Rüzgar Devrimine Rağmen Nükleer Enerji?
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Dr. UYGAR ÖZESMİ

Dr. UYGAR ÖZESMİ

Rüzgar Devrimine Rağmen Nükleer Enerji?

24 Eylül 2011 - 09:14

Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Kumi Naidoo, kuruluşun 40. Yıl dönümünde, kampanya odaklarını, çıkmaza girmiş BM iklim Görüşmeleri yerine, kirliliğe neden olan şirketleri çevre suçları ile yüzleşmeye kaydırdıklarını söyledi. Greenpeace’in en son kampanyaları Nike, Puma ve Adidas gibi Çin’in nehirlerini kirleten spor markalarını hedef aldı. Bu markalar kampanyadan sonra Greenpeace’in isteklerini yerine getireceklerini açıkladı. Greenpeace bu markaların 2020’ye kadar tamamen zehirli maddelerden arınmış olmasını talep ediyor. Dünyaca tanınmamış markalara ise, bu markaların bağlı olduğu şirket toplululukları üzerinden tüketici baskısı kurmak hedefleniyor. ABD Koch ailesi bu topluluklardan birisi. Bu sektöre yönelik strateji geliştirmek için de mali kaynak ayrılmış durumda. BM iklim müzakereleri, Kopenhag’ta 2009’da yapılan dünya önderlerinin bağlayıcı  nitelikte seragazı salımını azaltmayı yasal olarak kabul etmediği buruk zirveden sonra, beklenen anlaşmayı sağlayamadı. Naidoo, “BM süreci karışımın hala önemli bir parçası, ancak kampanya önceliklerimiz değişti. BM’ye verdiğimiz ağırlığı çalışanın ayırdığı zaman ve kampanya kaynakları bakımından en az %50 azalttık” dedi. Bu senenin sonunda Durban’da yapılacak olan BM iklim konferansında bir anlaşmaya varılması artık beklenmiyor.

Ancak küresel ısınma bütün hızıyla sürüyor. ABD Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi'ne göre, Kuzey Buz Denizi'nde deniz buzunun kapladığı alan uydu kayıtlarının başladığı 1979'dan beri ikinci en düşük seviyesinde. 2007 yılı 4,14 milyon kilometre kare ile en düşük ölçümün kaydedildiği yıl oldu. 10 Eylül Cumartesi günü, toplam buzla kaplı alan 4,35 milyon kilometrekare ile 2007 yılının sadece çok az üzerindeydi.

Uluslararası Rüzgar Enerjisi Konferans ve Fuarı (WindPower Turkey 2011), İstanbul’da Polat Renaissance Otel’de başladı. İki gün sürecek olan fuar ve konferans, yenilenebilir enerji sektörünün önemli şirketlerini de bir araya topladı. İyi haber Avrupa Rüzgâr Enerjisi Kurumu EWEA'nin başkanı Christian Kjaer'e göre  enerji üretiminde ilk üçe girebilmesi için önünde engel olmayan Türkiye, rüzgar enerjisi yatırımcıları için öngörülebilir ve cazip bir pazara sahip. Rüzgar Enerjisi Türkiye 2011, rüzgar enerjisi endüstrisindeki potansiyel büyümesinin farkında olan Türk ve uluslararası rüzgar enerjisi sektörü liderleri için de resmi bir toplantı halini aldı. Rüzgârda atılım yapma zamanı.

Rüzgâr devrimine rağmen, tehlikeli nükleer hayaller sürüyor. Fukuşima felaketi akıllı ülkelerin kademeli olarak nükleerden vazgeçmesine neden oldu ancak bazı pervasız ülkeler 2030 yılına kadar toplamda 100'ün üzerinde nükleer reaktör inşaası planlıyor. Japonya’daki Fukuşima felaketine ve Almanya, İsviçre ve İtalya’nın nükleerden kademeli biçimde çıkma kararlarına rağmen dünya genelinde nükleer planlar devam ediyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu verilerine göre şu anda 62 nükleer reaktörün inşası devam ediyor, 2030 yılına kadar inşası planlanan reaktör sayısı ise 149. İyi haber, bu rakamlardan çok daha fazlası kapanacak ve nükleer endüstri dünya genelinde gerileyecek. Nükleer reaktör inşa eden ve inşası planlayan ülkelerin başını Çin, Rusya ve Hindistan çekiyor. Avrupa'da genelde eski Doğu bloğu ülkelerinin veya materyalist teknokratik ve modernist ülkelerde halkın tepkisine rağmen antidemokratik biçimde nükleer planlar yapılıyor. Bu planlari yapan Türkiye'deki hükümet acaba kendini nasıl tanımlamak ister?

Japonya savunma sanayisinin önde gelen şirketlerinden MHI geçtiğimiz ay büyük çapta bir sanal saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Saldırıda şirketin füze, denizaltı ve nükleer santral üretimine ilişkin verilerinin hedef alındığı belirtildi. Şirket seksenden fazla sunucusuna yerleştirilmiş bilgisayar virüsünün tespit edildiğini, ancak herhangi bir hassas verinin sızdırılmış olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığını açıkladı. Japon savunma bakanlığı MHI şirketinden olayla ilgili kapsamlı bir inceleme başlatılmasını istedi. Japon televizyon kanalı NHK, MHI şirketini hedef alan sanal saldırıda Nagazaki'deki bir gemi inşa birimi; Kobe'deki deniz altı ve nükleer santral parçası üreten bir fabrika ve Nagoya'daki bir diğer üretim üssüne dair verilere ulaşılmaya çalışıldığını belirtti.

İzmit’te Posco demir çelik fabrikasını istemeyen bölge halkı kefenli bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Halk Asım Kibar Organize Sanayi Bölgesi’ne kurulması planlanan Güney Kore kökenli Posco demir çelik fabrikasını istemiyor. Eyleme çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra, Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da katıldı. Kefen giyen kadın ve çocukların da aralarında olduğu çok sayıda vatandaş, yere uzanarak fabrikayı protesto etti. Burada kurulan halk kürsüsünde konuşan vatandaşlar, yaşanacak kanser riskine ve fabrikanın kurulacağı alanların tarım ve konut alanı olmasına rağmen fabrika kurulması için Posco’ya verildiğine dikkat çekti. Posco demir çelik fabrikasının temel atma töreni, 28 Eylül’de gerçekleştirilecek, ancak halk karşı.

Nükleersiz, iklim değişikliğinin önlendiği, yeşil ve barış dolu bir gelecek diliyorum. Esen kalın.

Bu yazı 3780 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • nuri deniz
    1 yıl önce
    Hocam;
    Çok önemli bir konuya temas ettiniz....teşekkürler....
    elbetteki tüm enerjilere ihtiyacımız vardır....bunlardan biriside nükleer enerjidir....Neredeyse dünyada olmayan devlet yok gibi....Ermenistan'da dahi var....İran da dahi var....Bulgaristan'da dahi var...varda var.....
    En ideali bence hidro elektrik santrelleridir...Yurdumuz bunun içinde çok elverişlidir diyorum....Rüzgar enerjisi harikadır. bilhassa Karadeniz sahillerimiz bu sistem için bulunmazdır....Olsun hepsindende olsun....Çeşitlilik çok önemlidir....Bulgaristandan para verip enerji satın alıyoruz....Neden bizde enaz 2 adet Nükleer enerji santrelleri olmasın.....
    her işletmenin mutlaka yan tesirleri etkileri olacaktır....Bunları minimize etmek bizlerin elindedir....öenek: İlaç alıyoruz ağrımız geçsin diyerek, ilacın faydası kadar zararıda var....böbrekleri götürüyorsunuz....O halde her işi kontrollu ve denetimli yapmakta sonsuz faydalar vardır....
  • Pelin Bolat
    1 yıl önce
    Nükleer Enerji ve Rüzgar enerjisini birbiriyle kıyaslamak enerji politikaları açısından çok doğru olmaz diye düşünüyorum. Enerji politikaları ortaya çıkarılırken ilk prensiplerden biri emre amadelik prensibidir. Nükleer enerji konvansiyonel enerji türü olup bu prensibi sağlamaktadır. Bunun yanında rüzgar enerjisi yenilenebilir enerji türü içerisinde yer alır ve rüzgar 3m/s ve 10 m/s arasındaki hızlarda olduğu takdirde verimli bir şekilde kullanılabilir. Nükleer Enerji Santralleri ile ilgili şimdiye kadar yirmi civarı önemli kaza olmuştur (nükleer santrallerin içerisinde herhangi bir iş kazası da nükleer kaza olarak geçebilmektedir bunları ayrı tutuyorum). Bunlardan Çernobil ve Fukuşima kazaları kendi bölgeleri ile birlikte diğer çevre ülkeleri etkilemiş olan kazalardır. Fakat bu kazaların her ikisinde de ortak nokta ihmaldir.Çernobil kazası eski Sovyetler Birliğinin soğuk savaş sırasında uyguladığı politikalarından kaynaklanan ihmaller ile birlikte bu kadar zarar vermiştir. Çernobil güç santralinde güvenlik önlemi olarak her reaktorde olması gereken zırh yoktur ve bundan dolayı zaten uluslararası lisans verilmemiş bir reaktördür. Aynı şekilde Fukuşima reaktörü de tusunami gibi felaketler için gerekli sınır koşulları ile tasarımı yapılmamış ve IAEA gibi nükleer otoritelerden uyarı almış bir reaktör olduğu yazılı basında ve raporlarda belirtilmiştir. Bununla birlikte nükleer santraller artık 4. kuşak tasarımlara geçmiştir. Termodinamik anlamda kendiliğinden güvenli sistemler oluşturulmaktadır. Günümüzde yenilenebilir enerji olan hidrojen enerjisi ile entegre olacak, su arıtımında kullanılabilecek, su kenarlarına kurulmaya ihtiyaç duymayacak, çevre dostu nükleer enerji santralleri tasarımları yapılmıştır ve yakın bir gelecekte lisans almak için geçmesi gereken süreyi doldurduklarında ticarileşecektir. Tabi ki nükleer enerji güvenlik ve kontrol önlemleri alınarak üretilmelidir ve bu konuda bir ihmal olmamalıdır.Ama bu demek değildir ki nükleer enerji gereksiz ve zararlı bir enerji türüdür. Rüzgar enerjisine gelince eğer gerçekten çevre dostu olması yönünden inceliyorsak enerji türlerini sadece güç üretimi sürecini değil bu enerji türlerinin hayat döngüsü analizlerini incelememiz gerekir ki bu da 2004 Dünya Enerji Konseyi raporlarında da görebileceğiniz belki de hiç ummadığımız sayısal değerler verecektir. Bu sayısal değerler şudur: ortalama kapasitesi 0.6 MW lık bir rüzgar enerjisi güç ünitesinde ortalama 9t/Gwh CO2, 50 kg/GWh SO2 ve 35 kg/Gwh NOx çıkmaktayken nükleer enerji ile ilgili veriler ortalama 2000 MW lık bir nükleer güç santrali 10t/GWh CO2, 40t/GWh SO2, 60 kg/GWh NOx e neden olmaktadır. Burada verdiğim rakamlar raporda geçen rakamların yaklaşık ortalamalarını vermekle birlikte sadece bir fikir oluşturması açısından verdiğim rakamlardır. Rapora bakıldığında firmalara ve tiplerine göre bu çıktıların hem rüzgar hem de nükleer için değiştiği görülmekte hatta nükleer enerji tipinde sıfır SOX VE NOX ile sonlanan döngülerin olduğu gorulmektedir. Bununla birlikte kuşların göç yolları üzerinde kurulan rüzgar santrallerinden kaynaklanan kuş ölümleri de ekolojik dengeye önemli ölçüde zarar verdiği görülmektedir. Hiç bir enerji türü,eger bir gün fotosentezi yapay olarak gerçekleştirebilmemiz gibi birşey olmadığı takdirde, yüzde yüz zararsız olmayacaktır. Önemli olan bu zararı minumum düzeyde tutabilmek için çalışmaktır. Nükleer enerjiye ve başka enerji turlerine karşı çıkmadan önce nasıl enerji üretiminde çeşitliliği yakalayabileceğimizdir. Verimli olan yerlerde rüzgar, güneş, dalga enerjilerini tabi ki kullanmamız gerekir ama hiç bir zaman bu demek değildir ki diğer konvansiyonel enerji türlerine arkamızı dönelim, bu enerji türlerindeki teknolojik ve bilimsel gelişmelerin içine girmeyelim. Tam tersi tüm enerji türlerini gerekli tedbirler alarak kullanabilme yetisini en ekonomik koşullarda kazanmayı ulusal politikamız oalrak benimsemektir.
  • Ahmet Semiz
    1 yıl önce
    Muhterem Dr ÖZESMİ

    merakımı mazur görün,rüzgar,güneş ve bunun gibi enerjiler in verimi nedir şu anda ihtiyaçı karşılayacak orandamı acaba bilgi verirseniz çok mutlu olurum
    Saygılarımla
  • DR. JALE NUR ECE
    1 yıl önce
    Sayın Dr. Uygar ÖÖZESMİ'nin iyi araştırılmış, konu hakkında bizi bilgilendiren güzel yazısı için tebrik ederim. Saygılarımla. Jale Nur ECE

Son Yazılar