Karadeniz’in yurda dönüşünün 91. yılı!
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Karadeniz’in yurda dönüşünün 91. yılı!

1922 yılında Yunan ordusu Ege'den atılmış 6 Ekim 1923'te işgal kuvvetleri İstanbul'dan kovulmuştu. Cumhuriyetin ilanından sadece üç yıl sonra memleket ekonomik kalkınma için var gücü ile çalışıyordu. Savaşlarla yorulmuş genç Türkiye Cumhuriyeti Gazi Mustafa Kemal önderliğinde ekonomik kalkınma için bütün kaynaklarını seferber ediyordu. Yurtta salgın hastalıkların, işsizliğin, imkansızların olduğu bir dönemde Türkiye'nin batıya dönen yüzünü anlatmak ve ürünlerimizi dünyaya tanıtmak için hazırlanan Karadeniz Vapuru 91 yıl önce bugün 5 Eylül 1926'da Türkiye'ye geri döndü. İşte iktisadi kalkınma hayatımızda önemli bir yeri olan Karadeniz'in hikayesi...

06 Eylül 2017 - 21:44

Genç Türkiye Cumhuriyeti vatanın kurtuluşunun sadece siyasal bağımsızlıktan öte gelmediğinin bilincindeydi. Cumhuriyetin ilanının ardından yurdun dört bir yanında büyük kalkınma hamleleri yapılması için çalışmalara başlandı. Başkomutan’ın fikri kesindi, siyasal zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa manasız olacaktı.

Bunun içindir ki 1925 yılının Mart ayında Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey Meclis’te ateşli bir şekilde Türk ekonomisinin tanıtımı için yurt dışında bir fuar düzenlenmesi gerektiğini savunuyordu. Kimi vekiller buna karşı çıkıyor kimileri lehinde görüş belirtiyordu. Ali Cenani Bey Seyri Sefain’in (Şehir hatları) elindeki Karadeniz Vapuru’nun alınmasını ve Avrupa kentlerine yüzer bir Türkiye fuarı düzenlenmesini istiyordu. Gemide Türkiye’nin başlıca ihracat ürünleri, mısır, kuru meyve tütün, TEKEL ürünleri gibi ürünlerin yer alması planlandı. Meclis ilk önce 15 bin TL bir ödenek çıkardı.

Karadeniz'in rotası...

15 bin TL’nin yetersiz olduğu her halinden belli iken Ali Cenani Bey işi üstüne aldı. Meclis’ten verilen ödenek 100 bin TL’ye çıkarıldı. Ardından İstanbul Ticaret Odası 500 bin TL bağışlama kararı aldı. Gemiye gelecek iş adamlarından katılım ücreti alınmadı fakat seyahat süresince kamaralarının ücretleri tahsil edildi.

TEKEL’in ürünlerinin gemide satılmasına karar verildi. 100 bin paket sigaradan 10-15 bin TL gelir elde edilmesi planlanıyordu.



Ardından hızlı bir şekilde çalışmalara başlandı. Karadeniz Vapuru Haliç Tershanesi’ne çekildi ve bir fuar gemisi şeklinde tasarlanmaya başladı. Asım ve Naci Bey’ler geminin fuara uygun hale getirilmesi için çalışmalara başladı. İbrahim Çallı’ya geminin girişine asılmak üzere bir yağlı boya Mustafa Kemal portresi yaptırıldı.

Karadeniz Vapuru 250 kişi ile seyahatini gerçekleştirdi.


Gemi Lütfü Kaptan’a emanet edildi. Açık denizleri iyi biliyordu. 47 kişilik Riyaset-i Cumhur orkestrası kafileye eşlik edecekti. Türk kadınının Batı toplumundaki saygın yerini vurgulamak için ilk kadın heykeltıraşlarımızdan Nermin Hanım ve daha sonra ilk kadın milletvekilimiz olacak Mebrure Hanım geminin yolcuları arasında yer aldı. Celal Bayar’ın oğlu Refii Bey de Karadeniz Vapuru yolcuları arasındaydı. Gidilecek limanlardaki lisan problemi de Robert Koleji’ndeki öğrenciler gemiye alınarak giderildi.

Akbaba Dergisi'nde geminin sefere çıkmasını eleştiren bir karikatür.



Gemi için yapılan masraflar 1 milyon TL’ye çıkıyordu. Akşam Gazetesi başyazarı Necmettin Bey, “Bu sergiye harcanan paraya acıyorum” diyordu köşesinde. Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal’in sergiye karşı muhabbet beslediği biliniyordu. Gazi 1926’nın Haziran ayında İstanbul’u terk eden gemiye Mudanya’da çıktı. Hazırlıkları yerinde gördü. Tam not verdi.

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Karadeniz'e biniyor.


Ardından istikamet Barcelona pupa yelken yola çıktı Karadeniz… Kömür almak üzere Cezayir’de ikmalde bulundu. Bona’ya demirleyen Karadeniz Araplardan öyle ilgi gördü ki hazırlık amacıyla fuarı kısa bir süre için Bona Limanı’nda açtı. Gemiye binen Araplar Türk kadınının başı açık modern kıyafetler içindeki halini görünce nefret ve hayranlık arası bir hisle Türk ürünlerini inceliyor. Türk Kadınlarına ‘Siz gerçekten Müslüman mısınız?’ gibi sorunlar soruyorlardı.

LOKUMLARI MEMURLARIN GÖZÜ ÖNÜNDE YEDİ

Karadeniz, Barcelona Limanı’ya yaklaştığında kalabalık görülmeye değerdi. Her bir dakikada 28 kişi vapura alınıyordu. 3 günde 11 bin İspanyol gemiyi ziyaret etti. Bu süre içinde Osmanlı’dan İspanya’ya göçen Musevilerin kendilerini Osmanlı Musevileri olarak tanıtmaları kafileyi üzdü… Öyle ki Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmuş olduğundan haberleri yoktu… Barcelona seyahatinin ekonomik getirisi sınırlı kaldı. Türkiye ile İspanya arasında serbest ticaret anlaşması olmadığı için özellikle Hacı Bekir Lokumu’na hayran kalan İspanyollar gümrük vergisinden dolayı lokumları alamadı. 1 kutu lokum için lokum fiyatının 1.5 katı vergi isteniyordu. Buna isyan eden bir İspanyol gümrük memurlarının gözü önünde gemiden inmeden 1 kutu lokumu tek başına yedi. Böylece Uluslar arası sularda vergi alamayan İspanyol gümrük memurları gemiden ayrıldı.

Le Havre kentinde Türk heyeti için verilen davet.

Barcelona’dan ayrıldıktan sonra Fransa’nın Le Havre liman kentine rota kırıldı. Fransızların da ilgisi vapur ekibini mutlu etti. İspirto fabrikalarında kullanılmak üzere 100 vagon Türk mısırı ve Türk tütünü için anlaşmalar imzalandı.

Le Havre Paris’e sadece 3 saat tren yolculuğu uzaklıktaydı. Türk heyeti Paris’e de bir ziyaret gerçekleştirmek istedi. Kafilede bulunan Özbek Tekkesi’nin eski şeyhi ve Kurtuluş Savaşı’nın isimsiz kahramanlarından Şeyh Ata Efendi Eyfel Kulesi’ni görünce belki de milli mücadele günlerinde İstanbul’dan Anadolu’ya kaçırdığı silahları da anımsayarak Eyfel Kulesi’ne çıkarak ezan okudu.

Şeyh Ata Efendi Şeyh Ata Efendi

GEMİDEKİ AFYON KRİZ ÇIKARDI

Fransa’nın ardından istikamet Londra olacaktı. Genç cumhuriyet ticaretin doğduğu bu topraklara mal satmak üzere yola çıktı. Manş denizi için haritalar alındı. Londra’ya varıldığında limanın konumundan memnun olunmadı. Fakat İngiliz yetkililerin sıcak karşılaması bir süre sonra bu olumsuzluğu dağıttı. İngiliz Başbakanı Lord Curzon’un çok değil 4 sene önce Lozan’da İsmet İnönü’ye ‘bizden yardım istemeye geleceksiniz’ sözüne tokat gibi bir cevaptı Karadeniz Vapuru. Genç cumhuriyet yardım için değil İngiltere’ye mal satmak için Londra’daydı. Londra’daki katılım kafileyi memnun etti. Osmanlı Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Lord Orange 100 bankacıyla birlikte yatırım fırsatlarını konuşmak için gemiye çıktı. Londra’da tatsız bir olay da yaşandı… İngiltere 1920 yılından beri afyon satışını uyuşturucu madde olduğu gerekçesiyle ülkeye sokulmasını yasaklamıştı. Afyon bulundurmak suç olduğu için gemideki bütün ürünler didik didik tarandı. Ardından envanter listeleri çıkarıldı. Osmanlı Vapuru'nun hayatta kalan son üyesi Nevin Hanım 2004 yılında vefat etti. Nevin Hanım Londra'da satış yapıyordu.

Osmanlı Vapuru’nun hayatta kalan son üyesi Nevin Hanım 2004 yılında vefat etti.

Nevin Hanım Londra’da satış yapıyordu. Bir sonraki durak Amsterdam’a uğranmasının Hollanda için yarı bir önemi vardı. Çünkü Karadeniz vapuru Amsterdam tershanesinde inşa edilmişti. Gemi rıhtıma yanaşmadan deyim yerindeyse bir insan seli vardı. Riyaset-i Cumhur orkestrasının Vondel Park’ta verdiği konseri 8 bin kişi izledi.

Kalabalık ilgi ile orkestrayı izliyor. Kalabalık ilgi ile orkestrayı izliyor.

Almanya’nın Hamburg kentine geldiklerinde Lütfü Kaptan yabancı olmadığı bir toprak parçasına ayak basacaktı. Çünkü Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde 1800 Alman esiri İskenderiye’den alıp Hamburg Limanı’na bırakmıştı. Elbe nehrinin üzerine kurulu Hamburg Limanı’na yanaştıklarında limanda kırmızı beyaz Türk bayrakları hemen göze çarptı. Hamburg’un dillere destan güzellikteki Rathaus’unda (belediye binası) Türk heyeti adına yemek verildi.

Hamburg'da kalabalık ilgiyle Karadeniz'in yanaşmasını bekliyor.

Hamburg’da kalabalık ilgiyle Karadeniz’in yanaşmasını bekliyor. Gemi ardından Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye yelken açtı. Gemiyi karşılayanlar arasında Finlandiya Dışişleri Bakanı Karl Petersen de bulunuyordu. Karadeniz’i ziyaret eden en üst düzeydeki yetkili bugüne kadar Petersen olmuştu. Aynı zamanda limanda Karadeniz’e Türkçe seslenen vatandaşları görmek heyeti şaşırttı. Sovyetlerden kaçak Kazan Türkleri de hasretle Karadeniz’i görmek için sıraya girmişlerdi.

86 GÜN 12 ÜLKE 16 LİMAN

St. Petersburg gezisi ise tatsız başladı. Türk heyeti ülkeye adım attığında fotoğraf makinalarına el kondu. Telsiz cihazları kilit altına alındı fakat Türk gemisinden liman ücreti alınmadı. 86 gün boyunca 12 ülke ve 16 liman dolaştı Karadeniz. 5 Eylül 1926 tarihinde yurda geri döndü. (Sözcü) Bu makaledeki bilgilerin büyük bir bölümü Soner Sevgili’nin yönetmenliğini yaptığı Seyr-i Türkiye isimli belgeselinden alınmıştır. 

Bu haber 919 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Rus radarları, 'görünmez' Fransız gemisini takip ediyor
Rus radarları, 'görünmez' Fransız gemisini takip ediyor
Fitch'in yeni raporuyla İzmir zirvedeki yerini korudu
Fitch'in yeni raporuyla İzmir zirvedeki yerini korudu