Advert
Advert
Advert
Advert
Advert
Advert

Denizin derin mavisinden hâlâ korkuyorum

Dünya dalış rekortmeni milli sporcu Deniz Can’ın altı dünya, 50’ye yakın da Türkiye rekoru var. En son Avusturya’daki buzla kaplı Weissensee Gölü’nde 120 metreyle buz altında yatay dalış dünya rekorunu kırdı

Denizin derin mavisinden hâlâ korkuyorum
Bu içerik 710 kez okundu.

Sekiz yaşında spora başladı; atletizm, tekvando, hentbol, kayak, yüzme, sualtı hokeyi, sualtı ragbisi gibi sporlar yaptı. 15 yaşında tüplü dalışla başladı sualtı macerası.

Denizin derin mavisinden korkuyordu ama spora olan sevdasıyla korkularının üstesinden geldi. O şimdi dünya rekortmeni milli bir sualtı sporcusu. Şu an resmi olarak dünyanın tek nefesle en derine dalan kadını, Türkiye'ye serbest dalışta ilk madalya kazandıran kadın ve milli takıma en çok seçilen sporcu. Aynı zamanda bir anne. En son bir ilki daha gerçekleştirdi.

Avusturya'daki buzla kaplı Weissensee Gölü'nde 40 cm buzun altında, 120 metre yatay dalış dünya rekorunu kırdı.

Milli sporcu rekorunu da 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlara armağan etti. Deniz Can ile rekorlarını ve hayatını konuştuk.

- Deniz tutkunuz çocukluktan mı geliyor?

- Çanakkale'de doğdum, büyüdüm. Bizim oraların çocukları yüzme öğrenmez, yüzme bilerek doğar. Bende tutku 1,5 yaşında kendimi iskeleden denize atmamla başlamış. Babam merak edip beni bırakmış, yüzmeye başlamışım. Sonrasında sualtını keşfetmek için 15 yaşımda tüplü dalışla başlayan serüvenim, 22 yaşında serbest dalışla devam etti. Denizin derin mavisine bakamıyor, ürküyordum ve bunu aşmak için başladığım bu yolda şimdi altı dünya rekorum var. Ama halen bu korkumu yenmiş değilim. O derin maviden hem ürküyor hem de huzur buluyorum.

- Çalışma temponuz nasıl?

- Bu sporda en önemli şey bir atlet gibi kara antrenmanı yapmak. Kalıcı olmak ve rekor kırmak için çok güçlü olmak gerek. Ben de bunu atletizmden gelen altyapıma ve koşu-bisiklet antrenmanlarıma borçluyum. Tabii yılların verdiği tecrübeyle çelik gibi sinirlere sahibim. Belli bir yerden sonra bu iş rakiplerin ve senin aranda psikolojik savaşa dönüşüyor. Psikolojisi güçlü olup yarışmanın her zorluğunu kaldırabilenler sıyrılıp rekor kırabiliyor ya da madalya alabiliyor.

- En son Avusturya'daki buzla kaplı Weissensee Gölü'nde 120 metreyle buz altında yatay dalış dünya rekorunu kırdınız. Rekor denemesi öncesi neler yapıyorsunuz?

- Amacım Avrupa'nın göbeğinde olan bu ülkede Türk bayrağını dalgalandırmak ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi Türk kadınının gücünü tekrar göstermekti. Çok zor ve ekstrem bir dalış olan bu rekor denemesi çok zordu. 40 santim kalınlığında buzla kaplı bir suda dalmak psikolojik olarak sınırlarınızı zorluyor. Havuz ya da deniz gibi değil. Bu rekoru ülkemizde bu parkurla ilk kez deneyen kadınım. Çünkü bu rekorlar tek bir hatla yapılırken, 120 metrelik bir mesafeyi 60 metreden dönüş yaparak tamamladım. Efor gerektiren bir hareket olduğu için işin zorluğunu artırdı. Hava sıcaklığı beklenenden sıcak olduğu için buzun erime olasılığı vardı. Fazla delik açamadılar. Biz de böyle bir yöntemle rekoru kırdık. Buzun üstümde yarattığı psikolojiyi ise ekibimin desteğiyle atlattım. Avusturya'da buz altı rekoru da bir ilk olarak tarihe geçti.

- Anne olarak zor olmuyor mu bu süreç?

- Tabii ki çok zor. Ama çocuklarım bana çok güç veriyor. İlklerim ailem. Ama eskisi gibi istediğim kadar antrenman yapamıyorum. 2016 Dünya Şampiyonası Kaş'ta olmuştu. Çocuklarım da yanımdaydı, bir yarış öncesi çok huysuzlandılar. Sabaha kadar uyumadan yarışmaya katıldım, dünya üçüncüsü oldum. Aslında çalışınca bu etkileri aşıyorsunuz.

- Denizin derin mavisine karşı inanılmaz bir korkunuz var. Nasıl yendiniz bunu?

- Denizin derin mavisine dalmak sonsuz saf bir huzur ama derinlik korkumu yendiğimi söyleyemem. Korku ayrı bir duygu, cesaretsizlik ayrı bir duygu. Korkularımla yüzleşmekten hoşlanan biriyim ve doğayla bu savaşı kendimde bir savaş değil, derin mavinin beni kabullenmesi olarak görüyorum. Ve buna cesaret ediyorum. Bu da beni daha çok kamçılıyor. Daha derine indikçe kendimi daha da keşfediyorum.

ÇOCUKLARIM YOKSA EKSİĞİM

- Nereye gitseniz çocuklarınızı da yanınıza alıyorsunuz, dalış yaparken korkmuyor musunuz?

- Çocuklarım olmadan bir yanım eksik. Anne olarak şu an bana muhtaçlar. Sporum ikinci sırada. Onlarla ilgilenirken yarışmak zor ama bu şartlarda bunları başarıyorken onlar büyüdüğünde bu işi ellerim ensemde yapmak çok zevkli olacak. Oğlum spor salonları ve havuzlarda büyüdü. Dünya rekoru kırdım diye seviniyor. Kızım da şimdi aynı ortamlarda büyüyor. Sanırım o da aynı şekilde spora yakın olacak. En büyük korkum derinde kaybolma düşüncesi ama ben ve ekibim bunu yüksek güvenlik önlemleriyle sıfıra indiriyoruz. Güvenlik ekibimin başı zaten eşim; Dalış amirim. Güvenli olmayan bir şeyi yaptırmaz bana" (Sabah)

Sende Yorumla... (Yorumlarda fotoğrafının görünmesini istiyorsan ÜYE OL)
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
M/V Leonardo ikiye bölündü...11 kişilik müretebatı Kıyı Emniyeti kurtardı
M/V Leonardo ikiye bölündü...11 kişilik müretebatı Kıyı Emniyeti kurtardı
DTO'da Tamer Kıran'a büyük destek...
DTO'da Tamer Kıran'a büyük destek...