Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Bakan Varank, 2023 için Sanayi ve Teknoloji stratejisini açıkladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhuriyet’in 100’ncü yılının kutlanacağı 2023 için vizyonunu oluşturdu, yol haritasını belirledi.

Bakan Varank, 2023 için Sanayi ve Teknoloji stratejisini açıkladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Cumhuriyet’in 100’ncü yılının kutlanacağı 2023 için vizyonunu oluşturdu, yol haritasını belirledi.

Bakan Varank, 2023 için Sanayi ve Teknoloji stratejisini açıkladı
19 Eylül 2019 - 09:38

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ni açıkladı. Milli mücadele dönemini hafızalarda taze tutan Sanayi ve Teknoloji Müzesi’nde iş dünyasına seslenen Bakan Varank, “Türkiye ekonomisi, sanayi ve teknolojinin öncü rol oynayacağı yeni bir döneme girdi. Nihai hedefimiz, Türkiye’yi küresel eğilimlere yön veren, öncü bir aktör haline getirmek.” dedi. Varank, stratejinin 5 ana bileşeni ve 23 alt politikasını ayrıntılarıyla anlatırken, “Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi hedefimize bu strateji belgesiyle ulaşacağız.” diye konuştu.

Bakan Varank, Türkiye’nin 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisini kamuoyu ile paylaştı. Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun (MKE) Ankara’daki Sanayi ve Teknoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen toplantıya, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcıları Çetin Ali Dönmez, Mehmet Fatih Kacır, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Habip Asan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir katıldı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sanayicilerle, iş dünyası temsilcileri de toplantıda hazır bulundu.

2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin tanıtım toplantısında konuşan Varank, sanayi ve teknoloji alanında Türkiye’nin 2023 vizyonunu ve yol haritasını açıkladı. Varank, özetle şunları söyledi:

ABİDE NİTELİĞİNDE BİR MEKAN: Toplantımızı çok özel bir mekânda yapıyoruz. MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi’ndeyiz. Bu mekân, yalnızca tarihin zenginliklerini gösteren bir müze değil; Yokluk ve yoksulluklara rağmen Türk milletinin, istediğinde neler başarabileceğini gösteren bir abide niteliğindedir. Bundan 100 yıl önce, İstanbul işgal altında, Anadolu’da, bırakın cephane üretmeyi, olan mühimmatı onaracak tek bir yer dahi kalmamış. Umutlar tükenince, İmalat-ı Harbiyeci subay ve ustalar, taşıyabildikleri malzemeleri Anadolu’ya kaçırırlar. Tabi bu yolculuk kolay olmaz. Şehitler, gaziler verilir.

100 YIL SONRA BUGÜN: Ankara Garı’nda inip şehre ilk ayak bastıklarında, Sultan 2. Abdülhamit Han’ın Süvari Kışlası olarak yaptırdığı bu binayı görürler. Burayı 7 gün 24 saat çalışan milli bir atölye haline getirirler. İşte destanların yazıldığı İstiklal Harbi’nde, ordumuzun silah ve mühimmat ihtiyacı buradan karşılanır. 100 yıl sonra, bugün, bir milletin küllerinden doğup azmettiğinde neler yapabileceğini tüm dünyaya gösterdiği bu salonda, büyük ve güçlü Türkiye hedefine giden yol haritamızı, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizi açıklıyoruz.

PAYDAŞLARI SÜRECE DAHİL ETTİK: Göreve geldiğimiz günden bu yana üzerinde çalıştığımız bu vizyon belgesini hazırlarken, tüm paydaşları sürece dahil ettik. Sektör temsilcileriyle, sanayi ve ticaret odalarıyla, bakanlıklarla, üniversitelerle, bilim insanlarıyla fikir alışverişinde bulunduk. Fizibilitelerimizi yaptık, sektörlerin sorunlarını masaya yatırdık, insan kaynağı potansiyelimizi dikkate aldık ve bu belgeyi öyle hazırladık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; başta bu salondaki katılımcılar olmak üzere; 82 milyonla el ele, omuz omuza verecek, bu stratejinin hayata geçmesi için yılmadan, yorulmadan çalışacağız.

BAŞARI HİKAYESİ: Türkiye ekonomisi 17 senede önemli mesafeler kat etti. Güçlü sanayi altyapımız, nitelikli insan kaynağımız ve yenilikçiliği teşvik eden Ar-Ge ekosistemimiz sayesinde bir başarı hikâyesi yazdık. Bu hikâye; ülkece atlattığımız nice badireye, maruz kaldığımız ekonomik ve siyasi baskılara, terör saldırılarına rağmen yazıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yaşanan değişim ve dönüşüm sürecinin bir neticesi olarak; milletimizin refahı arttı, ülkemiz bölgesel ve küresel bir aktör haline geldi. Elbette bu başarılarla yetinmeyeceğiz. Vakit artık, Türkiye’yi bir üst lige çıkarma, dünyanın en gelişmiş ekonomileri arasına sokma vaktidir.

İÇ PAZARLARA YÖNELME: Mevcut durumda küresel ekonomi, her anlamda bir dar boğazdan geçiyor. Dünyadaki büyüme beklentileri geçtiğimiz seneye göre daha karamsar. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler yapısal ve dönemsel problemler yaşıyor. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının sonucu olarak, ülkeler artık iç pazarlarına yönelmeye başladı. Çin ekonomisi öngörülerin ötesinde yavaşlıyor. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasının olası sonuçları tartışılıyor. Bunların üzerine, jeopolitik riskler, ekonomik belirsizlikleri daha da artırıyor.

YENİLİKÇİ VE ÖZGÜN POLİTİKALAR: İşte böylesine zorlu bir dönemde Türkiye, izleyeceği yenilikçi ve özgün politikalarla, kendi atılımını gerçekleştirmek durumunda. Bu noktada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, hızlı çözüm üreten ve icracı yapısıyla, atacağımız her adımda büyük kolaylıklar sağlıyor. Sistemin getirdiği aktif politika üretme ve yürütme kabiliyetini, en etkin şekilde kullanacağız. Uzun vadeli büyüme hedeflerimize ulaşmak için, bizi farklı kılan yetkinliklerimizi daha güçlü bir şekilde öne çıkaracağız.

DÖRDÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ: 3 ay önce Japonya’da düzenlenen G-20 Dijital Ekonomi Bakanları Toplantısına katıldım. Tüm sanayi devrimlerinde olduğu gibi, bugünkü küresel ekonomik düzenin belirleyici unsuru da yine teknoloji. Yani, sanayiyi ve teknolojiyi birbirinden ayırmanız mümkün değil. Bu birlikteliğin, tüm üretim ve tüketim süreçlerini değiştirmesine de Dördüncü Sanayi Devrimi diyoruz. Bu devrimin getireceği teknolojilerin, önümüzdeki 5 yılda küresel ekonomiye 4 trilyon dolara yakın katkı sağlaması bekleniyor. Biz bu dönemin paradigma değişimlerini, sürdürülebilir ekonomik kalkınma ve toplumsal refah artışı için bir fırsat olarak görüyoruz. Bu dönüşüm sürecinde aktif rol almayı ve yeni teknolojilerin pazarı değil üreticisi olmayı hedefliyoruz.

MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ: İşte bu vizyonumuza da Milli Teknoloji Hamlesi diyoruz. Milli Teknoloji Hamlesiyle ülkemizin; küresel rekabet gücünü artıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını güçlendirecek, sanayide katma değerli üretimi geliştirecek ve kritik teknolojilerde atılım sağlayacağız. Milli Teknoloji Hamlesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerde tekelleşmeye itirazdır. Tekelleşmeye karşı çıkmanın yegâne yolu da özgün teknolojiler üretebilmektir. Bunu başardığımızda; hem bu zorlu coğrafyadaki varlığımızı güçlendirecek; hem de insanlık yararına teknoloji yaklaşımıyla, ilkelerimizi daha güçlü bir şekilde savunacağız.

KALKINMA PLANI DOĞRULTUSUNDA HEDEFLER: Sanayi ve Teknoloji Stratejimizi, 11.Kalkınma Planı doğrultusunda hazırladık. Bildiğiniz üzere, planın odağında sanayi ve teknoloji bulunuyor. Bu noktada biz de, 2023’e giden yolda oldukça somut hedefler belirledik. Milli gelirde imalat sanayinin payını artırmak istiyoruz. Son 10 senede ortalama yüzde 16,5 olan bu payı, 2023 yılında yüzde 21’e çıkarmayı hedefliyoruz. Yenilikçi ve daha gelişmiş bir sanayi için, sanayide çalışan işçi başına katma değeri 35 bin dolara ve imalat sanayi ihracatını da 210 milyar dolara yükseltmek istiyoruz. Ar-Ge harcamalarının milli gelirdeki payını yüzde 1,8’e, bu alanda çalışan insan kaynağımızı 300 bin kişiye ve araştırmacı sayımızı 200 bin kişiye çıkaracağız.

10 TURCORN HEDEFİ: Ar-Ge yatırımlarında dünyada söz sahibi olan ilk 2 bin 500 firmalık listeye, ülkemizden 23 firmayı sokmak istiyoruz. Buradan hareketle, yazılım alanında yetenek havuzumuzu genişletip, en az 500 bin yazılımcımız olsun istiyoruz. 2023 yılına kadar, ülkemizde teknoloji tabanlı işlere yapılan yıllık yatırımların büyüklüğünün 5 milyar liraya ulaşmasını amaçlıyoruz.  Türkiye’nin yıkıcı teknoloji alanlarında, küresel ölçekte marka olacak en az 23 akıllı ürün çıkarmasını hedefliyoruz. Biliyorsunuz girişim seviyesinden 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşan şirketlere ‘Unicorn’ deniliyor. Dünya’da 300’e yakın unicorn bulunuyor. Ülkemizden de unicornlar çıksın, başarılarıyla adlarından söz ettirsin, hatta bunlara da ‘Turcorn’ denilsin istiyoruz. Bu kapsamda 2023’e kadar en az 10 Turcorn hedefimiz var.

TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ: Bu stratejinin bel kemiği olan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programına özel bir parantez açmak istiyorum.  11. Kalkınma Planında da yer bulan bu program, yüksek katma değerli ürünlerin yerli imkân ve kabiliyetlerle üretimini amaçlıyor. Bunun için odak sektörlerdeki öncelikli ürünleri destekleyeceğiz. Bu kapsamda Ar-Ge, Ür-Ge, yatırım, pazarlama ve ihracat süreçlerini uçtan uca yönetecek, alıcı ve üreticiyi aynı anda teşvik edeceğiz. Programla destekleyeceğimiz yatırımlar, stratejik yatırım teşviklerinden faydalanacak. Yatırım tutarının 50 milyon lirayı aşması durumunda, proje bazlı teşvik sistemini devreye sokacağız. Yatırımlara sunulacak destek paketinde, belirleyici ölçütlerden biri projenin katma değeri olacak. Tüm süreci tek pencereden yöneteceğiz. Ürün listemiz bugün itibarıyla Resmi Gazetede yayımlandı. İnşallah Ekim ayıyla ilk çağrımıza çıkarak, yatırım başvurularını almaya başlayacağız.

EŞİ BENZERİ BULUNMAZ FIRSAT: Milli Teknoloji, Güçlü Sanayi hedeflerimize bu strateji belgesiyle ulaşacağız.  Türkiye ekonomisi, sanayi ve teknolojinin öncü rol oynayacağı yeni bir döneme girdi. Önümüzdeki 4 yıllık seçimsiz dönem, hedeflerimizi gerçekleştirmede eşi bulunmaz bir fırsat sunuyor. İnşallah bu adımımız, sanayi ve teknoloji alanında gelecek nesillere örnek olacak; ülkemizi orta gelir tuzağından hızlıca kurtaracak; büyümemizi daha güçlü kılacak bir adım olarak, tarihe geçecek. Uyguladığımız tüm politikalarda çevreye daha duyarlı, daha yeşil bir üretim ekosistemini teşvik edeceğiz.  Gençlerimize nitelikli iş imkânları sağlayıp; sanayi ve teknoloji üretiminde söz sahibi ülkeler arasında yer almak istiyoruz. Nihai hedefimiz belli. Türkiye’yi küresel eğilimlere yön veren, öncü bir aktör haline getirmek. Bunu da hep birlikte başaracağız.

Bakan Varank, konuşmasında 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi bağlamında hedeflerine ulaşmak için belirledikleri 5 ana bileşen ve 23 alt politikayı şöyle sıraladı:


YÜKSEK TEKNOLOJİ VE İNOVASYON:

-           Teknolojik Yetkinlikler ve Sektörel Yol Haritalarının Belirlenmesi.

-           Öncelikli Sektörler için Stratejik Malzemelerin Geliştirilmesi.

-           Ar -Ge’de Ekosistem Anlayışı ve Mükemmeliyet Merkezleri

-           Teknoloji Standartlarının Gelişimine Aktif Katılım, Test Merkezi ve Sertifikasyon

-           Yıkıcı Teknolojilerde Küresel Girişimler

-           Fikri Mülkiyet Hakları Kullanımı ve Altyapısı

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE SANAYİ HAMLESİ:

-           Sanayinin Dijital Dönüşümü

-           Sanayinin Kurumsallaşması ve İhracatı Güçlendiren Adımlar

-           Rekabet Öncesi İşbirliği ile Sanayi ve Teknoloji Alanları

-           Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı

-           Yatırım Ortamının İyileştirilmesi ve Yeni Yatırım Teşvik Sistemi

-           Bölgesel Kalkınma, İstihdam ve Markalaşma

-           Sanayinin Finansmanını Güçlendirecek Yeni Yaklaşımlar

GİRİŞİMCİLİK:

-           Girişimcilik Ekosisteminin Etkin Bir Yapıya Kavuşturulması

-           Teknoloji Tedarikçisi ve Girişimcilerini Güçlendiren Politika ve Uygulamalar

BEŞERİ SERMAYE:

-           Sürdürülebilir İlerleme için Beşeri Sermayenin Gelişimi

-           Araştırma ve Geliştirme Yetenek Kapasitesinin Artırılması

-           Açık Kaynak Platformu ve Türkiye’nin Yazılım Kapasitesinin Artırılması

ALTYAPI:

-           Veri İletişimi ve Açık Veri Reformu

-           Bulut Bilişim ve Veri Merkezi

-           Siber Güvenlik Standartları ve Altyapı

-           Ulusal Blokzincir Altyapısı

-           Sanayinin İki Kaldıracı: Lojistik ve Enerji


Bu haber 362 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum