Hastalığın Adı...
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
KAPT. LEVENT AKSON

KAPT. LEVENT AKSON

Hastalığın Adı...

06 Ağustos 2009 - 14:52

Charles Darwin,  “Türlerin Kökeni” isimli eserine Aristo’ nun ünlü sözünü alarak başlar ;     “Yağmur mısırları büyültmek için yağmaz, mısırlar yağmur yağdığı için büyür”

Dünyanın  2003 / 2008 yılları arasındaki ekonomik büyümesinden en fazla payı denizciler aldı , geçen yıl Ekim ayında Amerika Birleşik Devletleri’ nde başlayan mali ve onu takip eden ekonomik krizden de en fazla payı aldığı gibi.

Geçtiğimiz sonbaharda meşhur Baltık kuru yük  endeksinin ( BDI) çöküşü uluslararası bir haber oldu ve milyonlarca kişi izledi.

Denizcilik Sektörü dünya ekonomisinde çöküşün başını çeken sektör olarak ün kazandı ve en kötü çöken sektör oldu.

Böylece kötü şöhretini de perçinlemiş oldu. Geçen yıl haziran ayında capesize gemiler günde 300.000 Amerikan Doları kazanıyor iken kasım ayında 2400 Amerikan Doları gibi utanç verici bir seviyeye indiler. Son durak olmaya yetecek kadar ciddi bir seviye.

***

Peki, ne oldu da Denizciler 2003 yılından 2008 yılının sonbaharına bu kadar çok mutlu oldular ? Ne oldu da torunlarına “bizim zamanımızda 180.000 bin tonluk bir dökmeci gemi günde 300.000 Amerikan Doları’ na bağlanıyordu” gibi cümleler kuracaklardı .

Son 30 yılda , denizcilik marketinde oluşan yükselmeler incelendiğinde ortaya  somut bir gerçek çıkar, o da  küresel ekonomik büyüme. 1973/ 1975 , 1979/1982 ve son olarak da 2004/2008 ( son 3 ay hariç ) yılları arasında  küresel ekonomik büyüme yüzde 5 ve üzerinde gerçekleşti ve beraberinde ticaret hacminde genişleme ve deniz ticaretinde yükselmeyi getirdi.
Şimdi, şöyle bir soru sorulabilir : Peki neden ilk  2 yükselme 18 / 24 ay sürdü de deniz ticaretindeki son yükselme 5 yıl devam etti ???

2001 ve 2008 yılları arasında dökme yük gemisi talebi , gemi arzından daha hızlı yükselmiş ve bu da navlunların ciddi şekilde artmasına neden olmuştur. Bu yıllar arasında talep yılda 6.9 büyürken arz yüzde 5.5 da kalmıştır.

Sorularımıza devam edelim : Pekala , küresel  ekonomik kriz olmasa idi navlunlar böylesine yüksek devam edecek miydi ??

Geniş anlamda arz ve talebin temelleri, filonun üretkenliği ile dengeleniyor. 1980 senesinden bugüne kadar dünya deniz taşımacılığı incelediğimizde her bir gemi deadweight’ inin bir yıl içerisinde 7.8 ton taşıdığı görülecektir. Bu verimlilik ( oran) 80’ lerin ortalarında denizcilikte yaşanan kriz, ilk  Körfez Savaşı ve Asya finansal krizlerinde düşüş kaydetmiş, 7.4 tona kadar gerilemişti ve bugün çok hızlı bir düşüş gözleniyor. Bu yıl gelmesi beklenen 160 milyon ve 2010 yılında gelecek 400 milyon ilave deadweight dikkate alındığında deniz ticaretinin dengelenebilmesi için bu yıl 500 milyon ton, 2010 yılında 750 milyon ton ve 2011 yılında ise 540 milyon ton ilave yük talebinin markete girmesi gerekmektedir. Oysa Çin, bu yıl geçen yılın 200 milyon ton altında demir cevheri alacağını açıkladı.

Yukarda açıklamalar net olarak gösteriyor ki, küresel ekonomik kriz olmasa bile navlunlar çılgın seyrine devam edemeyecekti. Bu nedenle denizcilerin, marketin düşmesini salt küresel krize bağlamasını doğru bulmuyorum. Denizcilerin dizginlenemeyen iştahları bir noktada kendi sıkıntılarını da hazırlamış oldu.

Tablo kötü, ancak denizcilerin ilk defa karşılaştıkları bir durum değil.  Peki bu durumda denizcilerin aldıkları önlemler nelerdir ?

Bugüne kadar oluşan kriz dönemlerinde denizciler ellerindeki Kare Ası ortaya koyarlar. Oldukça iddialı bir cümle olsa da bana göre denizcilik ekonomisinin Kare Ası. İlk As , kontrat ya da kirası olmayan gemileri spot marketin ölü navlunlarıyla uğraşmak yerine derhal (laid-up) etmek, ikinci As ekonomik sürat ile seyir yapmak, üçüncü As yaşlı ve verimsiz gemileri hurdaya çıkarmak, son As ise yeni siparişlerin iptali ya da ötelenmesi ve böylece olabildiğince çok kapasitenin marketten çekilmesi.

Denizcilerin Kare Ası şu ana kadar son derece başarılı gidiyor, market zor da olsa dengelenmeye çalışılıyor. Bu yıl yeni gemi siparişleri 60 milyon dwt kadar iptal edildi ya da ertelendi.  Dünya tersanelerindeki kaymalar ve iptaller toplam siparişin yüzde 45’ ini oluşturdu. Bu yılın ilk yarısında  tersaneler 30 milyon dwt yeni gemi teslim ettiler, 16 milyon dwt hurdaya ayrıldı, yani filo 14 milyon  dwt büyüdü, ya da yüzde 1.2 diyebiliriz. Bu hesaba göre bu yıl yüzde 2.4 olur ki 2008 yılının yarısı. Yani şok edecek bir durum yok. Fakat unutulmamalı ki, asıl sorun azalan talep, filo büyümesi değil.

İptal salgınının ne derecede ciddi boyutta olduğunun barometresi ana makine üreticilerindeki gelişmeler gösteriyor. 

Wartsila 428 milyon Amerikan Doları iptali teyid etti, bu da makine başına 3-4  milyon Amerikan Dolarından 100’ den fazla gemi demek. 

Wartsila ayrıca 1 milyar Amerikan Doları siparişin riskte olduğuna dair uyardı, bu da 250-300 gemi daha demek.  Buna bir de MAN BW’ in 500 milyon Amerikan Doları iptal raporunu da dikkate alırsak 125-150 geminin daha iptal  edildiğini söyleyebiliriz. Denizciler ellerindeki kartları iyi oynamaya başladılar.

Görünen o ki , denizciler uzun soluklu bir mücadelenin içindeler. İyimser hissiyatlar bu krizin bu yıl sonunda bitebileceğini düşünüyorlar, daha az iyimser olanlar ise 2010’ un sonunu güneşli görüyorlar, ancak görünmek istenmeyen bir gerçek var, dünya ekonomisi bu yıl değil büyüme yüzde 1.3 küçülme gösteriyor, 2010 yılı için beklentiler ise bu yıldan pek farklı değil.

Yazımı, piyasanın yükseleceği beklentileri içerisinde olanlar için dış basında yazılan bir şaka ile tamamlamak istiyorum. 

Adamın birini doktoru arar ve der ki “size bir iyi bir de kötü haberim var” Adam “tamam , bana iyi haberi söyleyin” der . Doktor “Şey, birkaç hafta önce yaptırdığımız testleri hatırladınız mı ? İşte o hastalığa sizin adınızı verecekler”.

Bu yazı 1015 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum