Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Hakkı Toros: "Centilmence Bir Yarış Olsun"

İzmir DTO Başkan Adaylarıyla röportajlarımızdan ilkini Hakkı Toros ile gerçekleştirdik. Hakkı Toros değişim grubu ile DTO İzmir'de iktidarı gençlere devredeceklerini söylüyor.

Hakkı Toros: "Centilmence Bir Yarış Olsun"

İzmir DTO Başkan Adaylarıyla röportajlarımızdan ilkini Hakkı Toros ile gerçekleştirdik. Hakkı Toros değişim grubu ile DTO İzmir'de iktidarı gençlere devredeceklerini söylüyor.

Hakkı Toros: "Centilmence Bir Yarış Olsun"
05 Şubat 2009 - 00:59

Hakkı Toros: "Centilmence Bir Yarış Olsun"

Bilindiği gibi Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesinde önümüzdeki Perşembe günü Genel Kurul ve seçimler yapılacak. İstanbul tek liste seçime girerken İzmir'de mevcut Geza Dologh ekibinin karşısına Hakkı Toros ve Değişim Grubu çıktı. Biz de DenizHaber olarak seçimin nabzını yerinde tutuyoruz. Bu anlamda İzmir DTO Başkan Adaylarıyla röportajlarımızdan ilkini Hakkı Toros ile gerçekleştirdik. Hakkı Toros değişim grubu ile DTO İzmir'de iktidarı gençlere devredeceklerini söylüyor.

Müh. Hakkı Toros ile İzmir Muhabirimiz Naime Yüksel konuştu. İşte virgülüne dokunmadan Hakkı Toros'a sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar:

DenizHaber: Sizi biraz tanıyalım öncelikle,  denizcilik yüksekokuluna girme fikri nasıl çıktı?

Hakkı Toros: Denizcilik okuluna girme fikri enteresandır. Esasında ben çok detaylı bilmiyordum. Atatürk lisesinden bir ağabeyimiz orada okuyordu. O da sporcu. Onun sayesinde girdim. O rahmetli oldu bir uçak kazasında. Sapanca da mühendislik yapıyordu gayette başarılıydı. O böyle bir okuldan bahsetti. O zaman ben İzmir’de yaşıyorum ama onu okuldan tanıyordum. Yatılı bir okul olduğundan bahsetti. Biz memur çocuğuyuz. Bizim Toros soyadımız mesela çok eskilere dayanır. Benim babam da ordan geçmiş çok iddialı bir demiryolcuydu. Türkiye’nin ilk Toros soyadıdır. O dönemler Adana’daymış. Soyadı kanunu çıktığında da ben Toros olacağım demiş. Hatta rahmetli babam şöyle bir şey anlatırdı. 3-5 gün sonra Adana’nın zenginlerinden biri gelmiş. O zamanlar soyadı tek bir ailede oluyordu sonra nüfus çoğalınca başka ailelerde almaya başladı. Adana’nın zengini ‘ben nasıl düşünemedim, bu Toros soyadı burası için çok önemli, sen almışsın bu soyadını. Sana yüklü bir para vereyim soyadını değiştir. Torosoğlu olsun veya başka bir şey olsun’ demiş.  Babam da ‘ Ben şerefimi satmam’ demiş.

DenizHaber: Okuldan sonra ne gibi çalışmalarınız oldu?

Hakkı Toros: Denizcilikte küpeştecilik diye bir tabir vardır. Para neredeyse oraya koşarsın. Ben öyle değilim. Ben başladığım bir işi sonuna kadar götürürüm. Ben devamlı deniz nakliyatta çalıştım.

DenizHaber: Geçmiş dönemde sosyal faaliyetler, dernekler, yöneticilikler  var mı?

Hakkı Toros: Gayet tabi var. Ben İzmir’i çok seviyorum. Aile bağlarımız çok kuvvetli. Deniz nakliyatta 11 sene çalıştıktan sonra İzmir’de bir gemi onarım firması kurdum. İşe öyle başladım. İyi iş yaptıkça, mesleği de bildikçe geliştik. Teknik onarımlarla ilgileniyoruz. Askerlikle beraber 12 senelik bir deniz geçmişim var. Onarımla başladım fakat işinizi iyi yaptığınız zaman her zaman gelişip kazanıyorsunuz. Ben bunların yanı sıra  gemiye teknik malzeme temin ediyorum. Bütün dallarda experlikler aldım. Ray Sigorta birlikte çalışma teklif etti.Onların işlerini yapıyoruz. 

Sonra Llyods geldi. Yaptığımız onarımları gördü ve 4 yıl onlarla çalışmaya başladık. Kapasiteyi arttırdık. İzmirli olmanın avantajları var. Llyods’un sadece gemi değil bir de Q&Q (Quality&Quantity) dediğimiz branşı var. Dışa satılan malları için buradaki kalite-kontrolü biz  yapıyoruz. Mesela bir demir ihraç ediyor Amerika’ya burada onun bütün tesislerinde bulunuyorsunuz. İşler artınca Llyods bir ofis açma gerekliliğini dile getirdi. Çünkü biz işe bakıyoruz fakat sertifika veremiyoruz. İstanbul’a yazıyoruz onlar gönderiyor. Bu da gemiler için bazı işlerde zaman alıyor. Ofis açma fikri bize de cazip geldi. Şahıs ve limited olmak üzere 2 şirketim vardı onları kapattım. 1991’den 2000 e kadar burası Lloyds ofisiydi. 2000 yılında krizler yüzünden iş kapasitesi düşünce 1 sene kadar evden home-office olarak çalıştık. Fakat yürümedi ve Llyods’la yolları ayırdık.

Ondan sonrada ben bağımsız olarak çalışmaya başladım. Mesela birisi bir gemi almak istiyor.Yurtdışına gidiyorum ‘Bu gemi alınır’  ‘size şu masrafı açar’ gibi bilgiler veriyorum. Hatta çok enteresandır Cumhuriyet tankeri, Türkiye’nin ilk doubleskin tankeridir. Kontrol firması Türk. Beni teslim kontrolleri için çağırdılar, 1 hafta Kore’de onlara destek verdim.Türkiye’de ilk defa bir Türke verildi. Bundan önce hep Yunanlılara, İngilizlere  verilirdi. 

Mesela Çeşme de bir yolcu gemisi vardır Reca, onu Danimarka’dan ben aldım. Bu gemiyi aldığım şirket  Danimarka’nın en büyük firmalarından biri daha sonra da bu sayede  iş teklif ettiler bana. Bunun gibi 6-7 gemi daha var teknik hizmet verdiğim. Şu anda da İzmir’de miktarı yüksek bir bilirkişilik işi olduğu zaman, hakimler zaten tanıyor direkt ‘Sen’ diyorlar. Enteresan bir durumda var; ‘yazdığınız  raporlara şimdiye kadar da hiçbir itiraz gelmedi. Bu bizim için büyük bir rahatlık oluyor’ diyorlar. Senelerin birikimi. Benim 40 senedir çizgim değişmedi. Her şeyiyle denizciliğin içinden geldim. Gemi hayatı, onarımı, sigortacılığı, birde işin ticaret yanı var.

DenizHaber:  Deniz Ticaret Odası yönetimine aday olma fikri nasıl oluştu?  Mevcut Yönetimin  eksikliğinden mi yoksa başka nedenler mi var?

Hakkı Toros: Hem o var hem de benim yapımdan kaynaklanan sebepler var. Bugün çocuklarıma da bunu tavsiye ediyorum. Bir meslek grubunda, mesleğiniz neyse  orayla ilgili dernekte, odada mutlaka görev alın. Yani tepedekileri şikayet etmeye hakkınız olsun. Sen elini taşın altına koymadıkça şikayet etmeye bence hakkın yoktur.

DenizHaber: Peki bu kadar süre  sonra böyle bir karar vermek ilginç, çünkü ticaret odasının geçmişi çok eski.

Hakkı Toros: Ben zengin birisi değilim. Bu işlerle uğraşmak için artık biraz rahatlamanız lazım. Bundan 10 sene önce bu işlere giremezdim. Çünkü belirli bir maaşım vardı, çocuklarım okuyordu, koşturuyordum ve dolayısıyla  zamanım yoktu. Şimdi çocuklarım büyüdü, çalışıyorlar,  zamanım var, birikimim var belki daha önce olsaydı yapamazdım. Birikimim yoktu, hazır değildim.

DenizHaber: Deniz ticaret odası başkanlığı maaşlı bir görev mi?

Hakkı Toros: Değil tabi ki. Bu bir özveri. Çalışırken olsaydı, işlerim aksardı faydalı olamazdım. Dernek ve odalara bir şey bekleyerek gelenler belki bir şeyler kazanır ama bence kazanılmaz. Bu manevi bir tatmin. Bu görüşün de değişmesi lazım. Ne alabilirim değil ne verebilirim amacıyla girilmesi lazım bu yerlere.

DenizHaber: Broşürünüzü inceledim, Değişim Grubundan bahsediyorsunuz fakat herhangi bir isim, kadro yer almıyor altında.

Hakkı Toros: Denizcilik sektörünün 15-20 dalı var. Zaten buradaki meclis üyeleri 20 kişi. Meclis başkan adayları içinden bir kişi seçilecek, karar verilecek. İsimlerini açıklamıyoruz onların henüz, çünkü çok fazla terbiyesizce üstlerine gidiyorlar.

DenizHaber: İzmir limanının bölgede bir dağıtım limanı "hub port" olma iddiası var. Siz göreve geldiğiniz zaman neler yapmayı düşünüyorsunuz İzmir limanıyla ilgili, bir projeniz var mı?

Hakkı Toros:  Var tabiiki..Hiçbir zaman şimdiki yönetimi yermek için söylemiyorum. Benim gördüğüm duyduğum öyle problemler geliyor ki. Benim zaten yüzlerce defa gördüğüm problem. Şimdiki Yönetimde masa başından bazı şeyler idare ediliyor. Limandaki müdürle bence 5 dakikada çözülmesi gereken sorun, yazışmalarla 3 ay sürüyor. Sorunlar  masa başında değil sahada çözülmeli. Tersane olaylarında, yat limanı olaylarında üst kademede çoğunlukla denizci kişiler var şimdi. Bence Binali Bey’in en büyük başarılarından biri bu. Zaten kendisi de beyan etti Balık Gününde, ‘ ben çok zeki bir insan değilim fakat bu kadrolara bilen kişileri getirdim’ dedi. Her meslek grubunda meslekten yetişmiş kişiler geldiği zaman çözümün bulunması çok daha rahat oluyor.

DenizHaber: İzmirin bir tersane sorunu var. Şimdi de  Türkiye’de ve dünyada olan krizin yansıması tersanecilikte de kendini gösterdi. Bu kriz ortamını da göz önüne alırsak İzmir’in tersane sahibi olmasıyla ilgili Çandarlı körfezinde bir tersane projesi var ona nasıl bakıyorsunuz?

Hakkı Toros: Çandarlı gayet tabii olmalı.Fakat zaman alacak bir proje. İzmir limanı kaç senede bu hale geldi. Diyorsunuz ki ekonomik bunalım. Ben iddia ediyorum bu krizde bile İzmir’deki, Ege’deki tersane büyük para kazanır.Çünkü  geçiş yerinde. Hiç kimse, bu etrafta bir olay olduğu zaman, Çanakkale veya  İstanbul Boğazı geçip oralara gitmek istemiyor. Hala da bir yerimiz yok burada. Bugün İzmir Belediyesi, yolcu gemisi yaptırmak için istanbul’a ihaleye çıkıyor, kimse vermiyor. Burada, İzmir’de bu potansiyel var. İzmirli mühendislerle İzmirli, kendi gemisini kendi yapar burada. Deniz Ticaret Odası, şu anda  acenta ağırlıklı bir odadır. Sadece acentalarla ilgilenir.

DenizHaber:  Ben geçmiş yıllarda burada yönetimde olsaydım şimdiye kadar bu tersaneyi almıştık diyebiliyor musunuz?

Hakkı Toros: Evet, diyebiliyorum. Acentalar da önemli fakat denizcilik sektörü sadece acentalar değil.Bir tersane, yat limanı olduğu zaman acentalar daha çok para kazanacak. Çünkü gemi burada daha fazla kalacak. Biliyorsunuz acentalar onarımlardan da pay alır.

DenizHaber:  İzmir Limanına yakın bir yat limanı mı düşünülüyor burada?

Hakkı Toros: İzmir’in Pasaport’ta da bir yat limanı olabilir Karaburun tarafında da olabilir. Ama bizim şimdiye kadar işittiğimiz Deniz Ticaret Odası, bu yolda etkin olamıyor. Çünkü üst kademeler bazı şeylerden şikayetçi. ‘Bize doğru dürüst fizibilitelerle gelen, konuyu anlatan birisi yok. Bize yardımcı olan birisi yok’ diyorlar.  Yani meslekten birisi yok. Bize proje getirip takip edecek yardımcı olacak kişiler yok. Sadece Ege’ye tersane istiyoruz diyorlar. Fakat bir şeyler yapıp bunun altını doldurmak lazım. Mesela Deniz sökümcülerinin, geri dönüşümcülerinin büyük problemleri var. Onlarla ilgili hiçbir çalışma yapılmıyor. Onlara bir takım şeyler yapılarak destek olunabilir. Sonra yat yapımcıları için Çaltıdere’de bir yer konusu var, hala görüşülüyor. Maliye Bakanlığına kiralanıyor belirli seneler için. Ücret konusunda çok fahiş fiyat isteniyor. Orada devreye girilebilir bu işsizlikte. Bugün İzmir’e bir tersanenin kazandırılması, minimum 1500- 2000 kişiye iş kapısı anlamına gelir. İzmir maalesef artık küçüldükçe de küçülüyor. İzmir bu konuların hiç üstüne düşmedi. Bırakın kazandırmayı elindeki tersaneler yok oluyor.

DenizHaber: Alaybey tersanesi ne oldu, son durum nedir?

Hakkı Toros: Gölcük depremi olduğu zaman Gölcük’ün bir kısmı buraya gelecekti. 11 tane Amerikalı tersane müdürü fizibilitesi yapılmış 2 milyar dolarlık bir projeyle geldi. Bizde biliyorsunuz her şey unutulur. Gölcükte üst kademelerde bulunanlar vazgeçtiler projeden. Hatta İnciraltı’nda donanma komutanlığına binalar yapıldı. Şimdi Güney Deniz Saha Komutanlığı kullanıyor orayı.

DenizHaber: Şu andaki mevcut yönetimde en çok beğenmediğiniz, eleştirdiğiniz şey nedir?

Hakkı Toros: Ben..Ben..Ben…Ben merkezli bir yönetim.

DenizHaber:  Gençlerin önünü mü açmıyorlar?

Hakkı Toros: Maalesef. Mesela, Geza Bey  20 senedir orada. Gençlerin önünü açmak lazım, katılımcı olmak lazım.Bir takım kurumlarla kavga ediliyor. Mesela gemi mühendisleri odası bir fikir veriyor, onu kendi fikriymiş gibi empoze ediyor.O zaman da gayet tabii karşı tarafta bir tavır alıyor. Halbuki bırakmak lazım. Bir şey kazanıyorsa, İzmir kazanıyor. Bırakın adınız geçmesin.

DenizHaber:   Ön plana kendi adını mı çıkartıyor yoksa Deniz Tic. Odası İzmir şubesi olarak mı adını duyuruyor?

Hakkı Toros:  Hayır kendi adını ön plana çıkartıyor. Tabi oranında başkanı olarak. Ben elle tutulur bir şey üretilmediği kanısındayım. Muhakkak bir şeyler yapılmıştır 20 sene içinde. Ama birşeyler üretilmedi. Son meclis toplantısında 45dakika. faaliyet raporu okundu, kendi meclisi olduğu halde, bir tane alkış yok. Bu da olayın tamamen kanıksandığını gösteriyor.

DenizHaber: Geza bey için başarıyı doğal mı karşılıyorlar yoksa faaliyet yok diye mi!?

Hakkı Toros: Yok faaliyet olmadığından. Körler sağırlar birbirini ağırlar durumu.

DenizHaber:  45 dakikalık faaliyet raporunda nasıl bir şey olmuyor? 45 dakika ciddi bir süre.

Hakkı Toros:  Valla artık o sizin yorumunuza kalmış. Ben mesela teknik adamım, bir sayfalık şeyi 2 satırda söylerim. Bazıları da detay anlatır. Bu tarz meselesi

DenizHaber:   Burası bir şube istanbuldaki deniz tic. Odasının İzmir şubesi....

Hakkı Toros: Bir şube merkezle iyi ilişkiler içinde bulunması lazım. Yoksa faaliyet gösteremez. ‘İzmir için bir şey yapılması’. benim bütün derdim bu. İzmir için bir şey yapıldığını görmüyoruz biz. Deniz Tic. Odası yeterince aktif değil. İzmir’e bir şey kazandırmıyor. Size bazı şeyleri göstermek mecburiyetindeyim. Geçen sefer seçime girerken faaliyet raporu içerisinde yer aldı; İzmir DTO'ya hizmet binası yapılması; parası da ayrılmıştı. Ne oldu bu bina' Neden yapılmadı? Ayrılan para ne oldu? Bu soruların cevaplanması gerekir...

DenizHaber:  İzmir Tic. Bürosu yeni hizmet binasına kavuşacak diye söz vermişler. Ne oldu peki sonuç nedir? Çok güzel çizimleri, projeleri var.

Hakkı Toros: Bizim en büyük amacımız DTO İzmir üyelerine bir lokal kazandırmak. Lokal belki direkt alınmazi kiralanabilir, her şey olabilir.  Şu anda DTO bir dairede faaliyet gösteriyor; tapusu da İstanbul'un üzerine. Gerçi haliyle öyle olacak orası merkez olduğu için. Duyduğuma göre de ek yer olarak 6. katı da kiralayalım diyorlarmış. Bana göre yanlış. Birisi birinci katta birisi altıncı katta. Müstakil bir yer kesinlikle olması gerekir. Hatta o zaman oranın parası da hazırdı.

DenizHaber:   Bu para ne oldu diye Meclis'te soracak mısınız?

Hakkı Toros:  Vallahi belki ilerde sorulur. Aslında şunu da sormak lazım; bunca yıldır ne değişti. Özellikle gençlerin de önünü açma noktasında. Ben onu söylüyorum; benim için bile geç böyle şeyler...

DenizHaber:  Peki siz nasıl açmayı düşünüyorsunuz gençlerin önünü?

Hakkı Toros: Ben gençleri cesaretlendirmeyi düşünüyorum. Bana son  günlerde öyle telefonlar geliyor ki... Beni bu telefonlar motive ediyor. “Abi biz yapmak istiyoruz ama korkuyoruz bizle oynarlar çıkarttırmazlar bizi önümüzü keserler” diye endişeler var...

DenizHaber:   Geza Beyi Arkas destekliyor diye bir imaj var. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Ayrıca sizi kim destekliyor?

Hakkı Toros: Ben Arkas'ın voleybol takımının fanatiğiyim. Bütün maçlarına giderim. Bay Lucien protokolde oturur, istesem ben de oturabilirim ama ben antrenörlerin yanında oturmayı tercih ediyorum.  Aramızda 3 metre mesafe olur. Geza Bey Arkas'ın ilkokul-ortaokul arkadaşı. Zaten 5-6 sene önce aktif görevden ayrılmış oradan. Ama bu ilişkisini Geza Bey çevrede iyi kullanıyor. İzmir'de yarın bir gün yüzyüze bakacağız. Benim aleeyhte söylentiler çıkarttığımı iddia ediyorlar ki böyle bir şey yok. Ben birşeyler kazandırmak istiyorum. Bir de şu var ki ben yanlış buluyorum: İstanbul beni destekliyor diyorlar bir de. Ne demek ki bu?  Burası izmir...

DenizHaber: Evet İzmir ama, merkezle de iyi ilişkiler içerisinde bulunmak gerekmez mi buradaki şube yönetiminin...

Hakkı Toros: Evet ama benim iyi olmayacağımı kim söyleyebilir? Belki çok daha iyi olacak? Ve ben eminim ki başarırsak bu işi İstanbul da hakikaten bu değişim bize bir farklılık getirdi diyecektir. Bunu göstereceğiz.

DenizHaber: Şansınızı nasıl görüyorsunuz?

Hakkı Toros: Ben sporcuyum, Hiçbir maça kaybetmek için çıkmam. Bir keresinde, öğrenciyken, Üniversitelerarası Spor haftası'na gittik Trabzon'a. Ben kaleciyim. O zaman Nihat'lar Fethi'ler var, Es-Es olduğu zaman. Onlar da Eskişehir Akademi gelmişler. Geldiler yalnız bizim grupta  iddamız çok az onların daha fazla. Rafet abi vardı Güverteden. O da  menejerimiz gibi. Geldi. Benim üstünlüğüm şöyle; okuldakilerin çoğu benim gibi profesyonel sporcu değil. Biz işin her yönünü biliyoruz. Hakemleri vesaire. Çıktığım maçlarda beni hakemler kaç sene öncesinden tanırlar. Adamlar bize şu teklifle geldiler: “sizin şansınız yok berabere kalalım”  Akçaabatta yan bir sahada oynuyoruz. Ben dedim ki ben şike maçı oynamam ve oynamadım. Maçta ilk devre berabere sonuçlandı. 2. devre 3-0 mağlubuz. Adamlara ne oluyor demişler onlar da “siz denizcisiniz, ne yapacağınız belli olmaz, biz kendimizi garantiye alalım da” demişer. Maç da 3-1 bitti. Eğer şike maçı oynayacaksan spor yapma, sporu niye yapıyorsun?

DenizHaber: Peki bu seçimlerde şike ihtimali var mı burada?

Hakkı Toros:  Şike ihtimali yok ama İstanbul baskısı oluyor. Ben çıkınca Arkas'ın karşısında bir grup çıktı diye lanse ettiler hiç alakası yok. Ben işbirliği yapalım tekliflerini de yaptım.

DenizHaber: Denizcilik medyası olarak Sayın Geza Dologh'un yaptığı bir iyi çalışmayı söylememiz gerekiyor. Basın Danışmanı Nuran Hanım aracılığıyla bizlere yaptıkları çalışmaları sürekli olarak basın bülteni şeklinde gönderiyor. Biz de kamuoyuna duyuruyoruz. Hatta bu alanda İstanbul'dan bile daha iyiler. Burada da sanırım hakkını teslim etmek gerekiyor. Siz gelirseniz siz de bunu devam ettirecek misiniz?

Hakkı Toros:  Bu konuda çok başarılı. Gayet tabii ben de devam ettireceğim. Ama ben onun kadar medyatik olmam, onu söyleyeyim. Çünkü ben biyere çıkıyorsam bişeylerle çıkmam lazım. İşte “Dünya denizciliğinde personel eksiği varmış” herkes biliyor bunu. Bu benim çıkmam için neden mi? Bunlar sadece ffotoğrafının çıkması için...

DenizHaber: Ama o bültenlerde meclis faaliyetlerinden de bahsediliyor.

Hakkı Toros: Gayet tabii onlar olacak. Ama adını duyurdu odanın tamam duyurdu. Ama bana göre bitakım akıllı uslu yazılarla duyurulması lazım. Projeler olması lazım. Seminer yapılmıştır onunla çıkarım. Efendim “dünyada deniz ticareti kötüye gidiyor” herkes biliyor bunu zaten? Deniz Ticaret Odası başkanı dedi ki.... İyi de biz ne yapacağız? Sen ne yaptın üyelerine, ne yapacaksın? İzmir DTO üyelerine ne yapacaksın? Onlara ne istiyorsun? Onları toplayıp da beyler bilmem ne filan. Ben orada Hiçbir şeyim, bazen gemi hakkında armatörün acentenin bir problemi olduunda bana soruyorlar. Oraya sordukları zaman cevap alamıyorlar ki çünkü. Cevap verecek kişi yok orada.

DenizHaber: Niye cevap vermiyorlar? Bu işi bilen kişiler biraraya getirebilir, onlardan yardım alabilirler, kendileri bilmeleri gerekmiyor her şeyi.

Hakkı Toros:  Oralardan da zaten hep benim adım geçsin istiyor. Gemi makineleri Odası, genç bir arkadaş, bir şeler yapmak istiyor.  Niye desteklenmiyor? İstiyor ki hep kendi adı çıksın. Bunu da ben yaptım. Ben herşeyi ben bilirim diye bir şey iddia etmiyorum. Bunca senedir bu işin içindeyim her gün yeni bir şey öğreniyorum. Kendi imkanlarımla yurt dışına toplantılara gidiyorum ve hala öğrenmeye çalışıyorum. Ve hala bu yaşta ben para kazanıyorum.

DenizHaber: Son olarak eklemek istediğiniz Bir şey var mı? Haftaya Perşembe yapılacak seçimler.

Hakkı Toros:  Son olarak söylemek istediğim şu: İzmir için artık bir şeyler yapılmalı.

DenizHaber:İzmir Denizcilik Eğitimi anlamında da güzel şeyler yapıyor. Dokuz eylül Üniversitesinde Güldem hanım ve ekibi güzel işler yapıyor. Eğitim konusuna yaklaşımınız nedir?

Hakkı Toros: Ben oraya derse de gidiyorum. 1 ay önce gene çağırdılar makinelerle ilgili yine ders verdim. Derneği ilk kurduğumuz zaman da biz oraya çocukları hoca olarak gönderdik. Vakıftan  çocuklara yardım ettik maaşları yetmediği için. Genç nesil hemen sonuç görmek istiyor. Ben onlara çocuklar acele etmeyin diyorum. Zaman ve tecrübe gerekir diyorum.

DenizHaber: Teşekkür ederiz bize vakit ayırdığınız için

Hakkı Toros: Bana bu imkanı verdiğiniz için ben DenizHaber'e teşekkür ediyorum.

GEZA DOLOGH NE DİYOR? OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

 

Bu haber 10805 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum