Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Para Kapıdan Girince Aşk Bacadan Çıktı

UN Ro-Ro'nın ABD'li yatırım fonuna satışına karşı çıkan Saffet Ulusoy'u yanındakiler terk etti. Satışa imza verenlerin oranı % 60'ı buldu. Ulusoy, "Hakkımı helal etmem" diyor..

Para Kapıdan Girince Aşk Bacadan Çıktı
04 Ekim 2007 - 05:26

 Yaşlı kurt Saffet Ulusoy KKR fonuna yenik düştü

UN Ro-Ro'nın ABD'li yatırım fonuna satışına karşı çıkan Saffet Ulusoy'u yanındakiler terk etti. Satışa imza verenlerin oranı % 60'ı buldu. Ulusoy, "Hakkımı helal etmem" diyor..

Yaşlı kurt Saffet Ulusoy KKR fonuna yenik düştü

UN Ro-Ro'nun 910 milyon Euro'ya Kohlberg Kravis Robert (KKR) adlı ABD'li yatırım fonuna satışına karşı bayrak açan UN Ro-Ro Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Ulusoy, savaşta yenik düştü. "Yanımda yüzde 45'i temsil eden ortaklar var. Yüzde 10-15 hisseyi daha topladık mı satışı iptal ederiz" diyen ve küçük ortaklardan hisse alımı için masaya oturan Saffet Ulusoy'u yanındakiler de terk edince temsil ettiği kitlenin oranı yüzde 40'a düştü. Evine çekilen Saffet Ulusoy, "Benim yanımda kalanlar sağlam durmadı. İş Bankası'ndan 100 milyon Euro kredi çekip, satmak isteyenlerden hisse alacaktık. Ama yanımdaki büyük ortaklardan kaçanlar oldu. Şahap (Çak), Tamer Türker, Ömer Soylu kaçtı. Bunlar parayı gördüler delirdiler. Bu adamların hepsi p...luk yaptılar. Beni kahrettiler" dedi. Anımsanacağı üzere eylül ayı başında UN Ro-Ro'nun CEO'su Cüneyt Solakoğlu ve Yönetim Kurul Üyesi Erol Soylu, şirketin ABD'li yatırım fonu KKR'ye satış sürecini başlatmış, ancak buna aralarında Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Ulusoy olmak üzere bazı ortaklar karşı çıkmıştı. Bu sırada ortaya çıkan tartışmalar Ulusoy Holding'de iki kardeşin ayrılma noktasına geldiğini gösterdi.

'KARŞILARINA ÇIKARIM'

Yaklaşık iki yıldır rahatsız olan Saffet Ulusoy, CEO Cüneyt Solakoğlu'nu ağır bir dille eleştirmişti. Bir aylık savaştan dün mağlup ayrılan Saffet Ulusoy oldukça üzgündü. "Bundan sonra ne yapacaksınız? UN Ro-Ro'daki görevinize devam edecek misiniz?" sorumuza Ulusoy, "Ben bıraktığım karının topuğuna dönüp bakmam. Bundan daha fazla iyilik olmaz. Beş kuruşu olmayan adamların cebine para girdi. Cenabı Allah şahittir, bugün UN Ro-Ro'nun geldiği noktada atılan her adımda benim emeğim vardır. Kesinlikle hakkımı helal etmem. Bana büyük ortaklar haber gönderiyor, aracı koyuyorlar. 'Saffet Ulusoy bizim için eskiden neyse bugün de odur. O büyük adamdır' diye. Sattınız beni, büyüklüğü mü kaldı bunun? Benim bu işten sıtkım sıyrıldı. Allah belalarını versin" şeklinde oldukça sert bir yanıt verdi. "Bu fili ben yarattım, ama beni ezdi" yorumunu yapan Ulusoy, "Bu yaştan sonra beni hasta olarak savaşa sokacaklar. Yine karşılarına çıkacağım" dedi.

'Vuracağım adamın ağzına'

UN Ro-Ro'nun satış sürecinde kendisinin hastalığından yararlanıldığını savunan Saffet Ulusoy, satış sözleşmesine göre CEO'ların pay alacağını dile getirerek, "Benim artık sıtkım sıyrıldı. Ters tarafıma gelecek vuracağım adamın ağzına. Almanya, İtalya'dan devlet nişanesi verilmiş bir adamım. Benim bu satışa gönlüm razı değil. Çünkü hem arkamdan dolandılar, hem hastalığımdan faydalandılar. İki tane CEO, baldırı çıplak gizli gizli alıp işi yürüttüler. Bu işi oldu bittiye getirdiler" dedi.

'Yılmaz büyük sözü dinlemedi, ayrılık için Haluk'a vekalet verdim'

UN Ro-Ro ile gazete sütunlarına taşınan tartışma Ulusoy Holding'teki bölünmeyi de ortaya çıkardı. Saffet Ulusoy ile kardeşi Yılmaz Ulusoy ayrılma noktasına gelirken, Saffet Ulusoy, "Bizim ailede örf ve adetlere göre büyüklerin lafı dinlenir, büyükler karar verir. Bizim Yılmaz büyük müyük tanımıyor. 55 milyon Euro'yu gördüler gidiyorlar. Ben artık onlarla konuşmaya tenezzül bile etmem. Bu eseri yaratan ben, satan onlar. Sanki paraları yok. Ama demek ki para birden gelince insanların ahlakı bozuluyor" dedi. Oğlu Haluk Ulusoy'a Holding'teki payların bölünmesi için vekalet verdiğini söyleyen Saffet Ulusoy, ayrılma sürecini oğlunun yürüteceğini dile getirdi.

'HALUK'U İSTEMEDİLER'

İki kardeş arasındaki ilk kavganın 1995'te başladığını anlatan Ulusoy, sözlerine şöyle devam etti: "Yılmaz geldi, 'Haluk Ulusoy şirkete girmesin, yoksa biz ayrılız' dedi. 'Bir protokol yaptık, 2000 yılında biz ayrılacağız' dediler. Sonra 2000 yılında geldiler, 'Biz yanlış yaptık ayrılmayız' dediler, ben de affettim. İki yıl önce hasta olunca Alican Ulusoy ile annesi geldi, yine ayrılmak istediler. 'Bir imparatorluk kolay kurulmuyor' dedim. Gerçek kardeş değillermiş."

Hacer Gemici/SABAH


Bu haber 5844 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum