Tel: (90) 532 324 73 04 | Mail: editor@kaptanhaber.com


Kaptan Ailesinin Feryadı

123 GÜNDÜR GEMİDE EESİRLER

kaptan Ümit Savaş ve mürettebatı 123 gündür korsanların elinde esir. İlgilenen yok.


2010-07-24 Saat 10:51

Tam 123 gün geçti üzerinden... Olağan korsan saldırılarından biri gibi görünse de aslında işin rengi çok farklı. Tarihler 23 Mart 2010'u gösterdiğinde haber ajanslarına düşen, “21 mürettebatlı Malta bandralı Karya Denizcilik'e bağlı Frigia isimli kuru yük gemisi Somalili korsanlarca kaçırıldı. Gemide 19 Türk, 2 Ukraynalı mürettebat var” haberle bazılarının hayatı sarsıldı.


Çoğu kişi için sıradan görünen bu olay, onların yaşantısını alt üst etti. Geminin birinci kaptanı Ümit Savaş ve geminin reisi Basri Uslu'nun aileleri ile geri kalan mürettebatın ailesi tam 123 gündür bir haber bekliyor ancak dedikleri gibi gemiden “Ne ses var, ne de bir nefes”... Taksim'de buluştuğumuz an itibariyle önce gözleri doldu sonra olayları anlatmaya başladılar. Geminin kaçırıldığını nasıl öğrendiklerini, yaşadıkları sıkıntıları, çaresizlikleri bir bir döküldü ağızlarından... Sonunda “Ateş sadece düştüğü yeri yakıyor ve kimse birşey yapmıyor” dediler...



İlk önce sözü geminin birinci kaptanı Ümit Savaş'ın eşi Nesrin Savaş aldı ve başladı konuşmaya:

“Biz bir buçuk yıldır evliyiz. Zaten evlendik, sürekli göreve çıktı. Ablam ofisine giderken yolda radyo dinlerken geminin kaçırıldığı haberini alıyor. Beni arıyor. Ben de "Sanmıyorum" diyorum. Daha sonra internete giriyorum ve bu olayın doğru olduğu gerçeğiyle karşılaşıyorum. Bunun sonrasında ablamı aradım ve "Abla kaçırılan gemi Frigia, inanmak istemiyorum buna" dedim. Bu zamana kadar eşimle  konuşmadık. Şirket eşimle konuşuyormuş,  onlar da teknik konular hakkında konuşuyorlar.  Onlara gemide şiddet uygulanıyor mu bilmiyoruz ve çok korkuyoruz. Sürekli kötü rüyalar görüyorum. Kime ulaşmaya çalıştıysak sonuç alamadık. Geçenlerde bir rüya gördüm, eşim "Midem ağrıyor, ilaç vermiyorlar, çok kötüyüm" diyordu. Uyandığımda kan ter içinde kalmışım. Korkuyoruz, çaresiziz. Eşimleen son kaçırılmadan bir gün önce yani 22 Mart gecesi konuştuk. Sesi gayet neşeliydi, hatta espriler yaptı.  Gülüştük ve telefonu kapattık. Telefon görüşmemizden beş saat  sonra kaçırılmış. Gece üç civarında "Kaçırıldık" sinyali vermişler, bize haberi öğlen üçte geldi. O gemiye ben de gidecektim. gemi İtalya- Muğla arası çalışacağı için bu gemide çalışmayı istemişti.Önce kendisi gitti ortamı görmek için. Beni de çağırdı, kredi borcumuz vardı, yeni evliyiz sonuçta. "Beraber borçlarımızı öderiz çalışarak" dedi. Ben gitmedim. İlk günlerde kendim orada olmadığım için sevindim. Çünkü eşim bir de beni düşünmek zorunda kalacaktı ve daha fazla yıpranacaktı. Ama şimdi “Keşke orada olsaydım” diyorum. En azından bu zor sürecte ben de yanında olup eşime destek verirdim.  123 gündür gözümüz kulağımız gelecek güzel haberde. Bu gune kadar sabırla metanetimi koruyarak geldim ama artık sabır da metanet te kalmadı.  “Ateş düştüğü yeri yakıyor.” Biran önce sevdiklerimize kavuşmak istiyoruz.”  
 
Halide SAVAŞ (Ümit SAVAŞ'ın ablası):
 “Nesrin'in anlattığı gibi haberi önce ben radyodan öğrendim.  Sonuçta kardeşim kaçırılan gemideydi, birşeyler yapmam gerekiyordu. Kapı kapı her yeri dolaştım. Kimse o gemideki insanlara sahip çıkmadı. Şirketin avukatı  Nilgün Yamaner ile konuştuk. Sürekli "Gelişme var sonuç yok" diyordu. Bize iki ay içerisinde gemidekilerin kurtarılacağını söylediler, 123 gün oldu, ses yok kimseden. İlk başlarda basına pek fazla çıkmak istemiyorduk. Avukat Nilgün Hanım ve şirket yetkilileri,  korsanların Türkiye'deki basını çok iyi takip ettiğini ve basında çıkılırsa fidye miktarını artırıp , pazarlık sürecini uzatabileceğini söylemişlerdi,  ve bu mantıklı geldi. Fakat bizden sonra kaçırılan gemiler kurtarılınca ben de çıldırdım ve neler yapabileceğimizi düşünmeye başladım.  AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat benim meslektaşım olur. Durumu ona bildirdim. Sağolsun yardımcı oldu. Denizcilik Müsteşarı ile onun vasıtasıyla görüşmeye karar verdim. Fakat randevu için Ankara'ya gittiğim gün Mavi Marmara olayı patladı ve Sayın Müsteşarımız  yerine yardımcısı Zeki Çiftçi ile görüştük. Kendisi yardımcı olmaya çalışacağını söyledi, ilgili birimleri aradı, ardından bana "Gemi Malta bandralıymış" dedi. Ben de "Ama içİnde  19 Türk vatandaşı var" dedim. Daha sonra elinden geleni yapmaya çalışacağını söyledi. Ben de “geminin işleteni  şirketi arayıp bilgi alabilirse çok iyi olacağını” söyledim. O da şirketi aradı. Şirketten kendisine "Yapabileceklerimizi yapıyoruz. Sonuç alacağız" demişler. Sonrasında İstanbul'a döndüm. Bu kez bir müvekkilim vasıtasıyla CHP Milletvekili Atilla Kart ile iletişim kurdum. Kendisine mail attığım gün, 23 Haziran 2010'du Meclis'te soru önergesi verdi konuyla ilgili. Ama ondan da henüz bir sonuç çıkmadı. Biz de basına başvurmaya karar verdik. Bir yerle haber yaptık, beş dakika sonrasında Dışişleri Bakanlığı'ndan aradılar. İlla sesimizi duyurmak için, yardım istemek için basınla mı konuşmamız gerekiyor? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Son olarak bu işte siyasi nedenler olduğunu sanmıyorum. Sayın Başbakan'ımızın durumumuzdan haberdar olmadığını  düşünüyorum. Kendisine şahsen ulaşamadık.Cumhurbaşkanımıza da annem ulaşmaya çalışmış ama ulaşamamış. Devlet yöneticilerimizin bu durumdan haberleri olsa  122 gündür silahlı korsanların elinde, denizin ortasında tutsak olan 19 Türk mürettebatı kurtarmak için gerekenleri yaparlardı herhalde. Bundan sonrası için "kardeşim Ümİt Savaş ile birlikte 19'u Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, 21 gemi mürettabatını kurtarıp sağ salim yurda dönmelerini sağlayabilmek için; gemi sahiplerinin, Karya Denizcilik Şirketi'nin ve büyük ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti yöneticisi siyasilerin artık ellerinden geleni yapmalarını istiyorum"

Reis Basri Uslu'nun eşi Gülsüm USLU:

"Eşimin yanındaki çocuklar geminin kaçırıldığını söyledi. Sonrasında ben de eşimin şirketinin bir yöneticisini aradım. Bize net bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. Bundan iki saat sonra aradı ve bize "Gözümüz aydın gemi kaçırılmış başka bir durum yok" dedi. Bu olay olduğunda tarih 23 Mart 2010'du. Yani üzerinden tam tamına 122 gün geçti. O kadar fazla gemi kaçırıldı ki haberler bile ciddiye almamaya başladı... Eşimle 122 gündür hiç konuşmadık. Şirket aracılığıyla haberleri geliyor bazen, o da biz sorduğumuzda. Tansiyon hastası, ilaçlarını alıyor mu, aç mı, susuz mu? Sürekli merak içerisindeyiz. Gemileri Malta bandralı olduğu için çaldığımız bütün kapılar, "Bizim yapabileceğimiz birşey yok" diyor. Çıldırmak üzereyiz. Şirketi arıyoruz, bizimle resmen dalga geçiyorlar.
Eşim 38 yıldır denizci. Emeklilik şartları ülkemizde pek iyi değil. Bu yüzden çalışmaya devam ediyordu. Bu son görevinde 122 gündür ne bir ses ne de bir nefes alabiliyoruz ondan. Hep inançla ayakta durmaya çalışıyoruz. Bir de torunum olmasa şu anda başka yaşama sebebim kalmaz. Onu da sürekli "Deden balık tutmaya" gitti diye kandırıyoruz. Üç yaşındaki çocuğun bize verdiği yanıt, "Ne tutulmaz balıkmış bu" oluyor. Gemi ilk kaçırıldığı zamanlarda bize üç ay sonra mürettebatın geleceğini söylediler. Ama 122 gün oldu, kimse gelmedi. CHP'ye yazdık. Meclis'te önerge verildi. Bir sonuç çıkmadı. Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a, Dışişleri Bakanı'na dilekçe yazdık, sadece "Bizim yapabileceğimiz birşey yok" yanıtı geldi. Artık daha nerelere gideceğimizi bilmiyoruz, çaresiz kaldık. Bir de o benim eşimden çok çocuğum. Şimdi ne yapıyordur? İyi midir? İlaç alırken bile "Bütün mü içeyim, yarım mı içeyim?" diye sorardı. Kim bilir ne haldedir? Çevremdekiler hep, "Sen iyi ol ki o geldiğinde onun psikolojisinin düzelmesinde en büyük destek olabilesin" diyorlar. Bu durumda nasıl iyi olunabilir ki? Eğer Başbakan'ın haberi olsaydı eminim ki yardım ederdi.”

GEMİDE BULUNAN TÜRKLERİN İSİMLERİ

Kaptan Ümit Savaş, 2. Kaptan Tolga Toksöz, 3. Kaptan Osman Küçüknalbant, 4. Kaptan Mehmet Pehlivan, çarkçıbaşı Birol Kahraman, çarkçıbaşı yardımcıları Ukraynalı Mykola Bratchenko, Oleksandr Maygurov, Turgay Gürer, gemiciler Basri Uslu, Ömer Calap, Rıdvan Şener, İbrahim Şenay, Ahmet Oruç, Ufuk Ayvaz, Yusuf Özsevik, İbrahim Gürlevik, Güven Canga, kaynak ve tornacı Dursun Karabulut, Halil Kocaadam, aşçı Aydın Çukur, kamarot Yusuf Sevinç.

Kaptan Ümit Savaş

 




Begüm Çelikkol/Habertürk

(13105 Kez Okundu)


Ümit savaş, Frigia, Somali, Korsan,




Yorumlar

GÜNCEL Kategorisine Ait Diğer Haberler


SON YORUMLAR

Odek- -İdarecilerimiz değerlendirmeli
(Yazan: Fitnat Büşra Kıman )
Haber: 3. Ortak Akıl Toplantısı

Odek- -Güzel bir girişim
(Yazan:Bahar Esinti )
Haber: 3. Ortak Akıl Toplantısı

Odek- -Hasta ilaç bekliyor
(Yazan: Kurtdereli Mehmet Pehlivan )
Haber: 3. Ortak Akıl Toplantısı

Odek- -Toplantı Başarılıydı...
(Yazan: Kurdoğlu Muslihiddin Reis )
Haber: 3. Ortak Akıl Toplantısı

ITu-Denizcilik-Fakultesi- -Deniz kirliliği
(Yazan: Müh.Kaptan Refik Akdoğan )
Haber:İTÜ Denizcilik Fakültesi

Pirireis-Universitesi-Horizon-Shipping-Kariyer-gunleri- -Piri Reis Üniversitesi
(Yazan: Müh.Kaptan Refik Akdoğan )
Haber:Konuk; Horizon Shipping



  • FeedBurner
  • Twitter