![]() |
sitede 82 kiþi var.. |04 Þubat 2012 Cumartesi |
Arşiv |
Sitene Ekle|
ÜYE GÝRÝÞ
|
RSS |
|
|
| Ana Sayfa | Son Dakika | Günün Haberleri | Arþiv | Künye | Ýletiþim |
KÖÞE YAZILARI
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
En Çok OkunanlarBugün
Bu Hafta
Bu Ay
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yorum Hattý |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KÖÞE YAZARLARI | |
![]() |
Patricia MURADI
pmuradi@hotmail.com |
| ACENTELÝÐÝN ON KURALI! |
Deðerli okurlar ve camiamýz üyeleri, Herkese bol gemili ve bol kazançlý günler dileyerek bu ayki yazýma baþlýyorum. Her zaman vurguladýðým gibi iþler hiçbir zaman dur durak bilmez. Bizler de perdesi hiç kapanmayan oyuncular gibi üzerimize düþen rolü oynamaya devam ederiz. Ýþimiz gereði yurtdýþý trafiðimiz olduðundan bir çoðumuzun oralarda neyin nasýl yapýldýðýný deðerlendirme imkaný mevcut. Türkiye dýþýndaki acentelerle de daimi baðlantýmýz olduðundan onlarýn çalýþmak konusunda kendilerini bizim kadar paralamadýklarýna yakýndan tanýk oluyoruz. Genel olarak dünyanýn hiçbir ülkesinde hele Avrupa da hiç kimse iþ konusunu biz kadar takýntý haline getirmiyor. Durum bizim iþkolik olmamýzdan mý, yoksa onlarýn duyarsýzlýðýndan mý kaynaklanmaktadýr? Bilmem… Hiçbir zaman da bilemedim. Acaba onlar bizden daha çalýþkanda hafta sonuna ve her ne hikmetse saat 17:00 den sonrasýna iþ býrakmamaktadýrlar? Bunu da bilemiyorum. Bilen varsa beri gelsin biz de öðrenelim. Bildiðim odur ki; armatörü de, acentesi de genel olarak hafta sonunda iþe dönmekten pek hoþlanmazlar. Bir tek yurdum insanýnýn sesi çýkmaz. Sabah, akþam, gece gündüz demez. Ýtiraz etmeden her ne vakit gerekirse çalýþýr. Oysa herkes bizim gibi deðildir elbet. Hoþ ve pýrýltýlý bir yaz günü olduðundan; öðleden sonra þehir dýþýna gider ve biraz da denize gireriz hesaplarý yaparak e-maillerimi açmaya baþlamýþtým. (Kural 1: Asla düþünmeyecek. Hayatýný önüne düþtüðü þekilde yaþamayý öðreneceksin.) Önemli bir þey var mý diye bakýyordum ki gözüme farklý bir gemi adý takýldý. Bu güne dek hiç denk gelmemiþtim. Nedir acaba diye merakla mesajý açýnca da bir gün evvel biz ofisten ayrýldýktan bir saat sonra atýlan bir ileti olduðunu gördüm. (Kural 2: Hiçbir zaman mesajlarýný kontrol etmeden uyumayacaksýn. Varsa blackberry denen nesne de fazla uzaðýnda olmayacak. Armatörler her nedense 24 saat bilgisayar baþýnda olduðumuzu düþünmektedir.) Eyvah ki eyvah Pazartesi günü tanker gelecekti. Gerçi bu güzel haberdi ama problem hangi rýhtýma, ne kadar mal getireceði ve dahi malýn alýcýsýnýn kim olduðunun da belli olmamasýydý. Aklýmý þöyle bir yoklasam da geçtiðimiz hafta içinde bu tankere ait bana ýþýk tutabilecek en ufak bir detay da bulamamýþtým. Acente bizdik. Þimdi oturup bir güzel teþekkür etmemiz gerekiyordu buraya kadar her þey tamamdý da asýl yapýlacak iþler için gereken bilgiler halen elimizde deðildi. (Kural 3: Olsun! Hiçbir þey bilmesen de avucunu koklayýp bulmayý öðreneceksin.) Ayný mal cinsini o yörede devamlý getirten birkaç kiþi varsa araþtýrma yaparken son derece dikkatli olmak durumundasýn. Kýsaca aklýna geleni arayýp da; -Þu kadar ton, þu cinste mal acaba size mi aittir? Diye soramazsýn. Bu durumda ticari sýrlarý açýk etmiþ olma riskin mevcuttur. Oysa iyi bir acentenin ayný zamanda aðzý sýkýdýr ve müþteri bilgilerini de asla dýþarýya vermez. Eeee…??? Onu yapamazsýn bunu yapamazsýn. Nasýl bulunacak bu malýn alýcýsý. (Kural 4: Eh! Orasýný da sen bileceksin. Aksi halde en ufak bir terslikte herkes dönüp dolaþýp kabaðý acentenin kafasýnda patlatacaktýr. Meþhur ‘Call the agent’ þiirini bir kez daha okumanýzý öneririm. Þiiri hatýrlamak duruma daha dikkatli bir yaklaþým sergilemenize yardýmcý olacaktýr.) Peki, yapýlacak ne kaldý? Çaresiz ülkeler arasýndaki saat farklarý nedeni ile zamanýn dolmasý beklenecek, mesajý gönderen ve altýna þükürler olsun ki cep telefonunu yazan kiþi aranýp detaylar sorulacak. (Kural 5: Ýsteyenin bir yüzü kara vermeyen zencidir kuralý burada maalesef iþlemez. Ýster verir, istemezse vermez. Bilgi Fizan’da da olsa gidip onu bulacak olan sensin! Çünkü sen acentesin!) -Merhaba ben . . . . Tankeri ile ilgili olarak Mersin’de nomine edilen acenteyim. Sormak… Dedimse de diyeceklerimi tamamlamak fýrsatý bulamadým. Hattýn karþý tarafýndaki lafý aðzýma týkayarak son derece keyifsiz bir sesle zaten bildiðim bir þeyi tekrar etti. -Bu gün Cumartesi! Ne demek istediðini tam anlayamamýþtým. Dolayýsýyla sadece ayný þeyi tekrarlayarak devam etmeyi denedim. (Kural 6: Ýyi bir acente daima karþýsýndakinin psikolojik durumunu deðerlendirmeyi ve bu doðrultuda gerekli davranýþý sergilemeyi bilecek.) -Evet bu gün Cumartesi. Burada hava pek güzel. Diye söylendim gülümseyen bir sesle. Oysa karþýmdakinin gülümsemek þöyle dursun bu sýkýcý konuþmaya bir an evvel son vermek istediði açýkça belliydi. -Ben de onu söylüyorum bayan. Bu gün Cumartesi ve ben Cumartesi günleri çalýþmam! (Elimde telsiz telefon konuþurken ofisin içinde dolaþtýðýmdan Cumartesi olduðu halde sanki haftanýn ilk günüymüþ gibi hararetle çalýþan arkadaþlarýma þöyle bir baktým.) Kilometrem yavaþça yukarý doðru týrmandýysa da sinirlerime hakim olmaya çalýþmak durumunda olduðumdan sustum. Eh ne de olsa armatör her zaman haklýydý. Hele de haksýz olduðu zamanlarda. (Kural 7: Haklý da olsanýz sinirleri alýnmýþ bir et gibi olacak ve karþýnýzdaki canýnýzý ne kadar sýksa da renk vermeyeceksiniz.) -Haklýsýnýz! Türkiye de de tatil aslýna bakacak olursanýz ama biliyorsunuz iþ beklemez. Karþýdan ses gelmediðini görünce cesaretim arttýðýndan güvenle devam ettim.
Her nasýlsa karþýdaki kendisine gelmiþti. Gelmiþti gelmesine de istediðim bilgiler Pazartesi gününden evvel elimde olamayacaktý. Çünkü sevgili armatörümüz tatil yapmak üzere þehir dýþýndaydý Ofisinden çok uzakta olduðu için de istediklerimi maalesef veremiyordu.
Bu arada cep telefonlarýmýz, blackberry cihazlarýmýz, faks makinelerimiz, bilgisayarlarýmýz ve dahi kaptanlarla direk baðlantý kurmamýzý saðlayan uydu telefonlarýmýz… Ýyi ki hepiniz varsýnýz ve yanýmýzdasýnýz. Teknoloji bu kadar ilerlememiþ olsa ne yapardýk bilmem. Bunlarýn olmadýðý zamanlarda ne mi yapýlýrdý? Nasýl bilebilirim ki? Evvelki yýllarda iþin içine dahil edilemeyecek kadar küçüktüm. Ofise gittiðimde yaptýðým en keyifli eylemse teleks makinelerinin þeritlerini karýþtýrýp babamýn ‘Ne yaptýn sen yahu?’ diyerek zýplamasýna neden olmaktý. Konumuz hem denizcilik ve hem de hizmet vermek gibi iki farklý mesleði içerdiðinden her ne kadar zorlu olsa da keyif verdiði muhakkak. Onuncu ve de sonuncu kural da ‘Baþarýlý olmak için mesleðini seveceksin’ olacaktýr. Aksi halde dayanmamýz mümkün olabilir miydi? Sevgiyle kalýn.
|
![]() |
2008-10-30 | Bu yazý | 3443 | kere okundu |
![]() |
![]() |