Fok ölümlerinin sebebi insanlar
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Fok ölümlerinin sebebi insanlar

Su Altı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu ekibinden Cem Orkun Kıraç, yaşam alanları giderek daraltılan Akdeniz foklarının, yok olma tehdidi altında olduğu...

30 Kasım 2017 - 00:19 - Güncelleme: 30 Kasım 2017 - 00:20

Su Altı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu ekibinden Cem Orkun Kıraç, yaşam alanları giderek daraltılan Akdeniz foklarının, yok olma tehdidi altında olduğu söyledi.
Dünyada 700, Türkiye'de ise 100 civarında bireyi kalan Akdeniz foklarının (monacus monacus), Ege ve Akdeniz kıyılarındaki son sığınaklarında yaşam savaşı verdiği ve yok olma tehdidi altında olduğu bildirildi. Antalya'da Yat Limanı yakınlarındaki kayalıklarda ölü olarak bulunan 2 aylık yavru fok bunun son örneği oldu. Yaklaşık 40 kilo olduğu belirtilen yavru fokun ölüm nedeni, alınan doku örnekleriyle ilgili yapılan incelemeden sonra kesinlik kazanacak. 30 yıldır Akdeniz foklarının korunması için çalışmalar yürüten Su Altı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG), yavru fokun yaşadığı mağara yakınına bırakılan ağlara takılması sonucu ölmüş olabileceğini açıkladı.

Plansızlık sonunu getirecek
Dünyada 700, Türkiye'de ise yalnızca 100 civarında bireyi kalan Akdeniz foklarının araştırılması ve korunması konusunda 30 yıldır çalışmalar yapan Su Altı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG), ekibinden Cem Orkun Kıraç, "30 yıldır nadir bir canlı olan Akdeniz foku ve yaşam alanlarını koruyor ve araştırıyoruz. Gözlemlerimiz bizi yanıltmadı. Tek bir türü korumak ve türe odaklanarak koruma yapmak yanlış. Nesli tehlike altında olan bir canlı olarak Akdeniz fokunun en önemli tehdidi yaşam alanları yani deniz-kıyı habitatlarının aşırı ve plansız insan baskılarından dolayı zarar gördüğünü tespit ettik. Bu sadece Akdeniz foku değil, nesli azalan birçok yırtıcı kuş türü, kara memelileri ve sürüngenler için de geçerli" diye konuştu.

"En fazla ölüm sebebi fokların mağaralarına girilmesi
20'nci yüzyılın üçüncü çeyreğine kadar aşırı avcılık ve kasıtlı öldürmelerin Akdeniz fokunun en önemli belası olduğunu dile getiren Kıraç, "Ancak özellikle ülkemizde kasıtlı öldürmeler azalmakla birlikte Akdeniz foku ölümlerini en çok yavruların bırakma ağlarına takılarak boğulmaları ve üreme mağaralarının içine giren dalgıç ve hatta teknelerden rahatsız olmaları sonucu annenin yavrularını terk etmeleri oluşturuyor" dedi.

"Denetim altına alınmalı"
SAD-AFAG'ın 2016 yılında su ürünleri tebliğinde madde değişikliği önerisinde bulunduğunu hatırlatan Kıraç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu öneriyi kabul ederek ilgili tebliğde değişiklik yaptığını belirterek, "Buna göre mağara yakınlarında demir atmak, beklemek, tekneyle dik yalıyarlardaki fok mağaralarına girmek son derece sorumsuzca bir davranış olarak görülmekte. Bu da mevzuatla karara bağlandı. Sevinçliyiz. Ancak bunun ciddi şekilde denetlenmesi lazım" ifadelerini kullandı.

"Kıyıya yakın ağ atılmasının önüne geçilmeli"
Antalya falezlerinde kıyıya yakın bırakma ağları atılmaması yönünde önlemler alınması gerektiğine işaret eden Kıraç, "Kıyılar birer önemli habitat olarak türün kendisinden çok daha önemli. Ülke olarak bunun farkında değiliz ve kıyıları çok hoyratça kullanıyoruz. Kıyılardaki aşırı baskı nesli azalan canlıları da vurduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.
SAD-AFAG'ın başvurusu üzerine yapılan değişikliğin ardından 13 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 'Su Ürünleri Avcılığı Tebliği', "Akdeniz Fokunun yaşadıkları sualtı veya su üstü girişli kıyı mağaralarında ışık kullanmak, her türlü vasıta ile dalış yapmak, yüzerek veya herhangi bir deniz vasıtasıyla girmek, mağara girişlerinde beklemek, demirlemek yasaktır" hükmünü getirdi.

Bu haber 728 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Balıkçılar Aliağa'da yarıştı
Balıkçılar Aliağa'da yarıştı
Bakanlıktan "Ölümcül Hastane Mikrobunda Patlama" haberine ilişkin açıklama
Bakanlıktan "Ölümcül Hastane Mikrobunda Patlama"...