uygulanmaya başlayan e-spor ülkemizde de yaygınlaşmaya başladı. E-spor lisansı alan oyuncular yapılan turnuvalarla ödüller alıyor.
Konuyla ilgili değerlendirme yapan Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, E-Spor hakkında önemli açıklamalarda bulunarak, E-Sporun olumsuz yönlerinden ve zararlarından bahsetti. Prof. Dr. Dilci, "E-spor'a aslında spor demek doğru mu, tartışmalı bir konu. Çünkü spordan ziyade dijital mecralarda gerçekleşen oyun veya etkileşimli oyun ya da tek yönlü bir oyun biçimi olarak ifade edebiliriz. E-sporun olumlu ve olumsuz yönleri var ama ben daha çok riskli yönlerine dikkat çekmek istiyorum" dedi.

E-spor sağlık sorunlarına yol açıyor
Prof. Dr. Tuncay Dilci, e-sporlarla kişilerin birçok sağlık sorunu yaşanabileceğini belirterek, "E-spor olarak ifadelendirilen dijital mecralar üzerinden vakit geçirme, eğlenceyle başlayan ve sonrasında müsabakalara doğru evirilen süreçte çocuklarımızın bir takım kimlik, karakter beraberinde gerçek yaşam deneyimlerini olumsuz yönde etkilediği kanaatimiz var. Diğer taraftan bununla ilgili bilimsel çalışmalara bakıldığında bu tür spor etkinliklerinin çocukların kısa süreli dikkat yönünden dikkatlerini artırdığı gibi sonuçlara ulaşılmış ancak elde ettiğimiz sonuçlar, çocukların aşırı dikkat ve yoğunlaşmayla beraber gerçek hayattan çabuk sıkıldıkları ve gerçek hayata uyum yönünde olumsuzluklar yaşadıklarını göstermektedir. Bu e-sporlarla ilgili dünya literatürüne şuana kadar girmiş araştırmaların birçoğuna bakıldığında, her şeyden önce sağlık sorunları karşımıza çıkıyor. Çünkü iç dinamiklerini ve metabolik bir takım refleksif özelliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. Gereğinden fazla aşırı bir kaygı yüklemesine bağlı olarak gerilmelere maruz kalmaktadırlar. Bu gerilmelerin travmalar eşliğinde iç yaralanmalar ve kontrol edilemeyen dürtüsel bozukluklara sebep olduğu bilinmektedir. Yoğun bir şekilde ekran karşısında kalma ki bu haftalık 20 saati geçiyorsa, Türkiye ortalaması bunun çok çok üzerinde. Bu çocuklarda şiddetle beslenme, bir takım sosyal ilişkileri gerçek manada kuramama görülüyor" ifadelerini kullandı.

Para kazanma hırsı hayatı tehdit ediyor
Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, para kazanma hırsı ile alınan takviye ilaçların hayati tehlikelere neden olabileceğini söyleyerek, "Biliyorsunuz bu işte paralar da dönmektedir. Bu paraları kazanma hırsıyla beraber takviye dikkat artırıcı ilaçlar almakla beraber birtakım kalp damar rahatsızlıklarına bağlı hayati tehlikeler de söz konusu olabilmektedir. Bu literatüre yansımıştır sonuç itibariyle. Ancak ailelerimiz bu konuda tedbirli olmalıdır. Dijital mecraları doğru içeriğin sağlıklı bir şekilde kullanılması halinde evimize açılan bir kapı olarak düşünebiliriz. O kapıdan kimin girdiği, niçin girdiği ve hangi amaçla o kapı dışındaki insanla temas halindeyiz burası çok önemli. Çocuklarımızın sağlık açısından e-spor aracılığıyla ortaya koyacakları sonuçlar bizim için önemli. Bu anlamda akıl sağlığı riski sorunu getirebiliyor mu? Evet getirebiliyor. Bir takım panik atak bozuklukları, depresif oluşumlar itibariyle çocukta normal iletişim sekteye uğrayabilmektedir. Yine bağımlılık boyutunda günlük 3 saatin üzerinde olduğu zaman artık çocuk adrenalin olmayan bir ortamda yaşayamamakta ve bu noktada yoksunluk sendromuna dönüşmektedir. Sonrasında da insanlarla ilişkilerinde bir takım zafiyetler söz konusu olabilmektedir. Diğer taraftan performans yönünden sürekli performans artırma çabasıyla kaygıya dönüşen bu durum, bir takım anksiyete bozukluklarıyla kendini göstermekte ve çocukta normal insan davranışlarının dışında bir sapmaya doğru evirilmektedir'' şeklinde konuştu.

Oyunlar kontrol altına alınmalı
Prof. Dr. Dilci, E-Spor ile ilgili federasyon kurulmasını doğru bulduğunu ve oyunların kontrol altına alınabilmesinin sağlanabileceğini dile getirerek, "Yine bir takım şike, yalan söyleme, kumar gibi riskler de barındırmaktadır. Çünkü kumar alışkanlığı burada şu şekilde; para kazanma durumuna göre bir takım bahisler söz konusu. Yine hile yapma, yalan söyleme durumu da bu oyunların en büyük karakteristik özelliği çünkü kazanmak zorunda. Oyunu kazandığı zaman para kazanacak. Beraberinde imaj ve kendi kimliğini tescil edecek. Başarısını arttıracak. Bu anlamda sanal ortamdaki dijital mecraların sunmuş olduğu bu durum yarışmacı bir oyun karakterindedir. "Spor" diyemediğimiz için ki ben bu kavramı çok kullanmak istemiyorum. Çünkü spor bizim bildiğimiz gerçek manada, doğada ya da açık havada veya belli bir şekliyle aletli/aletsiz, bedenen-fiziken yapılan antrenman eşliğinde olur. Ama E-spor'da elektronik cihazlar karşısında, sadece sabit oturarak ki bu beraberinde bir takım sağlık sorunlarına, kan pıhtılaşmasına, obeziteye kadar varabilen hareketsiz yaşamın getirdiği risklere ortam hazırlamaktadır. Bu duruma birde heyecanın dorukta olması eklenince ve bu çocuklarda dakikada 180'e kadar varan kalp atışı demektir ki sürdürülebilir bir şekilde devam etmekte. Tüm bu yönleriyle de hayati tehlike arz etmektedir. Bu oyunlar eğlence amaçlı yarışma amacıyla oynanabilir. Hatta bu anlamda federasyon da kurulmuş. Ben kurulmasını doğru buluyorum çünkü bu oyunların kontrol altına alınması ve gerekli düzenlemelerin yapılması, bilinçli bir şekilde o oyunların içerisinde çocuklarımızın olması adına önemli bir durum" dedi.
 
Bu haber 1124 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum