Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Küçük tekne balıkçılarından sokağa çıkma kısıtlamasından muafiyet talebi

Av yasağı kapsamına girmeyen 12 metre altı tekneleriyle küçük ölçekli avcılık yaparak geçimlerini sağlayan balıkçılar, Kovid-19 tedbirleri kapsamında 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta bu hafta 4 gün uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulma talebinde bulunuyor

Küçük tekne balıkçılarından sokağa çıkma kısıtlamasından muafiyet talebi
24 Nisan 2020 - 18:30

Küçük tekne balıkçıları sokağa çıkma yasağından muaf olmak İstiyor

Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta süreli olarak uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları sürecinde başta gıda ve sağlık olmak üzere birçok sektör faaliyetlerini sürdürürken, tekneleriyle küçük ölçekli avcılık yapan balıkçılar da bu kısıtlamadan muaf tutulmak istiyor.

Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda koronavirüs tedbirleri kapsamında sosyal izolasyonu temin etmek için İçişleri Bakanlığınca 30 büyükşehir ile Zonguldak'ta geçen hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması, bu hafta da 23, 24, 25 ve 26 Nisan'da hayata geçirilecek.

Uygulamanın günlük hayata etkisini en az düzeyde tutmak amacıyla insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için başta gıda ve sağlık olmak üzere birçok sektör bu kısıtlamadan muaf tutuldu. Balık üretiminin yapıldığı çiftliklere de bu süreçte faaliyetlerini sürdürmeleri için izin verilirken, denizlerde avcılık yapan küçük ölçekli balıkçılar (geleneksel balıkçılık) bu kapsama alınmadı.

15 Nisan'da uygulamaya konulan av yasağı kapsamına girmediği için yıl boyunca faaliyetlerine izin verilen, 12 metreden küçük teknelerle avcılık yaparak günlük kazançlarıyla geçimlerini sağlayan balıkçılar da evlerine ekmek götürebilmek için sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmak istiyor.

Uzmanlar da balıkçıların bu dönemde avladıkları ürünleri satabilmeleri için bazı kolaylıkların sağlanması ve mevzuatların düzenlenmesi gerektiğini belirterek, balıkçıların internet üzerinden online satış yapmaya yönlendirilmesi önerisinde bulunuyor.

 "Küçük ölçekli balıkçılar büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya"

Silivri Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Yardımcısı ve 20 yıllık balıkçı Barış Köksalan, 12 metre altı teknelerin ağ baskısı düşük olduğu için yıl boyunca, 12 metre üstü teknelerin ise sadece sezonda avcılık yapabildiğini anlattı.

Deniz kirliliği ve rüzgarlı hava nedeniyle kötü bir sezon geçirdiklerini ve küçük ölçekli balıkçıların mağduriyet yaşadığını ifade eden Köksalan, ardından gelen sokağa çıkma kısıtlaması sonrasında denizde ava çıkma yasağının geldiğini, bu kısıtlamadan muaf tutulmadıklarını söyledi.

Köksalan, küçük balıkçılığın sosyal izolasyonu en yüksek meslek gruplarından biri olduğunu belirterek, "Tek başına veya iki kişiyle denize gidersiniz ve toplumdan uzakta faaliyet gösterirsiniz. Bu anlamda sokağa çıkma yasağında muaf tutulmamamız kötü oldu. Çünkü küçük ölçekli balıkçılar günlük yaşayan, yani bir ya da iki günü idame ettirecek kadar kazanç sağlayan insanlar. Diğer balıkçılık türlerine göre sermaye biriktirme modeli olmadığı için gündelik ekmek parasını kazanmaya gidiyorlar. Herhangi bir destek de yapılmadı. Şu anda büyük bir sıkıntıyla karşı karşıyalar." diye konuştu.

"Restoranların kapandığı gün mağdur olduk"

İçişleri Bakanlığının yayımladığı sokağa çıkma kısıtlaması genelgesinde, su ürünleri üretim tesislerinin yani balık çiftliklerinin kısıtlamadan muaf tutulduğunu anımsatan Köksalan, "Biz de aynı kapsama alınmak istiyoruz. Küçük tekne balıkçıları olarak sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmak, avcılık ve üretim faaliyetimize devam etmek istiyoruz." çağrısında bulundu.

Köksalan, endüstriyel balıkçıların genelde hamsi, istavrit, çinekop gibi tezgah balığı, küçük ölçekli balıkçıların ise değeri yüksek olan kırlangıç, ıstakoz, böcek, sinarit gibi dip balıklarını tuttuklarını kaydetti.

Bu dip balıklarının genelde restoranda tüketildiğini dile getiren Köksalan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sebeple zaten restoranların kapandığı gün mağdur olduk. Şu anda bizim sattığımız balıklardan elde ettiğimiz kar 3'te 1'e indi. 100 liraya sattığımız balığı şu anda 30 liraya satmakta zorlanıyoruz. Küçük ölçekli balıkçılar genelde uzatma ağları atarlar ve bunu 2 gün sonra kaldırırlar. Bunun bir periyodu vardır. Bu konuda birinci kaygımız hava şartlarıdır. Bu hafta içi hava rüzgarlı, cumartesi ve pazar ise hava güzel, pazartesi tekrar rüzgarlı gösteriyor. Bu meteorolojik şartlarla da mücadele ediyoruz. Bu yüzden hafta içi de faaliyetlerimize düzenli devam edemiyoruz."

Köksalan, Türkiye'de 18 bin balık avlama teknesinin "yeşil ruhsat" denilen ticari amaçlı su ürünleri ruhsat tezkeresi olduğunu, bunun 13 bininin ise küçük ölçekli teknelerde oluştuğunu belirterek, tekne sahiplerinin bir tayfayla denize açıldığı düşünüldüğünde 26 bin ailenin bu durumdan etkilenerek mağdur olduğunu sözlerine ekledi.

 "Sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmak istiyoruz"

Küçük ölçekli balıkçılığın korunması için İstanbul'daki su ürünleri ve balıkçılık kooperatiflerine danışmanlık yapan, Küçükyalı Su Ürünleri Kooperatifi Temsilcisi Kenan Kedikli ise küçük ölçekli avcıların kıyısal alanlarda faaliyet yaptıklarını ve avladıkları türlerin potansiyel müşterilerinin yeme-içme sektörü olduğunu söyledi.

Yeme-içme sektörünün pandemi nedeniyle kapatılmasının ardından tedarik zincirinin de çöktüğünü belirten Kedikli, şunları anlattı:

"Salgından önce 100 lira eden bir balığın fiyatı bugün 25 lira. Küçük ölçekli balıkçılar büyük miktarlarda balık tutmadığı için değerli balığı tutarak ayakta kalan bir balıkçıydı, o da para etmez hale geldi. Yaşam çabası veriyorlar. Sokağa çıkma yasağıyla da özellikle Marmara balıkçıları şöyle bir şeyle karşılaştı: Şu an balığın üremek için Karadeniz'e göç zamanı. Belli balıklara Marmara'da verdikleri av süreleri çok kısıtlı. İstavrit balığı için nisanda 2 ya da 3 hafta verilir. 2-3 hafta av veren bir balık için her hafta sonu 2 gün balıkçının denize gitmesi yasaklanınca, ciddi anlamda mağdur oldular. Mayıs ayı itibarıyla 3-4 hafta sürecek tekir balığı avcılığı gelecek. Onda da aynısını yaşayacağız. Marmara Denizi, haziran ve temmuz aylarında boşalır. Bu süreçte ayakta kalabilmesinin yolu, bu istavrit ve tekirde yapacağı avcılıktır. Buradan eğer 3 kuruş artırabilirse önündeki 2 ayı da geçirebilir."

Kedikli, küçük balıkçıların neredeyse hayatı boyunca sosyal izolasyon altında yaşayan bir grup olduğunu, onların denize açıldığı saatte sokakta kimsenin olmadığını söyledi. Tarımın çeşitli kollarında faaliyetler devam ederken küçük balıkçıların bu kapsama alınmadığını dile getiren Kedikli, "Küçük balıkçıların somut bir şekilde sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmasını istiyoruz." dedi.

"Balık satışı konusunda bazı kolaylıkların sağlanması gerekiyor"

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak da Türkiye'de 13 bin teknenin küçük ölçekli balıkçılık faaliyeti yaptığını, bu balıkçılık grubunun dünyada da desteklenen ve önemsenen bir grup olduğunu söyledi.

Tekne balıkçılığının 12 metreden küçük teknelerle kıyısal alanda yapılan günübirlik balıkçılık faaliyeti olduğunu belirten Karakulak, avlanılan istakoz, böcek, kırlangıç, dil, kalkan, orfoz, lahoz gibi balıkların restoranlarda veya satış noktalarında satıldığını kaydetti.

Karakulak, küçük ölçekli balıklar yani geleneksel balıkçılar için herhangi bir yasak dönemi olmadığına işaret ederek, "Mart-nisan aylarında pelajik balıklar Ege Denizi’nden Marmara'ya ve Karadeniz'e göç ederler. Karadeniz'den tekrar göç eylül ayında başlar. Bu aylarda küçük ölçekli balıkçılar faaliyetlerini yoğun olarak yaparlar. Bu yoğun dönemde avcılık faaliyetlerini yapamadılar." diye konuştu.

Balıkçıların en çok sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulmamaktan ve restoranlar kapandığı için avladıkları balıkları satamamaktan şikayetçi olduklarını aktaran Karakulak, şu önerileri sundu:

"Balık satışı konusunda bazı kolaylıkların sağlanması ve mevzuatların düzenlenmesi gerekir. Yurt dışında balıkçılar kendi avladıkları balıkları tekne üzerinde veya deniz kıyısında satabilmektedir. Bunun için yasal mevzuatların düzenlenmesi, balıkçılık kooperatiflerine bazı hakların verilmesi gerekir. Ayrıca, balıkçılarımızı internet üzerinden online satış yapmaya yönlendirebiliriz."

Kaynak: Yeni Akit

Bu haber 261 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum