Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Doğu Avrupa: "GSYİH artışı yavaşladıkça ticari alacak riski artıyor"

Doğu Avrupa'nın bu yıl güçlü iç talep sayesinde yüzde 3 oranında istikrarlı bir büyüme sergilemesi öngörülüyor. Bununla beraber, bölgesel GSYİH büyümesindeki yavaşlama ve...

Doğu Avrupa: "GSYİH artışı yavaşladıkça ticari alacak riski artıyor"

Doğu Avrupa'nın bu yıl güçlü iç talep sayesinde yüzde 3 oranında istikrarlı bir büyüme sergilemesi öngörülüyor. Bununla beraber, bölgesel GSYİH büyümesindeki yavaşlama ve...

19 Eylül 2018 - 08:04 - Güncelleme: 19 Eylül 2018 - 08:04

Doğu Avrupa'nın bu yıl güçlü iç talep sayesinde yüzde 3 oranında istikrarlı bir büyüme sergilemesi öngörülüyor. Bununla beraber, bölgesel GSYİH büyümesindeki yavaşlama ve Avrupa bölgesine olan ihracatın yavaşlaması ile bu güçlü büyümenin 2019'da yüzde 2.5 seviyelerine inmesi bekleniyor. Bu durumun Doğu Avrupalı firmaların likidite pozisyonunu zorlayabileceği, buna bağlı olarak da ticari alacak riskinde potansiyel bir artışın tetikleneceği öngörüldü.

Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovakya ve Türkiye'de yerleşik bin 400'ü aşkın yurtiçi ve ihracat tedarikçisinden alınan geribildirimlere dayalı Doğu Avrupa ülkelerine yönelik Atradius Ödeme Davranışları Barometresi ile ilgili rapor 2018 Eylül itibariyle güncellendi. Buna göre; Doğu Avrupa'daki katılımcıların yüzde 25'inin önümüzdeki 12 ay içinde ortalama satış vadelerinin artmasını beklediklerini ortaya koydu (aynı dönem için düşüş bekleyen katılımcıların oranı yüzde 13). Daha uzun satış vadelerinin, firmaların likidite pozisyonunu olumsuz şekilde etkileyebileceği, bu nedenle B2B ticari alacak riskinde artış yaşanabileceği öngörüldü. Bu konuda en endişeli olanlar Türkiye (yüzde 43) ve Romanya (yüzde 30) katılımcıları oldu.

Doğu Avrupa'da yerleşik yerel B2B müşterilerin fonlama erişimindeki yetersizlik nedeniyle ödemelerdeki gecikmeler belirgin şekilde arttı (katılımcıların yüzde 68'inin bildirimi bu yönde olurken bu oran, geçen yıl yüzde 58.4 olarak gerçekleşmişti). Katılımcıların yaklaşık yüzde 31'i, yerel B2B müşterilerinin faturaları finansman temininde kullanmaları nedeniyle geç ödediklerini bildirdiler. Ayrıca, yerel B2B alacaklarının, genellikle müşterilerinin iflas etmeleri veya ticareti bırakmaları nedeniyle tahsil edilemediği belirtildi (katılımcıların yüzde 62'si, bir önceki yıl ise yüzde 55.8'i). Ancak, elektronik fatura düzenleyen bir çok Doğu Avrupalı katılımcı tahsilat hızında bir iyileşme olduğunu ifade etti. Katılımcıların yaklaşık yüzde 66'sı son bir yıl içerisinde B2B müşterilerine elektronik fatura iletti.

Doğu Avrupa ülkelerini kapsayan, Atradius Ödeme Davranışları Barometresi, ayrıca önümüzdeki altı ay içindeki küresel ekonomik büyümenin önündeki en büyük riskler ile ilgili firmaların görüşlerine yer verdi. Küresel ekonomik büyümenin güçlenerek devam etmesi ve 2018'de yüzde 3.2'ye yükselmesi beklendi. Aynı zamanda, genel görünümle ilgili riskler, ABD korumacılığı, ABD FED politikası, Çin'in 'sert inişi' ve önemli oranda artan jeopolitik riskle birlikte arttı. Korumacılığın önümüzdeki altı ayda ticaret savaşına dönüşme riski, araştırmaya katılanlar arasında en fazla endişe uyandıran husus oldu (yüzde 37.7). Bu durum en belirgin şekilde Türkiye'de belirtildi (katılımcıların yüzde 53.1'i).

Atradius N.V.'nin Pazarlama Başkanı Andreas Tesch, konu ile ilgili yaptığı açıklamada "2018, yüzde 3.2'ye varan küresel GSYİH büyümesiyle bir başka güçlü büyüme yılı olma umudunu veriyor. Bu oran, 2011 yılından sonraki en yüksek seviyedir. Bununla beraber, uzun dönemde ekonomik büyüme şansı, Avrupa tedarik zincirlerine sıkı sıkıya bağlı, ihracat odaklı Doğu Avrupa ülkeleri ekonomileri için azalmaktadır. Küresel ekonomide bir yavaşlama Doğu Avrupa ekonomilerine özgü bazı yapısal sorunlara yol açarak bu ekonomilerin büyümelerini zorlayabilir. Bu durum ticari alacak riskinde artışı tetikleyebilir. Buna dayalı olarak, alıcıların ödeme davranışlarına dikkat etmek ve alacak sigortası aracılığıyla ödeme/temerrüt risklerini sınırlamak önem kazanmaktadır. Böylelikle, Doğu Avrupa ile ticaret yapan firmalar, büyüme imkanlarını artırabilir, nakit akışlarını iyileştirebilir ve karlılıklarını koruyabilirler" dedi.

Bu haber 1035 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum