Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Dr. Öğr. Üyesi Seher Akdeniz: "Korona virüse karşı psikolojik önlem alın"

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Seher Akdeniz, korona virüs salgınının psikolojik etkilerini değerlendirerek çözüm önerilerinde...

Dr. Öğr. Üyesi Seher Akdeniz: "Korona virüse karşı psikolojik önlem alın"
12 Mayıs 2020 - 18:24 - Güncelleme: 13 Mayıs 2020 - 01:50

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Seher Akdeniz, korona virüs salgınının psikolojik etkilerini değerlendirerek çözüm önerilerinde bulundu.
Kaygının, hayata tutunmak ve tehlikeyi fark edip tedbir almak için önemli ve gerekli olduğunu hatırlatan KTO Karatay Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Seher Akdeniz, "Korona virüsle ilgili kaygılar kişiyi hijyen kurallarına özen göstermeye, belli bir müddet sosyal izolasyona uyarak korunmaya ve korumaya iter. Ancak bu işlevselliğinin yanında zaman zaman amacını aşabilir, hayatı daha da zor hale getirebilir ve hatta virüsten bile tehlikeli olabilir. Psikolojik bağışıklık sistemimiz olan psikolojik dayanıklılığı alt üst edebilir. Yapılan araştırmalar salgın hastalıkların hem bireyler hem de toplum üzerinde derin psiko-sosyal etkiler bıraktığını göstermektedir" dedi.
Kaygı durumu sebebiyle kişilerde en sık rastlanan hastalıkları sıralayan Akdeniz, "Genellikle hastalığa yakalanma, kendi kendine ölme korkusu, çaresizlik, hasta kişi olarak damgalanma korkusu yaşanmaktadır. Depresyon, uyku bozuklukları, öfke, saldırganlık, intihar düşünceleri artmakta, toplum genelinde kendini suçlama ve umutsuzluk hakim olmaktadır" şeklinde konuştu.

"Beyin kendi senaryosunu kurar"
Tehlike anında beynin kendi senaryosunu yazdığını anlatan Akdeniz, "Beyinde bir dizi düşünce ve duygu hemen bir araya gelerek kendi senaryosunu kurar. Düşünceler, hayali görüntüler, duygular bir trenin lokomotifleri gibi hemen birbirine bağlanır. 'Burnum akıyor. Kesin virüsü kaptım. Dün asansör düğmesine dokunmuştum, oradan olabilir. Bunu herkes kapacak ve tüm insanlık yok olacak. Sevdiğim herkes ölecek. Bununla asla baş edemeyeceğim' gibi senaryolar yazar" ifadelerini kullandı.

"İçine çekildiğimiz bu girdabı bilgelik ve farkındalıkla yönetebiliriz"
Kaygıyı detaylandıran ve kırma yöntemini anlatan Akdeniz, "Senaryoyu, zihinde oluşan görüntüler, kaygı, umutsuzluk, çaresizlik gibi duygular izler. Kaslar gerilmeye başlar, uykular kaçar, baş ağrır, mide bulanır. Bu olumsuz senaryonun içerisinde beden de kendi yerini bulmaya başlar. Ne zaman zihin dağılsa, bir dizi tetikleyici kişiyi tekrar bu döngüye sokmak için adeta görev alır. Sanal dünyanın korsanları, uydurma haberler, kaynağı doğrulanmayan bilgilerin yayıcıları bunların başında gelir. Bu döngünün içerisinde sürekli yeni bilgilere ulaşmak için haber peşinde koşmak, telefondan anlık haber bildirimleri veren programlar yüklemek, yakınlarla etkileşim kurulsa bile sürekli tehlike hakkında konuşmak, tehlikenin peşinde koşmak, tıbbi tavsiyelerin ötesine abartılı elleri yıkamak veya tamamen kişinin kendi dünyasına çekilmesi de olabilir. Kişide böyle eğimliler oluştuğunda hemen sinyali okuması ve yapmak üzere olduğu şeyin tam tersini yapması, genellikle döngüyü kırar. İşte, farkına bile varmadan içine çekildiğimiz bu girdabı bilgelik ve farkındalıkla yönetebiliriz" dedi.

- Olumsuz döngüden çıkabilmek için psikolojik öneriler -
Evde kalınan süre içerisinde olumsuz döngüden çıkabilmek için Akdeniz şu önerilerde bulundu; "Gün içerisinde keyif aldığınız aktivitelere devam edin. Bu konuda sizi tekrar kısır döngüye itecek tehlike sinyali olan 'Böyle bir durumda bundan zevk almayacağım, şimdi sırası mı?' düşüncesine meydan okuyun ve başlayın. Evde uzaktan çalışmaya, hobilerinize devam edin. Yeni bir yemek tarifi deneyin, yarım kalan işlerinizi tamamlayın ki başarı hissettirecek aktivitelere devam etmiş olun. Zihinsel ve fiziksel olarak aktif olun. Yeni bir şey öğrenin, egzersiz yapın. 'Çok sıkılacağım, bunlar evde olmaz ki' düşüncesine meydan okuyun."
Sosyal destek almanın da önemine vurgu yapan Akdeniz, "Sosyal destek tüm problemlerle baş etmek için en büyük güç kaynağıdır. Bu yüzden fiziksel olarak izole olunsa da telefonla veya sanal ortamlarda aile, arkadaş, yakınlarla irtibatı sürdürün, çevrimiçi toplu görüşmeler planlayın. Bu görüşmeler esnasında felaket senaryoları konuşulursa tehlike sinyallerini fark edip uzaklaşın" şeklide tavsiyede bulundu.
Gündemi doğru takip etmenin ruh sağlığına etkisini aktaran Akdeniz, "Haberleri günün belli bir saatinde sağlam bir kaynaktan dinlemeyi, sosyal medya haberlerini daha az kontrol etmeyi deneyin. Endişenizi tetikleyen her şeyi fark edin ve azaltın. Örneğin korku senaryolarını paylaşan biri varsa ve sizi tetikliyorsa onu sessize alın" dedi.
Acının da insanlık deneyiminin bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Akdeniz, "Kendinize ve başkalarına karşı merhametli olun. Kendinizi suçlamayın, böyle bir şeyi hak ettiğiniz için başınıza geldiğini düşünmeyin, başkalarını umursamadığınız gibi tehlike sinyallerini fark ederseniz bu düşüncenizden vazgeçin. Her gün, o günün getirdiği güzellikleri fark edin ve şükran duygunuzu ifade edin" diye konuştu.
İHA

Bu haber 306 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum