Advert
Advert
Advert
Advert
Advert
Advert

İş Cenneti mi? İşçi Cehennemi mi?

Aliağa'da iş kazalarının en fazla olduğu yerlerden biri de gemi-söküm tesisleri. Yaşanan iş kazaları ve işçi ölümlerine rağmen gemi-söküm tesislerinde gerekli önlemler alınmıyor.

İş Cenneti mi? İşçi Cehennemi mi?
Bu içerik 490 kez okundu.

GEMİ-SÖKÜMDE ÇALIŞAN İŞÇİLER ANLATIYOR

Geminin İçinde Herkes Allah’a Emanet

Yazı dizimizin üçüncü gününde gemi-söküm sektöründe çalışan işçilerle konuştuk. Yaşadıkları iş kazalarını anlatan işçiler; geminin içinde Allah’a emanet çalıştıklarını söyledi.

Aliağa'da iş kazalarının en fazla olduğu yerlerden biri de gemi-söküm tesisleri. Yaşanan iş kazaları ve işçi ölümlerine rağmen gemi-söküm tesislerinde gerekli önlemler alınmıyor. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığı tesislerde işçiler ölümle burun buruna çalışıyor. Tehlikeli koşullarda çalışan işçilerin ekipmanları iş veren tarafından tedarik edilmiyor. İşçiler sadece denetim olduğu zaman hatırlanıyor.

Gemi-söküm sektöründeki işverenler; Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği çatısı altında ortak hareket ederken, sektördeki işçilerin hakkını arayacağı bir sendikası ya da derneği bulunmuyor. Daha önce işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilme için başlattıkları sendikal faaliyet işverenlerin baskısı nedeniyle engellenmiş.

Yazı dizimizin üçüncü gününde gemi-söküm sektöründe çalışan işçilerle konuştuk. Tesislerde yaşanan iş kazalarını detaylarıyla anlattı. Birçok siyasetçi Aliağa'daki gemi söküm tesislerine övgüler düzerken işçiler ilkel koşullarda her an kaza tehlikesiyle çalışıyor. Konuştuğumuz işçilerin isimlerini vermeden anlattıklarını sizlerle paylaşıyoruz. İşçiler isimlerinin gazetede çıkması halinde işlerine son verileceği ve gemi söküm sektöründeki patronların bu konuda ortak hareket ettiğini söyledi.

KIYAFETLERİMİZİ GEMİDEN ÇIKARIYORUZ

Gemi-söküm sektöründe çalışan işçiler iş güvenliği ve sağlığı önlemlerinde yoksun bir şekilde çalışıyor. Normalde iş kıyafetlerini işverenin tedarik etmesi gerekiyor. Temel iş kıyafetlerinin bile işveren tarafından tedarik etmediğini söyleyerek anlatmaya başlıyor işçiler: "İş kıyafetlerini tesisten vermiyorlar. İş yeri sadece denetlemeler olduğu zaman birer takım elbise veriyor. Bazen vermedikleri de oluyor. Normalde fosforlu yelek ve pantolon verilmesi lazım. Yanmaz olması gerekiyor giydiğimiz iş kıyafetleri. Ama bizler çoğunlukla gemiden çıkardığımız kıyafetleri giyiyoruz ya da kendimiz alıyoruz. Eldiven, maske ve gözlük mutlaka verilmesi lazım ama istememize rağmen verilmiyor. İş yerinde iş güvenliği ve sağlığı eğitimleri olduğunda uzmanlar ihtiyacınız olan şeyleri isteyeceksiniz diyor ama işveren aldırış etmiyor."

HERKES KENDİ KENDİNE KARAR VERİYOR

İşçiler, söküme gelen gemiler parçalanırken iş güvenliği önlemleri alınmadan rastgele kesildiğini söylüyor. Kesim yapılan yerlerde herhangi bir tehlike var mı diye kimse tarafından incelenmediğini belirten işçiler, "İşçi sabah gemiye geldiğinde şalamasını açıp gelişi güzel kesim yapmaya başlıyor. Normalde işçinin kestiği malzemede mazot tankı var mı diye önceden bakılması lazım. Kesim yaparken yanıcı bir madde parlayarak yüzünü yakabiliyor. Çalışma yapılmadan önce oranın teknik emniyetçisi olması lazım. Kesimden önce onu araştırması lazım tehlike arz edecek bir durum var mı yok mu diye. O kontrol ettikten sonra kesim izni vermesi lazım. Herkes kendi kendine karar veriyor. Başında duran kimse yok. Anca birisi yandığı zaman duyuyorsun. Sese gidiyorsun. Orada herkes Allah’a emanet yani." diyor.

GEMİDE ÖLDÜ HASTANEDE GÖSTERİLDİ

İşçiler tanık oldukları iş kazalarını da bizle paylaştı. Anlattıklarını dinlediğimizde karşımıza korkunç bir tablo çıkıyor. Ölümlü iş kazalarının nasıl ört bas edildiğini şöyle aktarıyor: "Arkadaşımızdan biri metal parçalarının altında kaldı. Sonra iş yerinde öldüğü yerdeki parçalar kaldırıldı. Öldüğü yer temizlendi. Ambulans çağırıldı. Gemide ölen arkadaşımız yolda ölmüş gibi gösterildi. Gören arkadaşlarımız var. Ben gittiğimde işçi ölmüştü dedi. Kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Ceza gelmesin diye. Savcı gelecek, polis gelecek olay yerini inceleyecek orada iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığı ortaya çıkaracak. Patronun işçinin ölümünden sorumlu olduğu ortaya çıkacak. Bunlardan kurtulmak için ört bas ediyorlar."

ELİNİ EVDE YAKTIN DİYECEKSİN

Gemi-söküm sektöründe yaşanan iş kazası kayıt altına alınmıyor. Bir iş kazası yaşandığında işverenler, işçilere baskı yapıyor. İşçiden kendi hatasıyla yaralandığını söylemesini istiyor. Buna dair tanık oldukları bir iş kazasını anlatan işçiler "Bir arkadaşın eli yanmıştı. İşveren, iş kazası olmadı evde yandı diyeceksin dedi. İşçi bunu hemen kabul etti. Arkadaş da elimi sobaya kolonya dökerken yaktım şeklinde ifade verdi. Normalde şalamayla kesim yaparken işi kazası olmuştu" dedi.

PATRON ÖLEN İŞÇİNİN AİLESİNİ İKNA EDİYOR

Gemi-söküm sektöründe iş güvenliği sağlanmış bir ortamda çalışan işçi bulmak çok zor. Sohbet ettiğimiz işçiler arkadaşlarının koşullara isyan ettiğini aktarıyor ve ekliyor: "Ama hak aramaya geldiğinde kimse yanaşmıyor. kimse çalıştığı iş yerinden memnun değil. Patronlar iş kazalarını hiç umursamıyor. Ölümlü iş kazaları olduğunda karşı tarafı ikna ediyorlar. Daha kimse mahkemelik olmadı. Sadece bir daire parası veriliyor ölen işçinin ailesine. Hiçbir şey olmamış gibi üretime devam ediliyor. Onlarca işçi öldü bu sektörde daha önlem alındığını görmedim.”

SENDİKA DENDİĞİNDE İŞÇİLER KORKUYOR

Gemi-söküm sektöründeki işverenler; Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği çatısı altında ortak hareket ediyor. İşçilerin hakkını arayacağı bir sendikası ya da derneği bulunmuyor. Bir dönem sendika kurmak için uğraşmış işçiler ama işverenler işçinin sendikalaşmasını engellemiş. İşçiler anlatıyor: "Gemi-sökümde hiçbir sendika yok. İşçinin arkasında duracak onu savunacak bir dernek bile yok. İşçiler bir araya gelemiyor. 1998 yılında gemi-söküm işçileri sendikalaşmak için bir girişimde bulunmuştu. İşçilerin çoğunluğu yan yana gelmişti. Firmalar sendikalaşma girişimini kırdı. Sendikalaşmak isteyen işçilerin çoğunu işten çıkardılar. Bir daha işe almadılar. O zamandan beri işçiler bir araya gelemedi. Sendika dendiğinde işçiler korkuyor. Patronlar bir araya geliyor. İşçiden onlar daha çok korkuyor. Patron işçiye karşı kendi önlemlerini alıyor ama işçiler yan yana gelemiyor."

*****************************************************************************************************************************

2016'DA 1970 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2016 yılı raporunu açıkladı. Rapora göre bir yılda 1970 işçi iş cinayetlerinde can verdi. İSİG ölümlerin en çok sendikalaşmanın az olduğu iş kollarında olduğunu belirtti. İSİG’in verilerine göre 442 inşaat, 389 tarım, 265 taşımacılık, 124 ticaret/büro, 109 belediye, 96 metal ve 73 maden işçisi iş cinayetlerinde can verdi. 2016 yılında 56 çocuk, 110 kadın ve 96 göçmen işçi yaşamını yitirdi. OHAL ilanıyla birlikte ise iş kazalarında yüzde 9 artış yaşandı.

YAŞANAN SERİ İŞ CİNAYETLERİ YAŞANIYOR

Ekonomideki sıkışma dolayısıyla sermayenin, emek üzerine daha fazla yük bindirdiği ifade edilen İSİG açıklamasında, “Yani maliyetleri düşürmek için emeğin daha uzun sürelerde daha ucuza çalıştırılmasını içeren bir politika izliyor. Dolayısıyla da iş cinayetlerine temel neden olan koşullar yaratılmış oluyor. Artık sadece belli iş kollarında değil hemen her iş kolunda çok yaygın bir şekilde iş cinayetleriyle karşı karşıya kalıyoruz, kalacağız. Bunlara da seri iş cinayetleri diyebiliriz” denildi.

ÖN KOŞUL İŞÇİ KATILIMIDIR

İSİG, cinayetlerin önlenmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Sendikal örgütlenme özgürlüğü üzerindeki baskılar sona ermelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği kurulları her işyerinde bulunmalı, işler hale getirilmeli, kurulların en az yarısı işçi temsilcilerinden oluşmalı ve işçi temsilcilerinin işten atılmaları yasaklanmalıdır. Taşeronlaştırma ve kiralık işçiliğe son verilmeli. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalı ve hesap vermelidir.” (YAZI DİZİSİ: 3 İŞ CENNETİ Mİ, İŞÇİ CEHENNEMİ Mİ? -İsmail Afacan-Aliağa Ekspres)

Yazı dizisinin ilk 2 yazısının linki:

http://www.aliagaekspres.com.tr/guncel/31/01/2017/yazi-dizisi2-is-cenneti-mi-isci-cehennemi-mi

http://www.aliagaekspres.com.tr/guncel/30/01/2017/yazi-dizisi-1-is-cenneti-mi-isci-cehennemi-mi

Sende Yorumla... (Yorumlarda fotoğrafının görünmesini istiyorsan ÜYE OL)
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Müsteşar Aka net konuştu: Limandan Çıkamazlar
Müsteşar Aka net konuştu: Limandan Çıkamazlar
Deniz ticaret  filosu yenilenecek
Deniz ticaret filosu yenilenecek