Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Çin’den kopan sipariş Türkiye’ye yöneliyor!

Salgın nedeniyle Çin’in üretim ve satış süreçlerinde yaşanan sıkıntılar, alternatif tedarikçilerden biri haline gelen Türkiye’de ek üretim ve ihracat kapasitesi yarattı...Türk iş dünyası yetkilileri, koronavirüsün sektörlerine etkilerini değerlendirdi...

Çin’den kopan sipariş Türkiye’ye yöneliyor!

Salgın nedeniyle Çin’in üretim ve satış süreçlerinde yaşanan sıkıntılar, alternatif tedarikçilerden biri haline gelen Türkiye’de ek üretim ve ihracat kapasitesi yarattı...Türk iş dünyası yetkilileri, koronavirüsün sektörlerine etkilerini değerlendirdi...

Çin’den kopan sipariş Türkiye’ye yöneliyor!
18 Şubat 2020 - 09:19

Salgın nedeniyle Çin’in üretim ve satış süreçlerinde yaşanan sıkıntılar, alternatif tedarikçilerden biri haline gelen Türkiye’de ek üretim ve ihracat kapasitesi yarattı...Türk iş dünyası yetkilileri, koronavirüsün sektörlerine etkilerini Dünya’ya değerlendirdi...

Çin’den kopan sipariş Türkiye’ye yöneliyor!

Tüm dünyaya korku salan koronavirüs salgını Çin’de üretimi sekteye uğratırken, Türkiye ise birçok alanda bu ülkeye alternatif oldu. Tekstilden, gıdaya, makinden elektroniğe kadar pek çok sektörde firmalar talep artışını karşılamaya çalışıyor. Türk iş dünyası yetkilileri, koronavirüsün sektörlerine etkilerini DÜNYA’ya değerlendirdi.

Kimyacılar tam kapasite çalışıyor

Hatırlanacağı gibi koronavirüs salgını ilk etkisini kimya sektöründe gösterdi. Maske ve temizlik malzemelerine olan ihtiyacın artmasıyla salgın sonrası Türk kimya sektöründe talep yüzde 30-40 arası hızlanırken, bu alanda ocak ayı ihracat artışı ise yüzde 20 oldu. Firmalar artan talebe yetişmek için tam kapasite çalışmaya devam ediyor.

“Deri ihracatına yüzde 15 pozitif yansıması olacak”

Koronavirüs salgını sonrası sektörlerinde bir hareketlilik yaşandığını ifade eden İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Mustafa Şenocak, “Dünyadaki zincir mağazalar Türkiye’yi kapasite konusunda yoklayamaya başladı. Derinin çeşitli sektörlerine talepler arttı, görüşmeler sürdürülüyor” dedi. Önümüzdeki hafta ile birlikte olumlu yansımaların somut olarak görüneceğini söyleyen Şenocak, “2020 yılı içinde ihracata yüzde 15 pozitif yansıma olacaktır. Bu artış koronavirüs sonrası da devam edecek bir artış olacak” açıklamasında bulundu. Durumun, konkordato ilan eden ayakkabıcılara da olumlu yansıyacağını dile getiren Şenocak, “Konkordato ilan eden ayakkabıcılar ihracatta rahatlarlarsa yurtiçine de yansıtacaklardır” diye konuştu.

“Tekstilde ihracatta ilave yüzde 10 artış yaşanacak”

Sektörlerinde sonrası artan bir talep gözlemlediklerini aktaran İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “Özellikle Avrupalılar daha fazla alıma yönlendiler. Koronavirüs salgınının ihracata yüzde 10 ilave bir artış getireceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Dünyanın altıncı büyük tedarikçisi olduklarının altını çizen Öksüz, “Çin dünyada birinci tedarikçi, Çin dünya pazarlarından yüzde 33’lük bir pay alıyor. Türkiye de önemli bir oyuncu, özellikle Avrupa tarafında daha güçlüyüz. Türkiye, Avrupa için Çin sonrası alternatif bir pazar” açıklamasında bulundu. Çin’den yüzde 1 pay almanın bile çok ciddi etkileri olacağını söyleyen Öksüz, “Çünkü biz şu an dünya pazarlarından yüzde 3.5 pay alıyoruz. Çin’in tedarikte yüzde 10 düşmesi demek bizim yüzde 10 artmamız demektir” dedi.

Ham madde üreticileri tedarik sağlayamazsa bu durumun ham madde fiyatını artıracağını bildiren Öksüz, “İlave taleplerle bu durum etkisini daha çok gösterebilir. Biz Çin’e bağımlı bir ülke değiliz altyapımız güçlü, özellikle pamuklu tekstil tarafında Çin’e hiçbir bağımlığımız yok. Genel olarak bakarsak Çin’e bağımlı olduğumuz ürün grubu yüzde 10’u geçmez” diye konuştu.

“Tekstil makinesi ihracatında 5 puan artış olacak”

Koronavirüs salgınının tekstil makine sektörüne uzun vadede etkisi olacağını aktaran Tekstil Makina ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Başkanı Adil Nalbant, “Tekstil makinesi imalatında kullandığımız komponentlerde dışa bağımlılığımız var. Bunların bir kısmını batılı ülkelerden bir kısmını da Çin’den temin ediyoruz. Özellikle Çin tarafında bir problem yaşayacağımız kesin ama Çin’in Batıda alternatifi var” diye konuştu. Makine üretimi konusunda çıkabilecek sorunları aşacaklarını söyleyen Nalbant, “En büyük rakibimiz olan Çin’in bazı pazarlarında bizim öne geçeceğimizi düşünüyorum” ifadesini kullandı. Nalbant, “2020 yılı içinde ihracat potansiyelimizin artacağını düşünüyoruz. Bu oranın ihracat hedefimizi 5 puan artıracağını tahmin ediyoruz” şeklinde konuştu.

Belli bir müddet Çin’den makine geleceğini düşünmediklerini aktaran Nalbant, “Virüs etkisini kaybetse bile Çin bu yılın sonuna doğru anca 2019 yılının sonundaki haline gelebilir” dedi.

Mobilyaya yarım milyarlık etki

Koronavirüs salgınının mobilya sektörüne yansımalarının başladığını dile getiren Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Başkanı Nuri Gürcan, “Toplu alım heyetlerini Türkiye’ye getiriyoruz. Çin’de mobilya ile ilgili 2 fuar olacaktı bunlar iptal oldu. Biz de sektör olarak farklı ülkelerden bin kişilik bir alım heyeti getiriyoruz” diye konuştu. Virüs sonrası çoğu firmanın hiç satış yapmadığı ülkelerden talepler gelmeye başlandığını aktaran Gürcan, “Alımlarını Çin’den yapan yabancı ülkelerin çoğu Türkiye’ye gelmeye başladı. Bunlar arasında dünyanın tüm bölgeleri olmakla birlikte Avrupa ağırlıkta ilerliyor” açıklamasında bulundu. Bunların kalıcı olmasıyla ilgili ürünlerin kalitesini göstereceklerini bildiren Gürcan, “2020 ihracat hedefimiz 4.5 milyar dolardı biz onun 5 milyar dolar olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

“Turizmci Çin açığını kapatmaya çalışıyor”

Duraksayan Çin pazarında tam etkileri görmek için şubat sonunu beklediklerini belirten TÜROB Başkanı Müberra Eresin, çok büyük bir pazar ve kayıplarımızın telafisi mümkün mü bilemiyoruz ancak oransal olarak diğer Avrupa ülkeleri gibi Çin’e seyahat planlarını iptal eden turistlerden biz de pay alacağımızı umuyoruz” dedi. Çinli turistin yerine hemen Avrupalı’yı koymanın kolay olmayacağını vurgulayan TÜRSAB Yönetim Kurulu üyesi Hamit Kuk da “Biz Uzakdoğu’yu tercih etmiş olan Avrupalı turistin fikrini değiştirip Türkiye’ye gelmesini sağlayabilirsek anlamlı olur. Çinli turistleri de tamamen kaybetmedik. Bir ay sonra virüsün etkisi azalabilir ve yılı beklediğimiz altında 350 bin Çinli turistle de kapatabiliriz ama 450 bin Çinli turistin yerine hemen Avrupalı turist koyabilmek kolay değil” dedi.

“Koronavirüs yerli telefonlara olumlu yansıyacak”

General Mobile Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yaman, “Bu konuda üretim alternatif ülkeler var sorun yaşanacağını sanmıyorum. Yerli telefonlarda sorun çıkmaz. Biz de tedariğimizde alternatif ülkelerle çalışıyoruz” dedi. Yaman, “Bu durum yerli telefonları da olumlu etkileyebilir” diye konuştu.

Kruvaziyerde rotayı ilk çeviren Norwegian oldu

Koronavirüs salgını nedeniyle dev yolcu gemileri de rotayı Uzak Doğu’dan Akdeniz’e çevirdi. Bu anlamda ilk adım ise Norwegian Cruise Line’dan geldi. Kruvaziyer şirketi, Uzak Doğu’daki seferlerini iptal ederek , 2020 yılında Ege Ports Kuşadası Limanı’na ilave 30 sefer ekledi.

Ayakkabıda talep hızlandı

Koronovirüs sonrası taleplerin gelmeye başladığının aktaran Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Sabur Endican, “Taleplerin büyük bölümü Avrupa ülkelerinden geliyor. Sezonun başlamasıyla birlikte durumlar daha da netleşecektir. Avrupa özelinde fuarlarda da Türk firmaları olarak yer almaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Gemi siparişleri Türkiye’ye kayabilir

Bilindiği gibi Çin, gemi inşada dünyanın en büyük ülkelerinden biri. Türk gemi inşa temsilcileri Koranavirüs salgını nedeniyle Çin’e verilen gemi siparişlerinin Türkiye’ye kayabileceğine dikkat çekiyor.

DEİK/Murat Kolbaşı: Çin’in boşluğunu Türkiye gibi ülkeler dolduracak

DEİK Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı, Çin’de üretimin 60 ila 120 gün gecikmesini beklediklerini ifade ederek, “Bu tedarikte bir boşluk yaratacak. Bu boşluğu Türkiye gibi genç makine parkuruna sahip ülke doldurabilir. Çin’in üretimde devreden çıkmasıyla Türkiye bir ivme yakalayabilir. Türkiye’nin de ara mamül tedariğini çözmesi gerekir. Bu konuda taleplerin döndüğünü görüyoruz. Çin’in yarattığı boşluğun ne kadarının Türkiye yakalayabilecek bu çok önemli” diye konuştu.

İÇECEKTE ÇİN’E ALTERNATİF YOK, GIDADA TÜRKİYE’YE TALEP ARTACAK

Leyla İlhan

Oğuz Gıda Ar-Ge Müdürü Esra Karabulut içecek sektöründe kullanılan ana hammaddelerinin üreticisinin Çin olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünya pazarında özellikle içeceklerde kullanılan asitik düzenleyici olan sitrik asit artık sadece Çin’de üretiliyor. Dünyada başka üreticiler de bu alandaki üretimlerini bu ülkeye kaydırdı. Bu nedenle Çin dışında dünyada içecek sektöründeki sitrik asiti karşılayacak bir fabrika bulunmuyor. Ayrıca kıvam artırıcılar, tatlandırıcılar da yine ana tedarikçi Çin. Pazarda talep çok fazla. Bunları karşılayacak farklı bir fabrika ve tedarikçi yok. O yüzden içecekte bir değişilik ya da alımları başka ülkeye kaydırma olmaz.”

Virüs Çinli tüketiciyi psikolojik olarak Çin dışı gıdalara kaydırabilir

Aroma Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Atom Duruk, Çinli tüketicilerin de psikolojik olarak Avrupa gibi yurtdışından gelen malları tüketmeye başlayabileceğini kaydetti. Ayrıca Çin’de üretimin durması ve insanların sağlık sigortalarının yapılmaması, gidip gelememesi nedeniyle belki bir kayış olabileceğini kaydetti. Bu durumu yolda kaza yapan bir otobüsün yolcularını alıp daha pahalıya taşıtmaya benzeten Duruk, “Bu durum artık bir şeyleri sorgulamamıza neden oluyor. Dolayısıyla dünya ticareti başka bir yere gidebilir” değerlendirmesinde bulundu.

"Çikolata, bisküvi ihracatını artırabilir"

Taze ve meyve alanında Çin’in zaten Türkiye’ye rakip olmadığını aktaran Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Başkan Vekili Rint Akyüz, özellikle çikolata, şekerleme, bisküvi gibi uzun süre dayanan gıda ürünlerin de sektörde ihracat artışlarını getirebileceğini söyledi. Bu tarz ürünlerde Çin yerine başka ülkelere kayış olabileceğini aktaran Akyüz, bu ülkeler arasına Türkiye’nin de eklenebileceğini kaydetti. Bu durumun özellikle Ortadoğu pazarlarında olumlu etki göstereceğini ifade eden Akyüz, “Bu pazarlarda Çin’in veremediği ürünlerin ikamesini yapacağız” diye konuştu. Rint Akyüz, bunun dışında sipariş alınarak üretimi gerektiren ürünler de ise zaman içinde bir hareket olabileceğini ifade etti. Akyüz, virüsün kısa sürede bitmesi halinde bile bu durumun gıda sektörüne pozitif etkisinin an az 6 ay daha uzayabileceğini söyledi.

Çin’in Türkiye için ihracat pazarı olduğu kadar aynı zamanda ürünlerin getirildiği önemli bir ithalat pazarı olduğunu aktaran Akyüz, “Gıda sektöründe düzenleyici olarak kullanılan önemli bir ürün olan sitrik asiti Çin’den getiriyoruz. Çünkü Türkiye’de üreten üretici kalmadı. Bizim firmaların neredeyse hepsi Çin’le rekabete dayanamayınca kapandılar ve piyasayı Çinliler ele geçirmişti. Şimdi biz bu ürünü artık Çin yerine başka kaynaklardan temin etmek zorunda kalacağız” dedi.

Osman Kılıç-dünya

Bu haber 212 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum