Türk Balıkçılığını Bekleyen Tehlike: Marmaray
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
ZAFER MURAT ÇETİNTAŞ

ZAFER MURAT ÇETİNTAŞ

Türk Balıkçılığını Bekleyen Tehlike: Marmaray

28 Mart 2005 - 15:06

Ülkemizde su ürünleri avcılığının toplam miktarının % 40 I Marmara denizi ile İstanbul boğazı civarında sağlanmakta olup,Bu bölgelerde 1800 civarında irili ufaklı balıkçı teknesi bulunmakta,yine bu bölgede 3 birliğe bağlı 50 civarında Kooperatif ler bulunmaktadır.

Yine bu bölgelerde denizcilik ve balıkçılıktan geçinen tekne sahipleri ,tayfaların yanı sıra Tekne boyacıları,tamircileri,imalatçıları,yakıt ve yağ bayileri,balık kasa ve ağ imal eden satan ,bayilik yapanlar ile olta malzemesi imal eden ithal eden ve satanlar.Makine satıcı tamir ve bayileri ,büyük tekneler için erzak pazarlayan firmalar ile ekmek fırınları kısacası onbinlerce insanın yaşamı olumsuz yönde bir anda Marmaray projesi nin yanlış uygulamaları nedeniyle alt üst olacaktır.

Binlerce yıldır 15 mart ile 15 –haziran arasında Karadeniz e göç eden su ürünleri canlıları 1 eylül ile 30 kasım arası tersine yani Marmara’ ya göç etmektedir.

150 yılı aşan zaman içinde yerli yabancı yüzlerce bilim adamı bu göçlerin zamanı konusunda araştırmalar yapıp literatürler yayınladılar, Kızıldeniz de tatlı su ile tuzlu suyun birbirine karışmadan akıyor olmasına benzer doğal süreç Türk Boğazların dada aynen devam etmektedir.

Göçlerini tamamlayan su ürünleri çeşitleri çoğalmış olarak tersine dönerlerken bu işten geçinenlerin yanı sıra milyonlarca insanda avlanan su ürünleri çeşitlerinden protein kaynaklarını ucuz ve taze olarak sağlayabilmektedir.
Balık göçlerinden bahsederken sadece halk tarafından bilinen ve ekonomik değeri olan su ürünleri olarak algılamamak gerekir,çünkü ekolojik zincir içinde yer alan deniz atı,iğnesi ,yıldızı,kestanesi ,kum midyesi,salyangozu ve buna benzer pek çok canlı türü zincirin bir parçası olup bu zincirden bir parçanın yok olması yada eksilmesi tüm ekolojik halkayı etkiler bozar..

Bütün bu gerçekler bilinmesine rağmen Marmaray projesini yürüten Japon TAISEI firması balık göç zamanının bittiği 15 haziran tarihinde çalışmaya başlamaları gerekirken 04.03 .2005 günü düzenlenen toplantıda çalışmalarının nisan 2005 te başlayacağını ilan etmiştir.

Yani 15 mart ta başlayan ve nisan ayında yoğunluk kazanan bir dönemde çalışma yapacaklarını açıklamışlardır.

Yıllar önce proje gündeme geldiğinde Balıkçılık ve Denizcilik kuruluşlarının görüşü alınmasına rağmen bunları yok sayıp çalışacaklarını ilan etmişler dahası çalışma yaparken bilimsel araştırma yapacaklarını da ilave ederek komiklik yapmışlardır.Üsküdar ile Saray burnu arasında deniz dibini 13 metre kazarak,dev kepçelerle dipten alınan toprağı çınarcık çukuruna boşaltmayı planlamaktadırlar,Bütün bu ileri sürdükleri teklifler Türk Balıkçılığının sonu olacaktır.

Ucuz ve taze protein almaya çalışan milyonlarca insanı da yakından ilgilendiren bu konu yakından takip edilmelidir,Zincirin halkalarından birinin zarar görmesi halinde et ürünleri tavana vuracak ,Su ürünleri çeşitleri müze ye kalkacaktır.

Marmaray projesinin İstanbul’ a neler getireceği ayrı bir tartışma konusu olup projenin uygulamalarından meydana gelecek ekolojik ve biyolojik zararların hayli yüksek olacağı projenin getirisinden çok götürüsü olacağı görünen bir gerçektir.

Anlayamadığımız bir başka husus ise tüm denizcilik fakültelerinin bu proje takvimine karşı görüş vermelerine rağmen İzmir 9 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi neden ısrarcı bir tutum içersindedir.

Bütün araştırmaları devam eden bir mantıkla Türk Boğazlarında binlerce yıldır devam ede gelen yaşamsal gerçeği yok saymak ve yeniden keşfetmek kızıl denizdeki gerçeği inkar anlamına gelmektedir.

Balıkçıların, Balığı sevenlerin, Denizcilerin, Çevrecilerin, Fakültelerin, kısacası tüm Yurttaşların Marmaray projesinin çalışma takvimi yakından takip ederek duyarlılık göstermeleri geleceğimiz açısından bir zorunluluktur.

Bu yazı 540 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar