Karada denizde havada ve uzayda Milli atak
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Karada denizde havada ve uzayda Milli atak

Başbakan Binali Yıldırım, savunma sanayiinde milli katkı oranının yüzde 60’ın üzerine çıktığını belirterek, “Karada, denizde, havada ve uzayda milli projeleri devreye aldık. Bu yıl 123 milyar lira bütçeyi 460 adet proje üzerinde çalışıyoruz. Şimdi milli uzay ajansının kurulma aşamasındayız. Yerli haberleşme uydusunu da yine yerli kaynaklarla yapmak için çalışmalara başlamış durumdayız” dedi.

10 Mayıs 2017 - 05:57

Başbakan  Binali Yıldırım,  TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nın (IDEF) açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, bugün dünyada dostluğu talep edilen, husumetinden de çekinilen, itibarı yüksek bir ülke haline geldiğini, birçok alanda olduğu gibi savunma alanında da gücüne güç katmaya devam ettiğini anlattı.  Savunma alanında Türkiye'nin nereden nereye geldiğini Milli Savunma Bakanının rakamlarla ifade ettiğini aktaran Yıldırım, “15 yıl önce savunma sanayisinde dışa bağımlılığımız yüzde 80'ler mertebesinde iken bugün bu oran yüzde 40'ların altına düşmüştür. Yerli milli katkı oranı yüzde 60'ın üzerine çıkmıştır. Binden fazla şirket, küçük orta ölçekli işletmeler, araştırma kuruluşları, üniversitelerin katılımıyla yerli ve milli savunma sanayi altyapısı oluşturulmuştur ve çalışmalar devam etmektedir” diye konuştu.  

20 KAT BÜYÜDÜ 

 

Türkiye'nin, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firması arasına 2 firmayla katıldığını ifade eden Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti: “Önümüzdeki yıllarda bu sayı daha da artacak. Sektörün cirosu yıldan yıla artıyor. 10 yıl içerisinde 1 milyar liradan 20 milyar lira mertebesine ulaşmış durumda. 2002'de savunma sanayimizin ihracatı sadece 250 milyon dolar mertebesindeyken, bugün 6 milyar doları bulan bir ciroya erişmiş durumdayız. İhracatımız 1.7 milyar dolar seviyesine gelmiştir. Ar-Ge harcamalarına ayırdığınız pay yıldan yıla artmaya devam ediyor. 1.8 milyardan 20 milyar mertebesine Ar-Ge faaliyetlerini çıkarmış bulunuyoruz. Ar-Ge faaliyetlerinde çalışan personel sayısı da 29 binden 123 bin seviyesine çıkmıştır. Bu teknolojiler, milli ve yerli teknolojiler ancak Ar-Ge ile ve daha fazla teknolojiye yatırım yapmakla mümkün oluyor. Gayri safi milli hasılamızdaki Ar-Ge payı 2002'de yüzde 0,45 mertebesinde iken savunma sanayiinde  bu oran yüzde 1'in üzerine çıkmıştır. Gerçek rakam yüzde 1,06 dır. Hedefimiz gelecek 10 yıl içerisinde en az yüzde 2,30 mertebesine yükseltmektir."     

123 MİLYARLIK PROJE

Başbakan Yıldırım, bu yıl tam 460 adet proje üzerinde çalışıldığını ve bunların bütçesinin 123 milyar lira olduğunu hatırlatarak, “Karada güvenlik güçlerimiz için Altay tankı, zırhlı araçlar, milli piyade tüfeği gibi savunma araçlarını başarıyla yaptık ve silahlı kuvvetlerimizin, güvenlik birimlerimizin envanterine dahil ettik. Bugün hatta zırhlı araçlardan dost ve müttefik ülkelerin ihtiyacını da karşılar hale geldik. Tanksavarlar, seyir füzeleri, güdümlü roketler artık yerli teknolojiyle üretilir hale geldi”  dedi.  Denizlerde Türkiye'nin ilk milli ve yerli savaş gemisi MİLGEM korvetini, amfibi gemileri, denizaltı gemisi ve botlarının inşaatının devam ettiğini ifade eden Yıldırım, bu konudaki dost ve müttefik ülkelerin de taleplerinin değerlendirildiğini kaydetti.  Savunma sanayisindeki eğitim amaçlı Hürkuş uçağının, ATAK helikopterinin, Barış Kartalı deniz karakol uçaklarının, Anka ve Bayraktar gibi insansız hava araçlarının da savunma sanayi envanteri içerisindeki önemli araçlar haline geldiğini aktaran Yıldırım, “Uzaya gönderdiğimiz Göktürk-1 ve Göktürk-2 uydularımızla gücümüze güç kattık. Şimdi milli uzay ajansının kurulma aşamasındayız. Yerli haberleşme uydusunu da yine yerli kaynaklarla yapmak için çalışmalara başlamış durumdayız” diye konuştu.      

ZOR GÜN DOSTUYUZ

Yeni bir döneme girildiğine işaret eden Yıldırım, “Türkiye, yapacağı her şeyi bir yandan kendi halkının barışı, huzuru, kardeşliği için yapıyor ama aynı zamanda dost ve kardeşlerimizin geleceğini, güvenliğini teminat altına alacak her türlü desteği şartsız, kayıtsız, zor zamanda da iyi zamanda da vermeye devam edecek. İyi zamanda herkes sizin dostunuzdur ama işler zora girdiğinde o zaman gerçek dostları görürsünüz. Türkiye böyle bir ülkenin adıdır, zor günlerin dostudur, her zaman dostlarının yanında olmayı tercih etmiştir”dedi.

SAVAŞ UÇAĞI ÜRETECEĞİZ

TÜRKİYE’nin kendi piyade tüfeğini, tankını, savaş gemisini, taarruz helikopterini ve insansız hava aracını yaptığını hatırlatan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Yakın gelecekte kendi denizaltısını, savaş uçağını, yüksek irtifa hava ve füze savunma sistemlerini ve uçak motorunu üretmiş ülke konumuna geleceğiz. Bunu yaparken sonuna kadar uluslararası ilişkiye kapımızı açıyoruz” dedi. Işık, Türkiye’nin kazandığı bilgi, birikim ve tecrübeleri dostlarının istifadesine sunduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı: “Sadece ürün satmanın peşinde değiliz. Biz uzun vadeli ortaklıklar kurmayı, ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Finansmana erişim problemi yaşayan ülkeler için barter sistemi ve benzeri model çalışmalarını tamamlamak üzereyiz. Artık uluslararası bir marka olan IDEF, tüm bu iş birliklerini geliştirmek için çok uygun fırsatlar sunuyor. Bu fuar vesilesi ile memnuniyetle ifade ediyorum ki dost ve müttefik ülkeler ile yeni anlaşmalar imzalayacağız, stratejik iş birliklerini daha da yaygınlaştıracağız. Bu fuar, sadece Türk şirketleri için değil, fuara katılım sağlayan tüm firmalar için, yeteneklerini sergileyebilecekleri bir cazibe platformudur. Misafir heyetleri fuar haricinde de şirketlerimizi ve üretim tesislerini ziyaret etmeye davet ediyorum.”

Bu haber 611 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Rus radarları, 'görünmez' Fransız gemisini takip ediyor
Rus radarları, 'görünmez' Fransız gemisini takip ediyor
Rus gemisindeki 6 mürettebat böyle kurtarıldı
Rus gemisindeki 6 mürettebat böyle kurtarıldı