![]() |
sitede 62 kiþi var.. |07 Eylül 2010 Salý |
Arşiv |
Sitene Ekle |
Editör Giriþi |
RSS |
| Ana Sayfa | Son Dakika | Günün Haberleri | Arþiv | Künye | Ýletiþim |
KÖÞE YAZILARI
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
En Çok OkunanlarBugün
Bu Hafta
Bu Ay
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yorum Hattý |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KÖÞE YAZARLARI | |
![]() |
Cahit ÝSTÝKBAL
cahit@istikbal.org |
| ÝZLANDA NASIL ÝFLAS ETTÝ? |
Ýngiltere'de olduðu gibi, Ýzlanda'da da enflasyon hedeflemesi yapýlýyordu. Merkez Bankasý, yýllýk enflasyon hedeflemesi yapýyor, faizleri de enflasyon hedeflemesine göre ayarlýyordu. Bu aslýnda ekonomi bilimine aykýrý bir giriþim deðildi; ancak bir farkla. Daha büyük ekonomiler için geçerli olabilen bu uygulama nisbeten küçük olan ülkenin ekonomisi için uygun deðildi. Uygulama yapýldýðý müddetçe enflasyon hep hedeflenenin üzerinde çýktý. Merkez Bankasý da uygulama uyarýnca faizleri arttýrdý. Faiz oranlarý bu yüzden hep %15'lerin üzerinde kaldý. Nisbeten küçük ölçekte olan bir ülke ekonomisinde yapýlan bu uygulamada iç piyasada uygulanan nisbi yüksek faiz oranlarý, ülkenin yerli firmalarýný ve spekülatörleri yabancý ülkelerden sýcak para bulup getirme ve yüksek faizden yararlanma yoluna itiyordu. Çünkü döviz fiyatlarý enflasyona ve faize paralel artmýyordu. Faiz yüksek, enflasyon yüksek ama döviz ucuzdu. Bunun sonucunda yabancý ülkelerden büyük miktarlarda sýcak para çekildi. Sýcak para geldikçe ülke parasý da -doðal olarak- hýzla deðer kazandý. Ülkede herkes artýk “sanal bir refah” ortamý içerisinde yaþamaya baþlamýþtý. Spekülatörler ve sermaye sahipleri, ülkedeki faiz oranlarýyla yabancý ülkelerdeki faiz oranlarý arasýndaki büyük farktan yararlanýp ceplerini dolduruyorlardý. Ayný zamanda ülkenin deðerlenen parasý ve ucuzlayan döviz fiyatlarý da karlarýnýn katmerleþmesini saðlýyordu. Ülke gerçek bir cennetti onlar için. ****** Bu süreç etkisini ekonomik büyüme ve enflasyon üzerinde de gösteriyordu. Ekonomik uygulamalar neticesinde Merkez Bankasý gösterge faiz oranlarýný daha da yükseltiyordu. Sonuçta yüksek yurt içi faiz oranlarý ve ülkeye hýzla akan yabancý sýcak para ile oluþan balon hýzla büyümekteydi. Ülkedeki döviz kuru ekonominin temel göstergeleriyle uyuþmuyordu. Hýzlý bir deðer kaybýnýn bir gün meydana gelmesi kaçýnýlmazdý. Merkez Bankasý bu durumu görüyor olmalýydý. Ama yine de kurlarýn deðerlenmesi ve rezervlerin arttýrýlmasý için ele geçen fýrsatlarý kaçýrdý. Ülkedeki Merkez Bankasýnýn ne kadar baðýmsýz olduðu konusu da burada önem taþýyordu. Ülkedeki Merkez Bankasý politikalarýnýn Hükümetten baðýmsýz olmadýðý yönünde sýk sýk spekülasyonlar yapýlmaktaydý. Ama bu o dönemlerde çok fazla sorgulanmadý. Sýcak para geliyordu ve sorun yoktu. Ülkenin iflasýna neden olan etken sadece yüksek faiz-düþük kur deðildi. Bankacýlýk sektörünün hacmi de iflasa giden yolda önemli bir etken olmuþtu. Kriz öncesinde ülke bankalarýndaki varlýklar ülkenin gayri safi milli hasýlasýnýn 10 katý büyüklüðüne ulaþmýþtý. Normal ekonomik koþullarda endiþe edilmesi gerekmeyen bir durumdu bu. Ancak bankalarýn “tedbirli ve ehil” davranmasý koþuluyla. Aslýnda ülkedeki bankalarýn ve bankacýlýk sisteminin çok saðlam olduðu, ellerindeki yüksek riskli varlýklarýn diðer Avrupa Ülkelerine oranla çok düþük olduðu bilinmekteydi ve sistem yapýsýnýn iyi olduðu bilinmekteydi. Ancak kriz geldiðinde bir bankanýn bilançosunun ne derece dengeli olduðunun hiçbir önemi kalmýyordu. Krizde bakýlan þey daha çok bankacýlýk sisteminin elindeki varlýklara devletin doðrudan veya dolaylý olarak garanti saðlayýp saðlamadýðýydý. Likidite saðlanýp saðlanmamasý da ayný ölçüde önem taþýmaktaydý. Bu nedenlerle, ülkenin gayri safi milli hasýlasýnýn büyüklüðü ile bankalarýn elindeki varlýklarýn büyüklüðü arasýndaki oran kritik anlam taþýr hale gelmiþti. Devletin elindeki mali varlýklar bankalarýn varlýklarýný garanti etmeye yetmeyince ülkenin diðer Avrupa ülkelerinden farký ortaya çýktý. Merkez Bankasýnýn döviz rezervlerinin gereken oranda yüksek tutulamamasý da, çöküþü hýzlandýran nedenlerden birisi oldu. ***** Yanlýþ para politikalarý ve gereðinden fazla büyüyen bankacýlýk sistemi. Ýþte bu iki temel nedenden kaynaklanan ekonomik kriz ülkeyi iflasa götürdü. Önce yýl baþýndan itibaren ülkenin para birimi deðer kaybetmeye baþladý. Kur spekülatörleri kendilerini garantiye almak için ufak ufak piyasadan çýkmaya baþlamýþtý. Kurdaki yükselme, yavaþ yavaþ ülke ekonomisi ve bankacýlýk sektörü üzerindeki kuþku bulutlarý oluþturdu. Son olarak küresel finansal kriz ve ekonomik belirsizlik de iþin tuzu biberi oldu ve buhran patladý. Ülkenin en büyük 2 bankasý battý. Baþbakan; ülke olarak iflas ettiklerini açýkladý. Çünkü ülkenin elindeki varlýklar bankalarýn mali büyüklüðünün çok altýndaydý. Ýflasýn anlamý da zaten buydu. O güne kadar yararlanan yararlanmýþtý. Öyle ki Ýngiltere'deki pek çok belediye bile parasýný Ýzlanda'daki yüksek faize yatýrmýþtý. Þimdi paralarýný kurtarmaya çalýþýyor belediyeler. Bu yüzden Ýngiltere, Ýzlanda'yý dava edecek, mahkemeye verecek. Yani mahkemelik oldular. Fakat asýl trajediyi ülkedeki vatandaþlar yaþamaya baþladý. Ücretlerin hemen hemen dondurulmuþ olduðu bir ortamda %30’larý bulan enflasyon ve %50’leri bulan kredi faizleriyle yaþamak zorundaydýlar artýk. Çünkü; tabiatýn kanunu idi; hiç bir þey yoktan var edilemiyordu. Ülkeden uçup giden, uluslararasý fonlarýn yüksek faize yatýrýp emdiði paralarý birileri ödeyecekti. Haliyle bu da vatandaþlar olacaktý. Uzun vadeli makroekonomik göstergelerin ise hala “iyi” olduðunu söylüyorlardý ekonomistler. ***** Devamýný bu haftaki gazete baþlýklarýndan okuyalým: “Ýzlanda Kronasý Euro’ya karþý bir gün içinde yüzde 30 düþtü” “Yýllýk geliri 19 bin, borcu 138 milyar dolar olan Ýzlanda morotoryumu tartýþýyor. Umutlar Rusya’nýn vereceði kredide, onlar da nazlanýyor.” "Ýzlanda Baþbakaný Geir Haarde, Ýzlanda ekonomisinin içine düþtüðü durumu "Ekonomi çökme riskiyle karþý karþýya" diyerek özetledi. Ýzlanda Baþbakaný Haarde, nisan ayýnda yaptýðý açýklamada da durumun kötü gidiþine dikkat çekerek spekülatörleri ülke ekonomisine saldýrmakla suçlamýþtý. Ekonomilerinin fonlar ve spekülatörler tarafýndan hedef haline getirildiðini belirten Haarde, fonlarýn her þekilde kar etmek istediklerini ifade ederek, "vurarak, çalarak veya dolandýrarak... Fark etmiyor" demiþti.” “Ýzlanda’nýn yetkili denetleme kurumu, ülkenin ikinci büyük bankasý olan Landsbanki’ye el koydu.” “Ýzlanda'da devlet tüm bankalarýn kontrolünü devralýyor. ” “Çöküþün eþiðindeki Ýzlanda'da borsa kapatýldý” “Ýzlanda hükümeti ülkenin en büyük bankasý ve mali kuruluþu olan Kaupthing'e el koydu.” “Finlandiya haber ajansý Kaupthing bankasýnýn Finlandiya'daki þubesinde pazartesi gününden bu yana bütün fon akýþlarýnýn durduðunu ve þubeden para çekilemediðini bildirdi.” ............................ Not: Yazýda, Londra Ekonomi Okulu Finansal Pazarlar Grubu Ekonomisti Jon Danielsson'un BBC'de yayýnlanan analizinden geniþ ölçüde yararlanýlmýþtýr. |
![]() |
2008-10-29 | Bu yazý | 853 | kere okundu |
![]() |
![]() |